Hukuk Genel Kurulu 2016/244 E. , 2017/691 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece)
Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Yargıtay 4. Hukuk Dairesince (ilk derece mahkemesi sıfatıyla) görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine dair verilen 02.11.2015 gün ve 2015/79 E., 2015/82 K. sayılı karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu’nca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda gereği görüşüldü:
Dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesince (ilk derece mahkemesi sıfatıyla) görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, dosyanın Yargıtay 18. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesine geçilmeden önce,
1- Davacı ...’ın yargılama sırasında verilen ve karar tarihinden sonra kesinleşen Artvin Sulh Hukuk Mahkemesinin 29.09.2015 tarih ve 2015/56 Esas, 2015/357 Karar sayılı kararıyla Türk Medeni Kanunu’nun 405. maddesi uyarınca kısıtlandığı ve kardeşi Volkan Arslanbaş’ın vasi olarak atandığı anlaşıldığına göre, Türk Medeni Kanunu’nun 462/8. maddesi uyarınca vesayet makamından “husumete izin” kararı alınması gerekip gerekmediği,
2- Temyize konu kararın davacının vasisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, temyiz dilekçesinin davacı kısıtlı tarafından verildiğinin anlaşılması karşısında, davacının vasisine “kanuni süre içinde mahkeme hükmünü ayrıca temyiz edebileceği, bu süre içinde temyiz hakkını kullanmadığı takdirde kısıtlı tarafından yapılmış olan temyize icazet vermiş sayılacağı, temyizi kabul etmiyorsa bunu açıkça bildirmesi gerektiği” kaydını içerir biçimde tebligat çıkarılmak ve sonucuna göre işlem yapılmak üzere dosyanın geri çevrilmesinin gerekip gerekmediği
hususları ön sorun olarak ele alınıp incelenmiştir.
1- Davacı ...’ın yargılama sırasında Artvin Sulh Hukuk Mahkemesinin 29.09.2015 tarih ve 2015/56 Esas, 2015/357 Karar sayılı kararıyla Türk Medeni Kanununun 405. maddesi uyarınca kısıtlandığı ve kendisine kardeşi Volkan Arslanbaş’ın vasi olarak atandığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 462/8. maddesi uyarınca acele hallerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere vasinin dava açması için vesayet makamının izni gereklidir.
Ne var ki, dosya içerisinde husumete izne ilişkin kararın olmadığı görülmüştür. Dava ve taraf ehliyeti dava şartlarından olup kamu düzenine ilişkindir (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 114,115).
Öyle ise husumete izin kararının dosyaya ibrazı gereklidir.
2- Dosyada yapılan incelemede temyize konu kararın davacının vasisine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, vasinin herhangi bir temyiz isteminde bulunmadığı ancak kararın davacı kısıtlı tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun 451. maddesinde “Ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki kişi, vasinin açık veya örtülü izni veya sonraki onamasıyla yükümlülük altına girebilir veya bir haktan vazgeçebilir. Yapılan işlem diğer tarafın belirlediği veya başvurusu üzerine hakimin belirleyeceği uygun bir süre içinde onanmazsa, diğer taraf bununla bağlı olmaktan kurtulur.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu durumda, davacının vasisine “kanuni süre içinde mahkeme hükmünü ayrıca temyiz edebileceği, bu süre içinde temyiz hakkını kullanmadığı takdirde kısıtlı tarafından yapılmış olan temyize icazet vermiş sayılacağı, temyizi kabul etmiyorsa bunu açıkça bildirmesi gerektiği” kaydını içerir biçimde tebligat çıkarmak ve sonucuna göre işlem yapılmak üzere dosyanın geri çevrilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı noksanlıkların tamamlanması için dosyanın Yargıtay 4. Hukuk Dairesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 12.04.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.