Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2011/412
Karar No: 2012/406

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2011/412 Esas 2012/406 Karar Sayılı İlamı

20. Hukuk Dairesi         2011/412 E.  ,  2012/406 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R
    Kadastro sırasında ... (...) köyü 2526 parsel sayılı 193.875 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, T.Sani (Kasım) 1930 tarih 2 numaralı tapu kaydı revizyon gösterilerek ... adına 1971 yılında tespit edilmiştir. Orman Yönetimi taşınmazın orman, köy tüzelkişiliğinin de, köy orta malı olduğu konusundaki itirazları komisyonca kısmen kabul edilerek, komisyon kararına ek krokide 5698.75 m2 ve 2000 m2 olarak gösterilen bölümlerin ifrazı ile orman olarak tapulama dışı bırakılmasına, ancak orman tahdit haritası dışında kaldığı halde tapulama sırasında tespit tutanağı düzenlenmeyerek orman sayılan yer olarak tespit harici bırakılan bir bölüm yerin 2526 sayılı parsele ilavesi ile bu parselin 350.048 m2 yüzölçümü ile tesbit maliki... adına tesbitine karar verilmiştir. Komisyon kararının iptali konusunda Orman Yönetimi ve köy tüzel kişiliğinin aynı iddia ile ayrı ayrı açtıkları 1973/205 ve 1973/213 sayılı dosyaların birleştirilmesinden sonra 27.04.1988 tarihinde verilen karar 16. Hukuk Dairesinin 11.06.1991 gün ve 1990/17473-8965 sayılı kararı ile bozulmuş, bozma kararına uyularak kadastro mahkemesince verilen ikinci karar 20. Hukuk Dairesinin 13.03.1997 gün ve 1996/1677-2918 sayılı kararı ile 2526 sayılı parsel hakkındaki hüküm araştırmaya yönelik olarak, tespit tutanağı düzenlenmeyerek orman olarak tespit harici bırakılan, ancak 08.10.1973 gün ve 143 sayılı Tapulama Komisyon kararı ile 2526 sayılı parsele ilave edilen bilirkişi krokisinde (B) işaretli 2963 m2 ve (C) işaretli 56.418 m2, (D) işaretli 48.136 m2 bölümler hakkındaki hükümde görevsizlik kararı verilmesine işaretle bozulmuştur.
    Kadastro Mahkemesince bozma kararına uyulduktan sonra 21.11.2000 gün ve 1997/8-39 sayılı kararla orman olması nedeniyle tespit tutanağı düzenlenmeyen (B) ile işaretli 2963 m2, (C) ile işaretli 56814 m2 ve (D) ile işaretli 48.136 m2"lik toplam 107.913 m2 olan bölümler yönünden görevsizliğe, köy tüzel kişiliğinin 2526 sayılı parsel hakkındaki davasının reddine, Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulüne, 2526 sayılı parselin gerçek yüzölçümü 193.875 m2 olmayıp 177.266 m2 olduğundan 29.06.2000 tarihli bilirkişi krokisinde orman tahdidi içinde kalan (A) işaretli 7005 m2 bölümün 2526 sayılı parselden ifrazına ve orman niteliği ile Hazine adına tesciline, kalan 170.261 m2 bölümün de dava konusu parsele revizyon gören Kasım 1930 tarih 2 nolu tapuyu Nisan 1979 tarih 1 nolu tapu kaydı ile 3402 sayılı Yasanın 40. maddesi hükmüne göre satın alan müdahil davacılar ... (2/4 pay), Hatice ... (Pak) (1/4 pay), ... (1/4 pay) adlarına tesciline dair verilen kararın, müdahil davacı gerçek kişiler ile Orman Yönetiminin temyizi üzerine, dairenin 21.10.2000 gün ve 2000/7766-8233 sayılı kararı ile onanıp, 16/08/2003 tarihinde kesinleşmesinden sonra müdahil davacılar vekilinin başvurusu üzerine dava dosyası asliye hukuk mahkemesine
    gönderilmiştir. Müdahil davacılar vekilinin 13.04.2004 günlü dilekçesiyle 2526 sayılı parselin tespitine esas alınan Haziran 1930 tarih 2 (Nisan 1981 tarih 1 ve Eylül 1981-1) numaralı tapu kaydı kapsamında kalan ancak, tapulama tespit tutanağı düzenlenmeyerek orman olarak tesbit harici bırakan bilirkişi krokisinde (B), (C) ve (D) işaretli toplam yüzölçümü 107.913 m2 olan dava konusu taşınmazın payları oranında müdahil davacılar adına tescilinin istenmesi üzerine, asliye hukuk mahkemesince hiçbir inceleme ve araştırma yapılmaksızın kadastro mahkemesinin 1997/8 sayılı dava dosyası ve bu dosya içindeki bilirkişi raporları esas alınarak, bilirkişiler tarafından düzenlenen 29.06.2000 tarihli raporda (B) ile işaretli 2963 m2, (C) ile işaretli 56.814 m2 ve (D) ile işaretli 48136 m2’lik kısım olmak üzere toplam 107913 m2 yüzölçümlü taşınmazın 1/4"erden 2/4 payının ..., ...ve ... 2/4 payının da ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ; hüküm davacı ... Yönetimi ile müdahil davacı Hazine tarafından temyiz edilmiş ve 20. Hukuk Dairesinin 26.10.2007 gün 2007/1235-2007/13040 sayılı kararıyla kadastro mahkemesinin 1997/8-2000/39 sayılı kararında görevsizlik kararı dışında kurulan hüküm karar düzeltmeye tabi olduğundan bu husus müdahil davacılar lehine değerlendirilerek hükmün bütün halinde karar düzeltme süresi geçtikten sonra, karar düzeltme süresinin bittiği 16.08.2003 tarihinde kesinleştiği ve 10 günlük başvuru süresinin bu tarihten itibaren başlayacağı kabul edilerek davalı ve müdahil davacıların 26.08.2003 tarihine kadar görevli ve yetkili Beykoz Asliye Hukuk Mahkemesine başvurarak davacı ve karşı davalı ... Yönetimi ve Hazineye tebligat yaptırmaları gerekirken, H.Y.U.Y.’nın 193. maddesinde belirtilen 10 günlük başvuru süresi geçirildikten sonra davalılar ve müdahil davacılar vekili Av. ... tarafından 26.09.2003 tarihinde dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi için dilekçe verilmiştir.
    Hakkında görevsizlik kararı verilen dava asliye hukuk mahkemesinde adli tatilde görülmeyecek bir dava ise ve görevli asliye hukuk mahkemesine başvurma süresi olan on günlük hak düşürücü sürenin bitmesi adli tatile rastlıyor ise süre yedi gün daha (yani 12 Eylüle kadar ) uzamış sayılır. (H.Y.U.Y madde 176-177) Kadastro Mahkemesinin 21.11.2000 gün ve 1997/8-39 sayılı kararı 16.08.2003 tarihinde kesinleşir. On günlük başvuru süresi 26.08.2003 tarihinde yani adli tatil içinde bittiğinden ve tescil davaları da adli ara vermede bakılamayacak davalardan olduğundan asliye hukuk mahkemesine on günlük başvuru süresinin 12.09.2003 tarihinde sona erdiğinin kabulü gerekir. Davalı ve müdahil davacılar vekili Av. ... 26.09.2003 tarihinde dosyanın asliye mahkemesine gönderilmesi için kadastro mahkemesine dilekçe vermiştir. Bu on günlük süre hak düşürücü nitelikte olduğundan mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekir. O halde, davalı ve müdahil davacılar vekili Av. ... tarafından on günlük süre geçirildikten sonra dilekçe verilmiş olduğundan mahkemece DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve Yasaya aykırı olduğu bildirilerek bozulmuş ve mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
    Bunun üzerine davacılar vekili 02.07.2009 tarihli dava dilekçesiyle 2526 parsel sayılı taşınmazın kadastro mahkemesinin 1997/36-2000/39 sayılı kararıyla davcılar adına tescil edildiğini, ... Kadastro Mahkemesinin bu kararı gereğince kesinleşmiş kararın ilişiğinde bulanan bilirkişi raporuna göre (B) ile gösterilen 2963 m2, (C) ile gösterilen 56814 m2 ve (D) ile gösterilen 48136 m2"lik kısımların davacıların dayandığı T.Sani (Kasım) 1930 tarih 2 numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığını, ormanla ilişkisinin bulunmadığını, bu kısımlara yönelik kadastro tutanağı düzenlenmediği bildirerek bu kısımların hisseleri oranında davacılar adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüyle 15.6.2010 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 2288,77 m2, (C) ve (D) harfleriyle gösterilen 76692,21 m2 ve (F) harfi ile gösterilen 893.01 m2"lik kısımlar olmak üzere toplam 79874,21 m2"lik kısmın ¼ hissesinin ... (...) adına, 2/4 hissesinin ... adına, ¼ hissesinin ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava tapu kaydına dayanılarak açılan tescil davası niteliğindedir.
    Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre 1939 yılında yapılan orman kadastrosu ile 1982 tarihinde yapılan aplikasyon işlemi bulunmaktadır.
    Karara dayanak alınan 17.06.2010 tarihli bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazların 1947 tarihli hava fotoğrafları ile 1957 tarihli memleket haritasında açık alanda kaldığı bilr-dirilmiş ise de rapora ekli memleket haritası ile çakıştırılmış krokide (C), (D) ve (F) ile gösterilen kısımlar içinde kalan bir kısım yerlerin memleket haritasında yeşil alanda kaldığı ve hava fotoğraflarında da (C) ve (F) ile gösterilen kısımların hemen hemen tamamının koyu renkli alanda, (D) ile gösterilen kısmın ise büyük bir kısmının koyu renkli alanda kaldığı görülmektedir. Bilirkişi raporu kendi içinde çelişkili olup çelişkili rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.
    Davacıların dayandığı T.Sani (Kasım) 1930 tarih 2 numaralı tapu kaydı eski tarihli bir tapu kaydı olup yörede orman kadastrosu 1939 tarihinde 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılmıştır. Bu durumda, sınır dışında kalan taşınmazın orman olup olmadığı ve hukuki durumu kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümlenemez. Zira, 3116 sayılı Yasa sadece devlet ormanlarını belirlemiş olup, bu Yasaya göre 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen tahdit haritaları, sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kalır. Bu şekildeki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 4785 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları Yasada gösterilmiştir.
    Bu nedenle mahkemece önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, AnaYasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, çekişmeli taşınmazların yeşil orman alını içinde kalan kısımları tam olarak belirlenmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve çelişkili bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve Yasaya aykırıdır.
    SONUÇ : yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı ... Yönetimi ve Hazinenin temyiz itarzlarının kabulüyle hükmü BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 23/01/2012 günü oybirliği ile karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi