22. Hukuk Dairesi 2015/7626 E. , 2015/11083 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı . avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay"ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin alt işvereni olanorkestrasında klarnetçi olarak çalıştığını, kurum kültürüne uygun olmayan davranışlar gerekçe gösterilerek iş sözleşmesinin haksız fesih edildiğini beyan ederek işe iade ve tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalı asıl işveren. vekili, davacının kendi işçileri olmadığı, davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceği itirazında bulunurken, diğer davalı alt işveren vekili ise taşeron olduklarını asıl işverenin davacının iş sözleşmesinin feshini istemesine karşılık davacıya yeni iş teklif edildiği davacının bunun kabul etmeyerek işe gelmediğini ve iş sözleşmesinin devamsızlık sebebiyle fesh edildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, feshin geçerli sebeple yapılamaması sebebi ile davacını işe iadesine karar vermiş tazminatlardan her iki işverenide müteselsilen sorumlu tutmuştur.
Dairemizin 20.02.2012 tarihli, 2011-8322 esas, 2012-2265 sayılı kararı ile mahkemece davalılar arasındaki hizmet alım sözleşmesi ve teknik şartname getirtilerek incelenmeli, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olup olmadığı tespit edilmeli, bundan sonra ortaya çıkacak duruma göre bir karar verilmesi gerektiği bildirilmekle ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
Bozma ilamı ardından mahkeme ilgili belgeleri temin etmiş, dosyayı bilirkişiye tevdii etmek suretiyle yapılan inceleme neticesinde davalılar arasındaki alt işveren-asıl işveren ilişkisi muvazaa dayandığı gerekçesiyle geçersiz sayılarak, davacının başlangıçtan itibaren asıl işveren konumundaki K."nin işçisi olarak belirlenmesine ve. hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar vermiştir.
Kararı davacı, muvazaa iddiasının doğru olmadığı ."nin işçisi olduuğu iddiası ile temyiz etmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu"nun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. 4857 sayılı Kanun ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, pirim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Kanunun kullandığı “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte müteselsilen sorumluluğu vardır.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının ."deki işine iadesine karar verilmesi yerinde ise de davalı ... hakkında davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi hatalıdır. Mahkemece verilen hükmün işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden her iki davalı şirketin müteselsilen sorumlu olduğuna dair karar verilmesi gerekirken davalılardan yalnız ."nin sorumlu tutulması hatalı olup bozmayı gerektirir.
4857 sayılı Kanun"un 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın kabulü ile işverence yapılan feshin geçersizliğine, davacının davalı İstanbul Kültür ve Sanat Ürünleri A.Ş."deki işine İADESİNE ,
3-Davacının kanuni süre içinde başvurusuna rağmen davalı alt işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminattın her iki davalının birlikte sorumlu olmak kaydı ile miktarının davacının kıdemi, fesih sebebi dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacı işçinin işe iadesi için davalı alt işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilin tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5-Alınması gereken 27,70 TL harçtan peşin alınan 25,20 TL harcın tenzili ile bakiye 02,50 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine"ye gelir kaydına,
6-Davacının yapmış olduğu 362,35 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.500,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
8-Artan gider ve delil avansının istek halinde ilgilisine iadesine,
9-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde her iki davalıya ayrı ayrı iadesine, 23.03.2015 gününde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.