Abaküs Yazılım
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/2627
Karar No: 2019/3924
Karar Tarihi: 20.05.2019

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2018/2627 Esas 2019/3924 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı müvekkilin sağlık sigorta poliçesi ile davalı şirkete sigortalı olduğu belirtilerek, müvekkilinin hastanede yapılan masraf ve tetkik ücretlerini talep etmesine rağmen sigorta şirketinin ödeme yapmayarak müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet verdiği ileri sürülmüştür. Mahkemece yapılan yargılamada Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen rapor sonrasında davacının önceki rahatsızlığı ile sonraki rahatsızlığı arasında bir illiyet bağı bulunduğu ve davanın reddine karar verilmiştir. Ancak Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen rapor ile sigorta hakemi ve kurum hekimi tarafından düzenlenen ikinci rapor arasında bir çelişki olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ifade edilmiştir.
Kanun Maddeleri: Bu özet metinde herhangi bir kanun maddesi bulunmamaktadır.
11. Hukuk Dairesi         2018/2627 E.  ,  2019/3924 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ


    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 28/02/2018 tarih ve 2014/672-2018/125 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
    Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... ile yaptığı 01.10.2010 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli sağlık sigorta poliçesi ile sigorta kapsamına alındığını, müvekkilinin sigorta primlerini düzenli olarak ödediğini, 27.11.2010 tarihinde davalının anlaşmalı kurumlarından olan Memorial Hastanesine diz ağrısı şikayeti ile başvuran müvekkiline yapılan muayene sonunda Patella Bozukluğu tanısı konulduğunu, müvekkilinin durumu sigorta şirketine bildirerek hastanede yapmış olduğu masraf ve tetkik ücretlerini talep ettiğini, ancak sigorta şirketinin 07.12.2010 tarihli yazılı cevabı ile “önceki mevcut hastalık" sebebi ile muayene, tetkik ve kontrol giderlerinin sigorta kapsamında olmadığı gerekçesiyle talebi reddettiğini, müvekkilinin hastaneye son 2-3 aydır eğilip kalkarken dizinde duyduğu ağrılar nedeniyle başvurduğunu ve daha evvel yaşanan bir sorunla ilgili olmadığını, sigorta şirketinin ödeme yapmayarak müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin yaptığı masrafların şimdilik 6.000.00 TL"yi bulduğunu, müvekkilinin bunun yanında manevi açıdan da kayba uğradığını, yaşadığı performans kaybı nedeniyle işten çıkarıldığını ileri sürerek, 6.000.00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, davacının 01.01.2010-2011 vadeli Sağlık Sigorta Poliçesi ile müvekkili şirkete sigortalı olduğunu, poliçe vadesi içinde meydana gelen hastalık ve kaza sebebiyle yapılan tedavi masraflarının poliçe şartları ve muafiyetleri içerisinde teminat kapsamında olduğunu, davacının poliçe öncesi meydana gelen bir rahatsızlığının poliçe vadesi içinde nüksetmesi sonucu talebinin reddedildiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; Adli Tıp Kurumunca da davacının 21.10.2001 tarihinde çekilen grafisinde tespit edilen rahatsızlığının, 30.12.2010 tarihinde geçirmiş olduğu operasyonla arasında bir illiyet bağının bulunduğu ve tespit edilen ilk rahatsızlığının tekrar nüksettiği görüş ve kanaatine varılmış olduğundan dava konusu talebin sigorta teminatında bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
    Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    1- Dava, sağlık sigorta poliçesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "Adli Tıp Kurumunca da
    davacının 21.10.2001 tarihinde çekilen grafisinde tespit edilen rahatsızlığının, 30.12.2010 tarihinde geçirmiş olduğu operasyonla arasında bir illiyet bağının bulunduğu ve tespit edilen ilk rahatsızlığının tekrar nüksettiği görüş ve kanaatine varılmış olduğundan dava konusu talebin sigorta teminatında bulunmadığı...." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Mahkemenin bozma ilamı sonrasında Adli Tıp Kurumundan aldığı ve uzman heyet tarafından düzenlenen raporda; önceki ve sonraki rahatsızlık arasında tıbben bir illiyet olmadığı tespit edilmiştir. Sonrasında bir sigorta hakemi ile bir kurum hekimi tarafından düzenlenen ikinci raporda ise, önceki ve sonraki rahatsızlık arasında bir illiyet bağının bulunduğu ve ilk rahatsızlığın tekrar nüksettiği belirtilmiştir. Her ne kadar Adli Tıp Kurumu tarafından uzman heyetçe düzenlenen rapora itibar edilmesi pek doğal ise de, uyuşmazlığa etki edecek iki rapor arasındaki bariz çelişki giderilmeden mahkemece karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
    2- Ayrıca mahkemece, gerekçeli kararda esas alınan Adli Tıp raporunda; geçmiş rahatsızlık ve sigorta süresi içinde gerçekleşen sonraki rahatsızlık arasında bir illiyet bağı olmadığı belirtilmiş olmasına rağmen, kararda rapora yanlış anlam verilerek tamamen aksi şekilde değerlendirilerek hüküm kurulmuş olup, şayet karar Adli Tıp Kurumu raporu dayanak alınmasına rağmen, sonucunun yanlış aktarılmış olması da bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

















    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi