
Esas No: 2021/2269
Karar No: 2021/719
Karar Tarihi: 18.03.2021
Danıştay 2. Daire 2021/2269 Esas 2021/719 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2269
Karar No : 2021/719
KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR :
DAVALI : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
DAVACI : …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın; davacı tarafından esas yönünden, davalı idare tarafından vekalet ücreti yönünden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemlerinden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Ankara ili, Elmadağ Polis Meslek Yüksek Okulu Müdürlüğü bünyesinde öğretim görevlisi olarak görev yapan davacının, Balıkesir Polis Meslek Yüksek Okulu Müdürlüğü emrine atanmasına ilişkin … günlü, … sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay Beşinci Dairesinin 28/12/2016 günlü, E:2016/24271, K:2016/13306 sayılı bozma kararına uyularak verilen … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; idarenin kamu hizmetinin gerekleri doğrultusunda personelin görev yerini değiştirme konusunda kanunen sahip olduğu takdir yetkisini emniyet hizmetlerinin önem ve özelliğine uygun olarak kullandığı, bu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında öznel nedenlerle kullandığına dair herhangi bir bilgi/belge de bulunmadığı, ayrıca, Polis Akademisi Başkanlığı emrinde görev yapan ve aralarında davacının da bulunduğu emniyet personelinin "eğitim seviyelerinin artırılması, eğitim-öğretim kadrosunun geliştirilmesi amacıyla, atamalarının diğer polis meslek yüksek okul kadrolarına yapılmasının uygun olacağı” yolundaki … günlü, … sayılı Polis Akademisi Başkanlığının teklif yazısı üzerine tesis edilen işlemde kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık görülmediğinden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
1- Davacının İddiaları : Dava konusu işlemin, idari istikrar, öngörülebilirlik, hizmet gerekleri, kamu yararı, en çok verim alınacak yerde personelin istihdamı gibi kriterler yönünden denetlenmediği, Mahkeme kararının eksik incelemeyle verildiği, somut gerçekliğin ortaya çıkarılmadığı, kararın soyut gerekçeye ve varsayıma dayandığı; davada adil yargılama ilkelerinin ihlal edildiği; temyizen incelenmekte olan davadaki uyuşmazlık ile Mahkeme kararına emsal alınan kararlardaki uyuşmazlıkların farklı olduğu; Polis Akademi Başkanlığı ile Polis Meslek Yüksek Okulları arasında hiyerarşik bağ bulunmadığı, Polis Akademisi Başkanının yetki gaspı ile naklen atama teklifinde bulunduğu, buna karşın yetkili olan Elmadağ Polis Meslek Yüksek Okulu Müdürünün naklen atama teklifinin bulunmadığı, keza, atamanın yapıldığı Balıkesir Polis Meslek Yüksek Okulunun da personel ihtiyacı bildirmediği; Elmadağ Polis Meslek Yüksek Okuluna atamasının yapıldığı tarihten 4 ay sonra, görev süresi olan 8 yıl dolmadan, koşulları olmadığı halde genel atama döneminin dışında dava konusu işlemin tesis edildiği ileri sürülerek, Mahkeme kararının aleyhine olan kısmının temyizen incelenerek bozulması talep edilmektedir.
2- Davalı İdarenin İddiaları :659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 14. maddesi hükmü gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken İdare Mahkemesi tarafından hükmedilmemesinde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülerek, Mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden bozulması talep edilmektedir.
DAVALI İDARENİN
CEVABININ ÖZETİ : Dava konusu işlemin mevzuata uygun olduğu, davacının 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığı, temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği yolunda cevap verilmiştir.
DAVACININ CEVABININ ÖZETİ : Davalı idare tarafından talep edilen vekalet ücretinin mevzuata aykırı olduğu, idarenin tek taraflı ve cebri işlem tesis etme özelliği ile uyuşmadığı ve caydırıcı etki oluşturduğu, bu bağlamda, temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği yolunda cevap verilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Mahkeme kararının esası yönünden, davacının temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması; vekalet ücreti yönünden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesindeki düzenlemeden de anlaşılacağı üzere temyizin, ilk derece yargı yerince verilen bir kararın bir üst yargı yerince kanun ve usule uygunluğunun incelenebilmesi, kanun ve usule bir aykırılık var ise bozulması amacıyla yasa koyucu tarafından getirilmiş bir kanun yolu olduğu, davada vekil marifetiyle temsil edilen ve dava lehine sonuçlanan taraf lehine Mahkemece vekalet ücretine hükmedilmemesinin, anılan kanun hükmü doğrultusunda kararın bozulmasını gerektiren "hukuka aykırılık" teşkil ettiği, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, davayı çözümlemekle görevli olan Mahkeme tarafından, vekalet ücretinin, Tarife'de yazılı miktardan az ve üç katından çok olmayacak şekilde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutularak takdir edilmesi gerektiği, kararın düzeltilerek onanması halinde Mahkemenin konuya ilişkin takdir hakkının ve dolayısıyla üst yargı denetiminin ortadan kalkması sonucunun doğacağı dikkate alınarak, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile söz konusu kararın vekalet ücreti yönünden, Mahkemece yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Mahkeme kararının esasına yönelik temyiz istemine ilişkin yapılan incelemede;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olup; dilekçede ileri sürülen hususlar İdare Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Mahkeme kararının hüküm fıkrasında belirtilen vekalet ücretine ilişkin kısmına yönelik yapılan incelemede;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde ise; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
İncelenen uyuşmazlıkta; İdare Mahkemesi tarafından, davanın reddine karar verildiği halde, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmediği görülmektedir. Avukat ile temsil edilen ve süresi içinde savunma dilekçesini sunan davalı idare lehine sonuçlanan davada, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 14. maddesi gereğince, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde öngörülen miktarda davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği açıktır.
Bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan, düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, hüküm fıkrasına "... karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 990.-TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine ..." ibaresi eklenmek suretiyle, kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ ile … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA oybirliğiyle,
2. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜ ile … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın vekalet ücretine yönelik hüküm fıkrasının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA oyçokluğuyla,
3. Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, karar kesinleştiğinde davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. Temyiz aşamasında davalı idare tarafından yapılan yargılama giderlerinin de, davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/03/2021 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinde; "1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar.
b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükmüne yer verilmiştir.
Temyiz incelemesinde; incelemeye tabi karardaki gerekçenin değiştirilmesi veya maddi hata ve yanlışlıkların düzeltilmesi, eksikliklerin tamamlanması mümkün olmakla birlikte, hükmün sonucunu, kapsamını değiştirecek şekilde düzeltme yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Temyiz istemine konu Mahkeme kararında, davanın reddi yolunda hüküm kurulmasına karşın, vekil ile temsil edilen davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu husus, yukarıda belirtildiği üzere 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunmayıp; kararın bozulmasını gerektiren "hukuka aykırılık" teşkil etmektedir.
Bu sebeple, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının, Mahkemece yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla, aksi yönde oluşan düzeltilerek onama kararına katılmıyoruz.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.