12. Ceza Dairesi 2014/7104 E. , 2014/12918 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat
Hüküm : 4.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
Davacı vekilinin 22.02.2011 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağı olan Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin, 2010/147 Esas - 2010/620 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) Cinsel istismar suçundan, 03.09.2009 – 03.11.2009 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, hükmün temyiz edilmeksizin 23.12.2010 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 22.02.2011 tarihinde, CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmış, manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı cinsel istismar suçunun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin davacının kendi kusuru ile tutuklanmasına neden olduğuna, tazminat miktarına ve eksik incelemeye ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, isteme aykırı olarak ONANMASINA, 27.05.2014 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ;
Manevi tazminat davaları kişilik hakkını koruyan, haksız tecavüzün doğurmuş olduğu olumsuz sonuçlarını, yani zararın giderilmesini, telafi edilmesini amaçlar. Manevi tazminat davası için, kişilik haklarının ihlal edilmesi özellikle sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin ihlali ve hukuka aykırı bir fiilin bulunması gerekir. Yakalanan veya tutuklanan kimsenin gerek aile gerek iş çevresinde itibarının sarsılması, aile, çocuk ve yakınları için tutukevinde hasret çekilmesi, kişinin tutuklanması nedeniyle ruhi sıkıntılar çekmesi, cezaevi şartları, buralarda duyduğu acı ve ızdıraplar kişinin manevi zararının giderilmesini gerekli kılar. Tutuklanan kimseye verilecek manevi tazminatın tespitinde; tutukluluk süresi, kişinin sosyal ve ekonomik yeri, üzerine yüklenen ve ceza kovuşturmasına konu olan suçun nitelik ve kapsamı göz önünde bulundurulmalıdır.
Bu açıklamalar ışığında, haksız yere yakalanan ya da tutuklanan kişinin çektiği acının karşılığı olarak manevi zarar ödenmesi gerektiği, bu zararın da her somut olay kendi şartları çerçevesinde değerlendirilerek belirlenmesi gereklidir.
Dosya kapsamı itibariyle, haksız yere 60 gün süreyle tutuklanan davacı beraat ettikten sonra aynı ilçede yaşamaya devam ettiği gibi, bir işyeri açarak da ticari hayatını sürdürmektedir, şu durumda tutuklamaya konu olan suç nedeniyle fazla miktarda manevi tazminat ödenmesini gerektirecek şekilde etkilenmediği de ortadadır, bu nedenlerle manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, özellikle tutuklamanın yapıldığı 03.09.2009 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi suretiyle tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değerin yaklaşık 6.000 TL olacağı ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, 60 gün süreyle tutuklanan davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçütlere uymayıp fazla tayin edildiğini düşündüğümüzden, sayın çoğunluğun manevi tazminatın yeterli olduğu yönündeki görüşüne iştirak etmiyoruz.