
Esas No: 2021/3280
Karar No: 2022/2520
Karar Tarihi: 21.03.2022
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/3280 Esas 2022/2520 Karar Sayılı İlamı
Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)
Davalılar arasında görülen taşınmazın tescil ve tahdidi ile ilgili davada, Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davacının talebi reddedilmiştir. Dosya incelendi ve Mahkemece verilen kararın hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Karar, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 7.maddesi gereği kadastro ekibince kayıt ve belgelerinin, zilyetlik durumunun incelenerek tahdit ve tespiti yapılarak Kadastro Komisyonu'na teslim edilmesi sonrasında Kadastro Mahkemesi'ne gönderilmiştir. Taşınmazın tescil ve tahdidi için yapılan kadastro çalışmalarında iki farklı tapu kaydı tespit edilmiş ancak her iki tapu kaydının da aynı kuvvet ve mahiyette olduğu anlaşılmıştır. Mahkeme, davada yapılan tüm araştırmalara rağmen aslına ulaşılamayan ve davalı tarafı tespit edilemeyen ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin kararına dayanarak verilen kararın bağlayıcı olamayacağı, 1955 yılında yapılan kadastro çalışmasının geçerli olduğu sonucuna varmıştır. Bu nedenle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kanun Maddeleri:
- 2613 sayılı Kanun
- 5602 sayılı Kanun
- 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Komisyonca Devredilen
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kırklareli Kadastro Müdürlüğünce ... Kadastro Mahkemesine hitaben yazılan 03.05.1999 tarihli yazı ile, Kırklareli ili ... ilçesine bağlı ... Köyünde 1938 yılında 2613 sayılı Kanun uyarınca yapılan plansız tahrir çalışmaları sonucunda 102 ada 74 nolu parselin ... adına tescilinin yapıldığı ve daha sonra ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 1952/558-373 sayılı kararı ile 8.804 m2 miktarlı olarak ... adına tesciline karar verilerek tescilinin yapıldığının görüldüğü, 1955 yılında ikinci bir tapulama çalışmaları yapılıp 1719 nolu parsel adı altında ... adına tespitinin yapıldığı, bu tespite itirazın Hazine tarafından dava açılmasıyla ... Tapulama Mahkemesinin 30.1.1970 tarih ve 1967/566 Esas, 1970/63 Karar sayılı kararıyla tapulama tespitinin bütün sonuçları ile hükümsüz sayılmasına karar verildiği, bu karardan sonra Sabri Kaya tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesine dava açıldığı ve mahkemenin 14.12.1988 tarih ve 1988/170 Esas, 1988/639 Karar sayılı kararıyla 1719 nolu parselden (A) harfi ile 840 m2'lik kısmın Hazine adına olan kaydın iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verildiği, ayrıca ... tarafından açılan tapu iptali ve tescil davası sonucunda verilen 30.4.1997 tarih ve 1994/336 Esas, 1997/127 Karar sayılı kararla 1719 parselden (A) harfi ile gösterilen 5.500 m2'lik kısmın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tesciline karar verildiği, ancak 1719 nolu parselin tapulamasının ... Tapulama Mahkemesince iptal edilmiş olması nedeniyle her iki kararın da infaz edilemediğinin gözlemlendiği, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 7. maddesi gereğince kadastro ekibince kayıt ve belgelerinin, zilyetlik durumunun incelenerek tahdit ve tespiti yapılarak kadastro tutanağının Kadastro Komisyonuna teslim edildiği, Kadastro Komisyonunca kadastro tutanağında açıklandığı gibi bu gayrimenkule uygulanan her iki tapu kaydının aynı kuvvet ve mahiyette olduğunun anlaşıldığı, malikinin Kadastro Mahkemesince tespiti gerektiğinden Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 20.10.1998 tarih ve 3338 Sayılı yazılı talimatları doğrultusunda Kadastro Mahkemesine gönderilmesi görüşleri doğrultusunda ... Köyü 1719 nolu parselin tutanak ve eklerinin gönderildiği bildirilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın, 2613 sayılı Kanun uyarınca plansız tahrire ve 5602 sayılı Kanun uyarınca kadastro çalışmasına konu edilen taşınmazın tespit ve tesciline ilişkin olduğu, Kadastro Müdürlüğü yazısı, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/170 Esas, 1988/639 Karar ve 1994/336 Esas, 1997/127 Karar sayılı dosyaları ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, her ne kadar ... Tapulama Mahkemesinin 1967/566 Esas, 1970/63 Karar sayılı ilamı ile 1955 yılında yapılan kadastronun ikinci tapulama olduğu gerekçesiyle yapılan tespitin bütün sonuçlarıyla birlikte geçersiz sayılmasına karar verilmiş ve verilen karar kesinleşmiş ise de, tespit maliki ... adına, yapılan tüm aramalara rağmen aslına ulaşılamayan ve davalı tarafı tespit edilemeyen ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 1952/558 Esas, 1952/373 Karar sayılı kararı ile tescil kararı verildiği, 1938 yılında yapılan plansız tahrir çalışmasının, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-b maddesinde de belirtildiği üzere teknik anlamda kadastro çalışması olarak kabul edilemeyeceği ve ... Kadastro Biriminin 08.10.2018 tarihli yazısıyla, Kırklareli ili ... ilçesi ... Köyünde ilk tesis kadastro çalışmalarının 1954 ve 1955 yıllarında 5602 sayılı Kanun kapsamında yapıldığının ve 02.01.1956 tarihinde kesinleştiğinin tespit edildiği, bu nedenlerle davalı ... adına verilen tescil kararının ve 1955 yılında yapılan tespitin geçerli olduğu, ... Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 1988/170 Esas, 1988/639 Karar sayılı kararıyla verilen tescil kararı yönünden ise tescil kararı verildiği sırada dava konusu taşınmazın halen davalı olduğu ve adına tespit yapılan ... veya mirasçılarının katılımı olmadan karar verildiği, bu nedenle ... veya mirasçıları açısından anılan kararın bağlayıcı olamayacağı, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1994/336 Esas, 1997/127 Karar sayılı dosyası yönünden ise ... mirasçılarının davada taraf oldukları, bu nedenle mahkemece verilen kararın adına tespit yapılan ... mirasçıları açısından da bağlayıcı olduğu değerlendirilerek; dava konusu 1719 parsel (yeni 185 ada 81 parsel) sayılı taşınmazın 1994/339 Esas, 1197/27 Karar sayılı kararında A=5.500 m2 bölümünün ... mirasçıları adına, kalan kısımlarının ise 1955 yılında yapılan kadastro çalışması ile adına tespit yapılan ... mirasçıları adına tespit ve tesciline karar verilmesi gerektiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine ve Kırklareli ili ... ilçesi ... Köyü 1719 parsel (yeni 185 ada 81 parsel) sayılı taşınmazın ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/336 Esas, 1997/127 Karar sayılı dosyasında mevcut 12.03.1990 tarihli fen bilirkişi raporunda A=5.500 m2 kısmının aynı adanın son parsel numarasını takip eden parsel numarası verilerek ölü ... mirasçıları adına, taşınmazın geriye kalan kısımlarının ölü davalı ... adına tespit ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince ... ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 21.03.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.