Abaküs Yazılım
Hukuk Genel Kurulu
Esas No: 2017/385
Karar No: 2017/652
Karar Tarihi: 05.04.2017

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/385 Esas 2017/652 Karar Sayılı İlamı

Hukuk Genel Kurulu         2017/385 E.  ,  2017/652 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

    Taraflar arasındaki “% 5 puanlık teşvik indiriminden yararlanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 8. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 25.12.2014 gün ve 2014/968 E.-2014/2733 K. sayılı kararın temyizen incelenmesi davalı Kurum vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 10.12.2015 gün ve 2015/6106 E., 2015/22162 K. sayılı kararı ile;
    (...Dava, yersiz olarak tahsil edildiği ve talep edildiği halde iade edilmediği iddia olunan işveren hissesi sigorta priminin %5 puanlık Hazine teşvikinin, Kurumdan talepte bulunulan tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
    Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Uyuşmazlık, ihale konusu iş nedeniyle Kuruma yapılan bildirim ve prim ödemesi esnasında 5510 sayılı Kanun"un 81/1-(ı) bendi kapsamında %5 oranındaki prim teşvikinden yararlanamayan davacı işverenin, bu hakka sahip olup olmadığı ve Kuruma yapılan bu ödemenin iadesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
    5510 sayılı Kanun"un 81/1-(ı) bendinde düzenlenen prim teşviği, 5510 sayılı Kanun"a 5763 sayılı Kanun"un 24.maddesi ile eklenmiş olup 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
    Somut olayda 5510 sayılı Kanun"un 81/1-(ı) bendindeki düzenlemeye göre; aynı yasanın 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştıran işverenlerce ödenecek primin işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarı Hazine tarafından karşılanacağından, gerek bu tutarın Hazinece karşılanmaması, gerek işverenin bu tutarı davalı Kuruma ödemiş olması, gerekse de ihale makamınca işveren şirketin hak edişlerinden, sigorta primi işveren hissesinin, %5 puanlık muafiyet indirimi yapılmadan tümüyle kesilmesi durumunda sebepsiz zenginleşen Hazine olacaktır. Bu durumda husumetin Hazineye yöneltilmesi gerekir.
    Hal böyle olunca mahkemece, davanın pasif husumet (davalı sıfatı) yokluğu nedeni ile reddi gerekirken bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile işin esasına yönelik olarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır…)
    gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.


    HUKUK GENEL KURULU KARARI

    Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
    Dava; % 5 puanlık teşvik indiriminden yararlanma istemine ilişkindir.
    Mahkemece davacı şirketin % 5 puanlık teşvik indiriminden yararlanma hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Davalı Kurum vekilinin temyizi üzerine hüküm Özel Dairece başlık bölümünde açıklanan gerekçelerle bozulmuştur.
    Yerel Mahkemece önceki karardaki gerekçeler tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir.
    Direnme hükmünü davalı Kurum vekili temyize getirmiştir.
    Mahkemece, bozmadan sonraki kısa kararda “1-Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 10/12/2015 tarihli 2015/6106-22162 sayılı bozma ilamına davacının 5510 sayılı yasanın 81/I-(ı) maddesi uyarınca işveren primlerinin %5"ini hazine tarafından karşılanmasına ilişkin hükmün uygulanmasında sözleşme ilişkisinde ve kuruma yapılan ödemelerde işvereni hazine ile herhangi bir hukuki ilişkiye girmediği, prim ödemelerinin doğrudan SGK ya yapıldığı, bu nedenle de davanın SGK ya yöneltilmesi gerektiğinden açıklanan gerekçelerle ve bozmaya konu kararımzda belirtilen gerekçelerle DİRENİLMESİNE, 2-Bilirkişi raporunda 2009 yılının 10. Ayının ve 2010 yılının 1. Ayının mükerrer rapora yazıldığı ve 10.306,70 TL fazla hesaplama yapıldığı anlaşıldığından, davacının talebi doğrultusunda davanın kabulü ile, 3-107.376,84 TL"nin 14.06.2013 tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine…” şeklinde hüküm kurulmasına karşın, gerekçeli kararda, “1-Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 10/12/2015 tarihli 2015/6106-22162 sayılı bozma ilamına davacının 5510 sayılı yasanın 81/I-(ı) maddesi uyarınca işveren primlerinin %5"ini hazine tarafından karşılanmasına ilişkin hükmün uygulanmasında sözleşme ilişkisinde ve kuruma yapılan ödemelerde işvereni hazine ile herhangi bir hukuki ilişkiye girmediği, prim ödemelerinin doğrudan SGK ya yapıldığı, bu nedenle de davanın SGK ya yöneltilmesi gerektiğinden açıklanan gerekçelerle ve bozmaya konu kararımızda belirtilen gerekçelerle DİRENİLMESİNE, 2-Bilirkişi raporunda 2009 yılının 10. Ayının ve 2010 yılının 1. Ayının mükerrer rapora yazıldığı ve 10.306,70 TL fazla hesaplama yapıldığı anlaşıldığından, davacının talebi doğrultusunda davanın kabulü ile, 3-107.376,84 TL"nin 14.06.2013 tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-107.376,84 TL"nin 14.06.2013 tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine…” denilmek suretiyle direnilmiştir.
    Hukuk Muhakemeleri Kanunu 294/3 maddesi uyarınca kararın tefhimi her halde HMK 297/2 maddesinde belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçilerek okunması suretiyle olur.
    Bu durumda gerekçeli kararın ve kısa kararın birbirine uygun olarak düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak Yargıtay yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Bu aykırılık kamu düzenine ilişkin olup diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunmasının bozma sebebi olduğu ise, 10.4.1992 gün 1991/7-4 K. sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararı gereğidir.
    Bu nedenle mahkemece yapılacak iş, “107.306.70 TL’nin 14.06.2013 tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine” şeklinde mükerrer yazılan ifadelerin düzeltilmesi ve tefhim edilen kısa karara uygun gerekçeli karar ve buna uygun hüküm oluşturmak olup, buna aykırı direnme kararı usul yönünden bozulmalıdır.
    S O N U Ç: Direnme kararının yukarıda gösterilen nedenden dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 05.04.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi