Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2011/3127
Karar No: 2012/419

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2011/3127 Esas 2012/419 Karar Sayılı İlamı

20. Hukuk Dairesi         2011/3127 E.  ,  2012/419 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

    Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 12.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar ... Eker ve arkadaşları vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 19.04.2011 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davacı ... Eker, ... ve arkadaşları vekili Avukat ..., diğer davalı taraftan ... vekili Avukat ..., Hazine vekili Avukat ... geldiler, başka gelen olmadı açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

    K A R A R
    Kadastro sırasında ... köyü 108 ada 459 parsel sayılı 7339,77 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, zeytinlik niteliğiyle Mart 1982 tarih 36, Kasım 2003 gün ve 2 sıra numaralı tapu kayıtları ve 754 ve 755 numaralı vergi kaydı esas alınarak ... ve paydaşları adına, 108 ada 460 parsel sayılı 4557 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise zeytinlik niteliğiyle, Kasım 1990 tarih 5 sıra numaralı tapu kaydı ve 756 yazım numaralı vergi kaydı esas alınarak ... adına tespit edilmiştir.
    Davacı Hazine ... köyü 460 sayılı parselin kadastro tespitine esas alınan tapu kaydının değişebilir nitelikte sınırları içerdiğinden, 3402 sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı, kayıt miktar fazlasının metruk arazi olması nedeniyle zilyetlikle edinilemeyeceği, kayıt miktar fazlası yönünden tespitin iptali ile Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır.
    Davacılar ... (Eker) ve arkadaşları ise, Aralık 1942 tarih 51 sıra numaralı sicilden gelen Ocak 2003 tarih ve 2 sıra numaralı tapu kaydının miktarı 15000 m2 olduğu halde miktarından az olarak sadece 459 sayılı parsele revizyon gördüğü ve 459 sayılı parselin 7339,77 m2 yüzölçmüyle adlarına tespit edildiği, tapu kaydının geri kalan bölümünün ... adına tespit edilen 460 sayılı parselde kaldığı, 460 sayılı parselin tespitinin iptali ve adlarına payları oranında tapuya tescili istemiyle dava açmışlardır.
    Mahkemece ... (Eker) ve arkadaşlarının davasının REDDİNE, Hazinenin davasının KABULÜNE, çekişmeli ... köyü 460 sayılı parselin tespitinin iptaline ve 14.07.2010 havale tarihli bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 905,31 m2 bölümün tespitteki niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, bu bölümdeki 250 yaşında olduğu belirlenen 25 adet zeytin ağacının davalı gerçek kişilere ait olduğunun beyanlar hanesine yazılmasına, 460 sayılı parselin krokisinde (B) ile gösterilen 4557 m2 bölümün tespit gibi ... adına tesciline, çekişmeli 459 sayılı parselin tespit gibi payları oranında ... ve arkadaşları adına tesciline karar verilmiş, hüküm ... (Eker), ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
    Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılıp 16.03.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu vardır.
    459 sayılı parselin kadastro tespitine esas alınan Mart 1982 tarih 36, Ocak 2003 gün ve 2 sıra numaralı tapu kayıtları, Ekim 1942 tarih 51 sıra numaralı tapunun tedavülleri olup, 15000 m2 yüzölçümündeki 265 ağaç zeytinliğin 16/32 payına ait, ... geçme ... ...zeytinliği, B: ... oğulları ... ve ..., K: ... Şosası ve kısmen ... Deresi, G: ... oğlu ... tarlası okuyan bu kayıt, Tapu Komisyonun 16.10.1942 gün ve 49 sayılı kararıyla, “... ve ... hisselerinin münecaatına talikan hıfz edilip yalnızca ve hissesi bedeli intikal satışından ... oğlu ... adına kayıt edilmiş, ...ölümü ve mirasçılar arasındaki taksimle Mart 1982 tarih 36 numarasında 8/32"şer pay ... ve ... adına tescil edilmiş, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.12.2001 gün ve 1995/231-408 sayılı kararı gereğince, cilt 118, sayfa 80 ve sıra 51 sayılı tapuda açıkta kalan 16/32 oranındaki ... ve... paylarının ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 1997/427-415 esas ve karar sayılı veraset ilamındaki payları oranında tesciline ilişkin kararının kesinleşmesiyle Ocak 2003 tarih 2 sıra numarasıyla ... ve arkadaşları adına tescil edilmiştir.
    Çekişmeli 460 sayılı parselin tespitine esas alınan, ... köy Mankafa mevkii D: ... zeytinliği, B:... mirasçıları zeytinliği, K. Zeytinbağı-... asfaltı, ... ...zeytinlikleri okuyan 4557 m2 zeytinlik nitelikli Kasım 1985 tarih 14 sıra numaralı tapu kaydı, ... tarafından davalı sıfatıyla Hazine, ... Köyü Tüzelkişiliği, ... ve Karayolları Genel Müdürlüğü hasım gösterilerek, açılan tescil davasının, yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile çekişmeli taşınmazın v aitken onun ölümüyle oğulları ... ve ... kaldığı, aralarında paylaştıkları, doğudaki parçanın ... düştüğü, onun tarafından burasının 20-30 sene işlenip zilyet edildiği, ... sattığı ondan mirasçılarına kaldığı eklemeli zilyetliğin 40 seneden fazla olduğunun belirlendiği gerekçesiyle kabulüne ilişkin, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.07.1984 gün ve 1982/82-168 sayılı kararının kesinleşmesiyle oluşmuş, tapu kapsamındaki taşınmazın karar gereği ¾ payı ... ve ¼ payı ise ... adına kayıt edilmiş, ... payı 1990 yılında ..."na satılmıştır.
    Mahkemece yapılan keşif, yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile çekişmeli 459 ve 460 sayılı parsellerin, davacılar ... (Eker) ve arkadaşlarının tutunduğu Aralık 1942 tarih 51 sıra numaralı sicilden gelen Mart 1982 tarih 36 ve Ocak 2003 tarih 2 sıra numaralı tapu kayıtlarının sınırları içinde kaldığı, 460 sayılı parselin aynı zamanda ...tutunduğu Kasım 1990 tarih 5 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı, her ne kadar yargı kararlarıyla çifte tapu halinde eski tarihli tapu kaydına değer verileceği kabul edilmişse de, davalı ..."nun tutunduğu tapu kaydının tescil hükmü ile oluştuğu, tescile ilişkin kesin hükmün kamu düzeniyle ilgili olduğu, 460 sayılı parsele uygulanan tapu kaydının miktar fazlası olan 905,318 m2 bölümün zilyelikle edinilmeyeceği gerekçesiyle, ... (Eker) ve arkadaşlarının davasının reddine, Hazinenin davasının ise kabulüne karar verilmiştir.
    ... tarafından Medeni Yasanın 639 (yeni 713) maddesi hükmüne göre açılan tescil davasının kabulüne ilişkin ... Asliye Hukuk Mahkemesinin,17.07.1984 gün ve 1982/82-168 sayılı kararında, 459 sayılı parselin tespit malikleri de olan davacılar ... ve arkadaşları taraf olmadığı gibi, ... ve arkadaşları tarafından tapuda kayıtlı olmayan ... ve ... paylarının tapuya tescili istemiyle açtıkları davanın kabulüne ilişkin ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.12.2011 gün ve 1995/231-408 sayılı kararında da ... taraf olmadığı için, sözü edilen mahkeme kararları bu kişiler yönünden kesin hüküm oluşturmaz. Bu nedenle, mahkemenin kesin hükmün kamu düzeniyle ilgili olduğu, tescil hükmü ile oluşan tapuya değer verileceği yönündeki gerekçesi yerinde değildir.
    Diğer taraftan, dosyaya getirtilen komşu parsel kayıtları, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile ... ve arkadaşlarının tutunduğu Mart 1982 tarih 36 ve Ocak 2003 tarih 2 sıra numaralı tapu kayıtları sınırları itibariyle 459 ve 460 sayılı parsellerin her ikisinin, ... tutunduğu Kasım 1990 tarih 5 sıra numaralı tapu kaydının ise sadece 460 sayılı
    parseli kapsadığı, 1960"lı yıllardan tespit tarihine kadar 459 sayılı parselin ... mirasçıları, 460 sayılı parselin de, önceden babası ..., sonrada ... tarafından tarım alanı olarak zilyet edildiği, 1960-1970"li yıllardan, tapuda kayıtlı olmayan 16/32 payın tapuya tescilinin istendiği 1995 yılına kadar uyuşmazlık çıkarılmadığı, 1995 yılında açılan davanın ise tapu maliki ..."na yönlendirilmediği, ..."nun zilyedliğinin çekişmesiz olduğu, fiilen 459 sayılı parselin son 10 yıldır tarım yapılmayan bakımsız zeytinlik, 460 sayılı parselin ise bakımı yapılmış zeytinlik niteliğinde olduğu belirlenmiştir.
    Taraflar arasındaki uyuşmazlık; tapu komisyonu kararı ile sadece ..."e ait olduğu saptanan 16/32 payın tescili suretiyle oluşan, Ekim 1942 tarih ve 51 numaralı sicilden gelen Mart 1982 tarih 36 sıra numaralı tapu kaydı ve ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.12.2001 gün ve 1995/231-408 sayılı kararı ile tapu komisyonu kararında talik edildiği bildirilen ... ve ... paylarının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla tapuya tescili suretiyle oluşan Ocak 2003 tarih 2 sıra numaralı tapu kayıtlarına mı? Yoksa; ... tarafından Medeni Kanunun 639 (yeni Medeni Yasa 713) maddesine göre kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tescili yoluyla oluşan tapu kaydı ile birleşen zilyetliğe mi değer verileceğine ilişkindir. Davalı ..."nun taşınmazın kendilerine ...bayi olan İsmail oğlu Salih Ural"ın ya da payları müracaatlarına bırakılan ... ve ..."den edinme iddiası ve savunması yoktur. Her ne kadar yerel bilirkişi ve tanıklar çekişmeli taşınmazın en eski kullanımının ..."e ait olduğunu, ... mirasçıları tarafından bir bölümünün ... satıldığını o tarihten beri ..."nun zilyet ettiğinden söz etmişlerse de, davalı taraf bunu kabul etmemiş, taşınmazın ... ve diğer paydaşları tarafından babasına satıldığını duyduğunu söyleyerek bu ifadeleri kabul etmemiştir.
    Dosyadaki mahkeme kararları, dava dosyaları, keşif, bilirkişi raporları ve dosyadaki diğer deliller ile; 459 sayılı parselin kadastro tespitine esas alınan Ekim 1942 tarih 51 sıra numaralı tapu kaydı ve bu kaydın tedavülü olan Mart 1982 tarih 36 sıra numaralı tapu kaydının sınırları ve 15000 m2 yüzölçümü ile 459 ve 460 sayılı parselleri kapsadığı belirlenmiştir. Tapu kaydının miktarı ve sınırları ile kapsadığı alanın tapuda sadece 16/32 payı kayıtlı olup, tapuda kayıtlı olmayan diğer 16/32 payın ise taksim ve satın almaya dayanılarak önceden ... ve daha sonra da ... tarafından zilyet edildiği, tapuda kayıtlı olmayan bu taşınmaz için, ... tarafından açılan tescil davasının kabulüne ilişkin, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.07.1984 gün ve 1982/82-168 sayılı kararının kesinleşmesiyle tapuya kayıt edildiği, o tarihten sonra ... tarafından zilyet edildiği, bu zilyetliğe ne davacılar ... ve arkadaşları, ne de tapuda 16/32 paya sahip ... ve ...tarafından itiraz edilmediği, her hangi bir yasal yola da başvurulmadığı, 05.07.1995 tarihinde tapuda kayıtlı olmayan ... ve ..."ye ait olduğu söylenen 16/32 payın kazandırıcı zamanaşamı zilyetliği yoluyla tescili için ..., ... ve arkadaşları tarafından Hazine ve köy tüzelkişiliği taraf gösterilerek dava açıldığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.12.2001 gün ve 1995/231-408 sayılı kararının kesinleşmesiyle, zaten ... adına tapuda kayıtlı olan 460 sayılı parselin 16/32 payı Ocak 2003 tarih 2 sıra numarasıyla, mükerrer olarak Mükerrem Eker ve arkadaşları adına tescil edildiği, bir başka deyişle ... ve paydaşı adına tescil kararı verildiği sırada, çekişmeli 460 sayılı parselin tapuda kayıtlı olmayıp, bu taşınmaz ... ve arkadaşları adına tapuya kayıt edildikten sonra, ... ve arkadaşları tarafından bu taşınmazın 16/32 payın tapuya tescilinin istendiği, taşınmazın tapuda kayıtlı olduğu fark edilmediği için yeniden tapuya tescil edildiği, bu nedenle ..."nun tutunduğu tapu kaydı, ... ve arkadaşlarının tutunduğu Ocak 2003 tarih ve 2 sıra numaralı tapu kaydına göre daha eski tarihli olduğu için Ocak 2003 tarihli tapu kaydı, zaten tapuda ... adına kayıtlı taşınmaz için oluşturulduğundan, ...da tutunduğu, 460 sayılı parselin tespitine esas alınan tapu kaydının daha sahih esasa dayandığı, ayrıca 460 sayılı parselin 1965 yılından sonra önce ... ve sonra da ... tarafından zilyet edildiği halen ..."nun zilyetliğindeki verimli ve bakımlı zeytinlik olduğu, ... ve arkadaşlarıyla, ... ve mirasçıları ile bunlardan satın
    alan ... ve ... da yine 460 sayılı parselde hiç zilyet olmadıkları, itirazsız olarak bu durumun on yıllarca devam etmesine razı olmalarının, davalı ..."nun savunmasını doğruladığı, davalı ... tarafından kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği nedeniyle açılan tescil davası sonucu mülkiyet kazanıldıktan sonra aynı yerle ilgili ve tapuda kayıtlı olmayan 16/32 payın davacıların açtığı tescil davası sonucu mükerrer olarak davacılar adına yapılan tescilinde hukuki değerinin bulunmadığı hususları gözetilerek davacı gerçek kişilerin davalarının reddine, Hazinenin davasının kabulüne ve yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığına göre davacı gerçek kişilerin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden gerçek kişilere yükletilmesine, Yargıtaydaki duruşma tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesap edilen 825,00.-TL."şer avukatlık ücretinin duruşmalı temyiz eden davacı gerçek kişilerden alınarak, ayrı ayrı kendini avukat ile temsil ettiren Hazine ve davalı ..."na verilmesine 25/01/2012 günü oybirliği ile karar verildi.










    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi