16. Hukuk Dairesi 2020/8701 E. , 2020/4664 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin bozma ilamında özetle; "Karar tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun gereğince davalı ..."nün tüzel kişiliği kaldırılmış olduğu halde, köyün bağlı olduğu ilçe belediyesinin davada taraf olarak yer alması gerektiği göz ardı edilerek karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, taşınmazın 2/B madde kapsamında kalan yerlerden olup olmadığı yönünden kanaat verici olmayan bilirkişi raporları esas alınmak suretiyle karar verilmesinin de isabetsiz olduğu belirtilerek; Mahkemece öncelikle, 6360 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin onüçüncü fıkrası gereğince, davalı köyün bağlı bulunduğu ilçe belediyesi ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya katılımlarının sağlanması, daha sonra önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak 4 kişilik bilirkişi kurulu yardımıyla yeniden yapılacak keşifte, 05.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren Orman Kadastro Teknik İzahnamesinin 36. maddesi ve 20.11.2012 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliğinin “Teknik İşler” başlıklı Sekizinci Bölümünde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılması; yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktalarının, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunarak röperlenmesi; anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu, genel kadastro paftası üzerinde ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı; aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınması; ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda anılan Yönetmelik ve Teknik İzahnamede yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceğinin düşünülmesi; bu şekilde yapılacak uygulama ile taşınmazın Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olup olmadığı tereddütsüz bir şekilde belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine" değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacı Hazine"nin kullanıcı şerhinin kaldırılmasına yönelik açmış olduğu davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine; birleşen dosyanın davacısı ..."ın davasının reddine, Müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne, 141 ada 3 parsel sayılı taşınmazın, harita mühendisi bilirkişinin 29.05.2017 havale tarihli ek raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterdiği 935,71 metrekarelik bölümünün "Eylemli Orman" vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) harfi ile gösterdiği 1937,75 metrekarelik bölümün ise 2/B arazisi olduğu Hüsnü Algı"nın kullanımında olduğu ve üzerindeki yığma tuğladan yapılan tek katlı ev ve ağaçların bu şahsa ait olduğu ve onun kullanımında olduğu kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle "içinde ev olan zeytinli tarla" vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı birleşen dosya davalısı Hazine vekili ile dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bozma ilamına uyulmakla lehine bozma yapılan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşacağı için, mahkemece uyulan ilamın gereklerinin tam olarak yerine getirilmesi zorunludur. Ne var ki, Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde dava konusu taşınmazın tahdit içinde kalıp kalmadığı 1949 yılında 3116 sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidine ilişkin evraklar getirilip uygulanarak tespit edilmemiş; taşınmaz tahdit içinde ise 2/B arazisi olup olmadığı ve 2/B arazisi ise ne surette 3402 sayılı Kadastro Kanununun geçici 8. maddesine göre kadastro tutanağı düzenlendiği hususları açıklığı kavuşturulmamış; başka bir ifade ile bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
O halde; Mahkemece öncelikle, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 1949 yılında yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örnekleri dosya içine alındıktan sonra, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek iki orman mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu yardımıyla yeniden yapılacak keşifte, 05.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren Orman Kadastro Teknik İzahnamesinin 36. maddesinde yazılı “Orman sınır nokta ve hatlarının arza uygulanmasında; tutanaklardan, orman kadastro haritalarından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon ve röper nokta ve krokilerinden yararlanılır… Sınırlama tutanakları, ölçü değerleri ve orman kadastro haritaları ile zemindeki durum arasında çelişki olduğunda, tutanaktaki kararlar ile orman sınır noktası ve hatlarının yazılı tarifleri esas alınmak suretiyle ölçü, harita ve zemin kontrolü yapılarak gerçek duruma uygun olanı uygulanır” hükmü ile 20.11.2012 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliğinin “Teknik İşler” başlıklı Sekizinci Bölümünde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde, yukarıda anılan Yönetmelik ve Teknik İzahnamede yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli, bu şekilde yapılacak uygulama ile taşınmazın ilk tahditte orman sınırları içinde olup olmadığı, orman sınırları içinde ise daha sonra yapılan çalışma ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olup olmadığı tereddütsüz bir şekilde belirlenmeli, taşınmazın 2/B alanında olduğunun anlaşılması halinde taşınmaz hakkında hangi nedenle 3402 sayılı Kadastro Kanununun geçici 8. maddesine göre kadastro tutanağı düzenlendiği araştırılarak açıklığa kavuşturulmalı ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, belirtilen hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, açıklanan nedenlerle; Hazine vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalı ... Başkanlığına iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.10.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.