14. Hukuk Dairesi 2021/1507 E. , 2021/3548 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11/10/2010 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 18/01/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Davacı, maliki olduğu 32 parsel sayılı taşınmaz yararına 31 parsel sayılı taşınmaz üzerinde geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen hükmün temyizi üzerine Dairemizin 17.05.2013 tarihli ilamıyla "davacının maliki olduğu 127 ada 32 parsel sayılı taşınmazın genel yola çıkışının bulunmadığı, mutlak geçit ihtiyacı içinde olduğu sabittir. Davaya konu olayda kuzeydeki 1 No"lu seçenek ile doğudaki 4 No"lu seçenekten geçit kurulmasının uygun olup olmadığı tartışılmadan ve yüzölçümü küçük olan 31 parsel sayılı taşınmaza daha çok külfet yükleyecek şekilde geçit kurulması doğru görülmediği" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya karşı direnilmiş, Hukuk Genel Kurulu"nca yapılan inceleme sonucunda mahkemece verilen kararın yeni hüküm niteliğinde olduğundan dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
Dairemiz tarafından yeniden yapılan inceleme sonucunda verilen, 21.06.2017 gün ve 2016/4525 Esas 2017/5375 Karar sayılı ilamıyla "davacının maliki olduğu 127 ada 32 parsel sayılı taşınmazın genel yola çıkışının bulunmadığı, mutlak geçit ihtiyacı içinde olduğu sabittir. Davaya konu olayda bilirkişi raporları incelendiğinde geçit için en uygun güzergahın yüzölçümü daha büyük olan 1. nolu seçenek olduğu halde ve yüzölçümü küçük olan 31 parsel sayılı taşınmaza daha çok külfet yükleyecek şekilde geçit kurulmasının doğru görülmediği" gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, taraflarca davanın takip edilmemesi nedeniyle 05/10/2020 tarihinde dosyanın işlemden kaldırıldığı ve kaldırıldığı tarihten itibaren 3 ay içerisinde yenilenmediğinden, HMK 150/5 maddesi uyarınca 18.01.2021 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 323. maddesinin (ğ) bendindeki düzenlemeye göre, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderlerindendir; yine aynı Kanunun 331/3. maddesine göre ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hallerde yargılama giderleri davacıya yükletilir.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Davanın açılmamış sayılması başlıklı" 7/1. maddesine göre; “Görevsizlik, yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce karar verilmesi durumunda, Tarifede yazılı ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada ise tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez.
Somut olaya gelince; mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği halde yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirmiş olan davalı Hazine lehine karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş ve bu husus kararın bozulmasını gerektirmiş ise de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm sonucuna 5. bent olarak "Davalı Hazine’nin kendisini vekille temsil ettirdiği anlaşılmakla, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1. maddesi uyarınca belirlenen 1.740,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazine’ye verilmesine" ibarelerinin eklenmesine, hükmün DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, 27.05.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.