20. Hukuk Dairesi 2011/6448 E. , 2012/422 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 14/09/2009 gün ve 2009/10735 -13212 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiş, süresi içinde ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dairemiz kararı, karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususlara cevap teşkil edecek nitelikte olduğu gibi, usul ve yasaya da uygundur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ve 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.nın 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirine uymayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, aynı Yasanın 442. maddesi uyarınca takdiren 203.00.- TL. para cezası ile Harçlar Yasası uyarınca 43.90.- TL. red harcının düzeltme isteyenden alınmasına 25/01/2012 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Davacı Orman Yönetimi tarafından ... aleyhine açılan tapu iptal tescil davasının reddine, ... tarafından açılan orman kadastorsuna itiraz davasının ise kabulüne ilişkin mahkeme kararı, Daire tarafından özcümle “... beldesinde asa ve yönetmelik hükümlerine göre yapılan orman kadastosunda, çekişmeli parsellerin orman olarak sınırlandırıldığı, yasa ve yönetmelik hükümlerine göre yapılan askı ilanında itiraz edilmediği için bu işlemin dava tarihi itibariyle kesinleştiği gözetilerek Orman Yönetiminin davasının kabulüne, ..."ın davasının ise reddi gerektiğine değinilerek bozulmuş, davalı ve karşı davacı ... Daire kararını düzeltilerek, yerel mahkeme kararının onanmasına istemiş, direce karar düzelte isteminin reddine karar verilmişse de, sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.
Şöyle ki; çekişmeli parsellerin ... köyü idari sınırları içinde kaldığı, ... köyünde 1953 yılında yapılıp 1953 yılında kesinleşen arazi kadastorsunda, 1883 parsel sayılı 11500 m2 yüzölçümündeki taşınmazın Aralık 1930 tarih 25 sıra numaralı tapu kaydı esas alınarak, Mehmet Ulukaya adına tesbitinin itirazsız kesinleşmesiyle, bu kişi adına tapuya kayıt edildiği, 29.091988 tarihinde ..."ın satın aldığı, yörede 1989 yılında Bağluma komşu ... Beldesinde yapılıp, sonuçları 18.10.1990 - 18.04.1991 tarihlerinde ... beldesinde ilan edilen, ... Beldesinde ilan edilmeyen orman kadastro sınırları içinde bırakıldığı, 25.03.1998 tarihinde 2981 sayılı Yasa hükümlerine göre ifrazı ile çekişmeli parsellerin oluştuğu yönünde taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı gibi, yerel mahkemenin kabulü, yerel mahkeme kararın bozulmasına ilişkin daire kararındaki kabulü ve karar düzeltme incelemesi sırasında tezahür eden sayın çoğunluğun kabulü de bu yöndedir.
Uyuşmazlık ... Beldesi idari sanırları içinde bulunan ve ... Beldesinde 1952 yılında yapılan genel kadastroda gerçek kişi adına tapulanan taşınmazın, ... beldesinde yapılan orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırlıp, sınırlandırılamayacağına ve ... Beldesinde ilan edildiği halde, ... Beldesinde ilan edilmeyen bu işlemin davalı ve karşı davalı gerçek kişi aleyhine kesinleşip kesinleşmediğine ilişkindir.
Dairenin bozma kararında, ... Beldesinde orman kadastosu yapılacağının yasa ve yönetmelik hükümlerine göre ... Beldesi ile bu beldeye sınır olan ... beldesinde ilan edildiği, Valilik tarafından onaylanan orman kadastorsuna ilişkin tutanak ve haritaların, bir başka deyişle orman kadastorsuna ilişkin sonuçların da yine yasa ve yönetmelik hükümlerine göre ... beldesinde ilan edilmekle yasal şartlar gerçekleştiğinden, askı ilanı sonunda orman kadastorosunun herkes için kesinleştiği kabul edilmiştir.
6831 sayılı Yasanın 11/1. maddesi gereğince Orman Kadastro Komisyonlarınca düzenlenen tutanakların askı suretiyle ilanının ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmünde olup, aynı maddede askıdan sonra altı ay içinde bu tutanaklara karşı itiraz edilmediği taktirde, tutanakların kesinleşeceği, tapuya tutunan gerçek kişilerin 10 yıl içinde dava açma haklarının bulunduğu öngörülmüştür. Yasada öngörülen bu süreler hak düşürcü süredir.
Hak düşürücü süre içinde itiraz ve dava hakkının kullanılabilmesi için, süreyi başlatan tebliğin ya da tebliğ olarak kabul edilebilecek ilanın, yasa ve ilgili yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapılması icap eder.
Gerçekten de, 6831 sayılı Yasanın 8/3 maddesi ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmeliğin 16/1. maddesi gereğince, ... beldesinde yapılacak orman kadastrosu ve orman sınırları dışına çıkarma işlerine ait arazi çalışmalarına başlama tarihi, orman kadastro komisyonu tarafından en az 15 gün önceden çalışılacak belde ve köylerle bunlara bitişik belde ve köylerin uygun yerlerine asılarak ilan edilmiştir.
2896 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 10/1. maddesinin düzenlemesi “sınırlaması bitirilen belde ve köye ait tutanak suretleri komisyon başkanlağınca ait olduğu belde ve köye ait tutanak suretleri komisyon başkanlığınca ait olduğu belde ve köylerin uygun yerlerine asılmak suretiyle ilan edilir...” şeklindeyken, 19.06.1986 tarihinde yürürlüğe giren ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 10/1. maddesi bir öncesi düzenlemeyi değiştirerek "Sınırlaması ve Kanunun 2 nci maddesine göre, orman sınırları dışına çıkarma işlemleri bitirilen köy ve beldelere ait düzenlenen kadastro dosyaları Orman Genel Müdürlüğüne gönderilir. Orman Genel Müdürlüğünce bulunan şekli ve hukuki noksanlıklar komisyonlarca düzeltildikten sonra Orman Genel Müdürlüğünce ilgili valiliklere gönderilir. Kadastro işlemleri Valinin onayı ile yürürlüğe girer. Kadastro tutanak suretleri haritaları ile birlikte orman kadastro komisyonlarınca ilgili köy ve beldelerin uygun yerlerine asılmak suretiyle ilan ....” edileceğini öngörmüştür. İşlem tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmelikte benzer hükümlere yer verilmiş, 58. maddesi orman kadastro sonuçlarının “ilgili köy ve beldelerin uygun yerlerine asılmak suretiyle ilan edileceğini bildirmiştir.
Kısaca bir daha değinilecek olursa: orman kadastosuna ilişkin sonuçların ilan edileceği yer 2896 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 10/1. maddesinde “ait olduğu belde ve köyler” olarak belirlenmişken, ... Beldesinde orman kadastrosunun yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 10/1. maddesinde ilanın yapılacağı yerler “ilgili köy ve beldelerin” şeklinde çoğul olarak belirtilmek suretiyle, çalışma sonuçlarının, çalışmanın yapılacağı köyün yanı sıra, bu köy ve beldeye sınır olup, hukuki durumu yakından etkilenen komşu köy ve beldelerde de ilan edileceğini öngörmüştür.
Diğer taraftan, gayrimenkulle mülkiyetini etkileyecek işlemlerin ilgilisine ilanen tebliği öngörülüyorsa, normal ve vasat zekada her insanın beklentisi, bu ilanın gayrimenkulün bulunduğu yerde yapılmasıdır. İlan gayrimenkulün bulunduğu yerden başka bir yerde yapılmak suretiyle, malikin işlemi tebellüğ külfeti yüklenmesi, Anayasa ve yasalar ile teminat altına alınan mülkiyet hakkının ihlaline ve hak arama özgürlüğünün engelenmesine yol açacaktır.
Bu nedenlerle, davalıya ait parselerin bulunduğu yerin orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin orman kadastrosu sonuçlarının, taşınmazların bulunduğu ... beldesinde değilde, komşu ... beldesinde ilan edilmesiyle, işlemin parsellerin maliki olan davalıya yöntemince tebliğ edildiği söylenemeyeceğinden, orman kadastro işlemi davalı ve karşı davacı gerçek kişi yönünden kesinleşmeyeceği için, çekişmeli parsellerin orman sayılan yerleren olup olmadığı orman kadastro haritasının uygulanması suretiyle belirlenemez. Çekişmeli parsellerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. Oysa, mahkemece bu yönden yapılan araştırma yetersizdir.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785, 5658, 6831 sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 sayılı Yasa ile sadece hangi nitelikteki taşınmazların devlet ormanı sayılacağını göstermiş ve devlet ormanlarının kadastrosunun yapılmasını öngörmüştür. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuş ve iadenin koşulları aynı yasada gösterilmiştir.
O halde, Yerel Mahkemenin 19.02.2009 gün ve 2006/37-63 sayılı kararının; eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; -keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; davalı ve karşı davacı gerçek kişi yönünden orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde çekişmeli parsellerin orman olarak sınırlındırılmasına ilişkin işlemin yerinde olduğu belirlendiği taktirde Orman Yönetiminin davasının kabulüne, gerçek kişinin davasının reddine karar verilmesi, yapılan orman kadastosunun yasal olmadığı belirlendiği taktirde de, Orman Yönetiminin davasının reddine, gerçek kişinin davasının ise reddine karar verilmesi için BOZULMASI gerekirken, değişik gerekçe ile bozulması yasaya aykırı olup, Dairenin 14.09.2009 gün ve 2009/10735-13212 sayılı bozma kararı kaldırılarak, yerel mahkeme kararı sözü edilen gerekçeyle bozulmalıdır.
Açıklanan nedenlerle sayın çoğunluğun yerel mahkeme kararının bozulması yönündeki görüşüne katılmakla birlikte, bozma nedeni ve gerekçesine katılmıyoruz.