1. Hukuk Dairesi 2021/2758 E. , 2021/4184 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVALILAR : HAZİNE V.D.
Dava, tescil istemine ilişkindir.
Dava, kadastro sırasında tescil harici bırakılan çekişmeli taşınmaz bölümünün TMK"nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17. maddelerine dayalı olarak davacı adına tapuya tescili isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde hudutlarını belirttiği 15 dönümlük araziyi 45 yıldan bu yana babası ve davacının ekip biçtiğini, tarım arazisi olarak yıllardır kullandığını, o nedenle 45 yıldan fazladır buranın zilyetliğinin önce babası Abdülhakim"in daha sonrada kendi üzerinde olduğunu, arazi üzerinde bir kimsenin bir hak talebinde bulunmadığını belirterek 15 dönümlük taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 17.607,64 metrekare yüzölçümlü taşınmazın davacı adına tesciline dair verilen karar Yargıtay 16.Hukuk Dairesi’nin 2014/1846 Esas - 2014/5528 Karar sayılı ilamı ile "Yargılama sırasında davalı Hazine tarafından dava konusu taşınmazın mera olduğu iddiasını dile getirmesine rağmen mahkemece tescili istenen taşınmazın öncesinin mera olup olmadığının usulünce araştırılmadığı, kadim mera araştırması yönünden komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişi ve tanıkların dinlenmediği, tahsisli mera yönünden ise ilgili kurumlardan soruşturmaların eksik yapıldığı,davacı tarafın zilyetliğinin süresi ve sürdürülüş biçimi yönünden yapılan araştırmanın hüküm vermek için yetersiz olduğu ayrıca yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğunun birden fazla ziraatçi bilirkişi kurulundan alınan raporlar ve hava fotoğrafları incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle denetlenmediği vurgulanarak; dava konusu taşınmazın hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığı"ndan tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosya arasına konulması, taşınmazın öncesinin mera olduğu ileri sürüldüğüne göre yöntemince mera araştırması yapılması, bundan sonra Ziraat Fakültelerinin Toprak Bölümü Öğretim Üyelerinden seçilecek 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu ile jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita mühendisinden oluşacak bilirkişi heyetleri aracılığıyla yapılacak keşifte, belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesinin yaptırılması, temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğraflarının değerlendirilmesi, çekişmeli taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılması, tanık ve komşu köyden seçilecek yerel bilirkişi ifadelerinin de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmesi, taşınmazın kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması, 3 kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu vasıtasıyla önceki bilirkişi raporlarını da irdeler şekilde taşınmazın öncesi ve zirai faaliyete konu olup olmadığı hangi tarihte imar-ihyaya başlandığı, tamamlandığı, zilyetliğin hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü, kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığı hususları ve de komşu parseller ile dava konusu taşınmaz arasında nitelik farkı olup olmadığının özellikle belirtilmesi, ortaya çıkacak sonuca göre belgesiz araştırması yapılması, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi" gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın kabulüne, 01/11/2011 tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen 17.607,64 metrekare yüzölçümlü bölümün tarla vasfı ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Karar, davalı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Ne var ki; TMK"nın 713/3. maddesi uyarınca bu nitelikteki davalarda husumetin yasal hasım konumundaki Hazine ve ilgili kamu tüzel kişiliğine yöneltilmesi zorunludur. Somut olayda dava, Hazine ile Köy Tüzel Kişiliği aleyhine açılmış olup, fen bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın üzerinden enerji nakil hattı geçirildiği ve pilon bulunduğu belirtilmesine rağmen, enerji nakil hattından sorumlu kurum tespit edilip, ilgili kamu tüzel kişiliği olarak davaya dahil edilmemiştir. Bu nedenle taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez. Taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekir. Taraf teşkili sağlanmaksızın işin esası hakkında karar verilemez. Mahkemece bu yön göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, işin esası yönünden yapılan araştırma ve inceleme de yetersizdir. Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamının gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Her ne kadar bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece, hükme esas alınan fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü üzerinde, davacı lehine, Kadastro Kanunu"nun 14. ve 17. maddesinde belirtilen zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de, bozma öncesi alınan 26.10.2011 tarihli ziraatçi bilirkişi kurulu raporunda taşınmaz üzerinde yer yer geven ve diğer mera bitkisine rastlandığı, 13.08.2012 tarihli bilirkişi raporunda taşınmaz üzerinde mera bitkisine rastlanmadığı ancak taşınmaza sınır güney ve doğu arazilerinin taşlık ve mera bitkilerinden müteşekkil olduğunun belirtilmesine rağmen bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda aynı yer hakkında meraya özgü bitki varlığının tespit edilmediği,20- 30 yıl içinde taşınmazdan nizasız ve fasılasız tasarrufun söz konusu olduğu belirtilmiş , bozma ilamında önceki bilirkişi raporlarını irdeler şekilde rapor hazırlanması gerektiği vurgulanmasına rağmen önceki raporların özetlenmesi ile yetinilmiş raporlar arasındaki çelişkinin nereden kaynaklandığı belirtilmemiştir. Bu şekilde eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle, enerji nakil hattından sorumlu kamu tüzel kişiliğini tespit edip yöntemine uygun şekilde davaya dahil etmek üzere davacı tarafa süre ve imkan tanınmalı, bu yolla taraf teşkili tamamlandıktan sonra dahili davalıdan savunma ve delilleri sorulup saptanmalı, dava konusu taşınmaz bölümüne ait temin edilebilen en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğünün web sitesinin harita sorgulama sayfasına girilerek, taşınmaz bölümünün bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre dava tarihi olan 2006 yılından 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğü"nden getirtilerek dosya arasına konulmalı, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra, mahallinde yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile jeodezi-fotogrametri mühendisi, 3 kişilik ziraatçı bilirkişi kurulu ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı, tanık ve komşu köyden seçilecek yerel bilirkişi ifadeleri de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, taşınmazın öncesinin mera olduğu ileri sürüldüğüne göre yöntemince mera araştırması yapılmalı, taşınmazın kadastro paftasındaki konumu bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılmalı, 3 kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu vasıtasıyla önceki bilirkişi raporlarını da irdeler şekilde taşınmazın öncesi ve zirai faaliyete konu olup olmadığı hangi tarihte imar-ihyaya başlandığı, tamamlandığı, zilyetliğin hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü, kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığı hususları ve de komşu parseller ile dava konusu taşınmaz arasında nitelik farkı olup olmadığı özellikle belirtilmeli, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.