8. Hukuk Dairesi 2018/4477 E. , 2020/431 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil, Yıkım ve Tazminat
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, dava konusu 1443 parsel sayılı taşınmazda vekil edenin malik olduğunu, davalının ise dava konusu taşınmaza komşu 1442 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalının yaklaşık 6 yıl kadar önce taşınmazların sınırında bulunan vekil edenine ait olan taş duvarı yıktırarak tüm sınır boyunca vekil edeninin taşınmazına müdahale ettiğini, çit çektiğini, yine davalının vekil edenine ait olan ağaçları kestiğini belirterek, davalı tarafından vekil edeninin taşınmazına haksız olarak yapılan müdahalenin önlenmesine, müdahale edilen yerde bulunan yapıların yıkılmasına ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yıkılan duvar, kesilen ağaç bedelleri ve haksız kullanım bedeli olan 1.000,00 TL"nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu taşınmazlar üzerindeki sınırın 2009 yılında Meridyen Haritacılık aracılığıyla ölçtürülmesi sonucu oluştuğunu, bu sınıra göre davacının kendisinin aradaki duvarı yıkıp ağaçları kestiğini, vekil edeninin kendisine göre sınır belirlemediğini, ölçüme göre tel çit çekildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın müdahalenin men"i yönünden kısmen kabulü ile; 28.12.2015 tarihli bilirkişiler ... tarafından düzenlenen raporda mavi renkle taralı, 64 m2 yüzölçümdeki bölüme davalı tarafından yapılan müdahalenin men"ine, fazlaya ilişkin istemin reddine, müdahalenin men"ine karar verilen bölümde kali gerektirecek bir husus bulunmadığından kal isteminin reddine, tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi,ecrimisil, kal ve tazminat isteklerine ilişkindir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 1443 parsel sayılı taşınmazın davacı adına tam hisse ile, 1142 parsel sayılı taşınmazın ise davalı adına tam hisse ile tapuda kayıtlı olduğu, mahkemece yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporunda, 1143 parsel sayılı taşınmazın 64 m2"lik bölümüne davalı tarafından müdahale edildiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Ne var ki, aynı bilirkişi raporunda, taşınmazların bulunduğu köy genelinde yer kontrol nokta koordinatları ile parsellerin konumlarının zemin ile uyuşmadığı,uygulama niteliğini kaybettiği, teknik nedenlerle yetersiz kaldığı, eksiklik görüldüğü veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği Aksaray Kadastro Müdürlüğü tarafından tespit edildiğinden, söz konusu köyün tamamının 2014 yılında Tapu Kadastro Modernizazyon Projesi kapsamında 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 22 nci maddesinin ikinci fıkrasının a bendi gereğince uygulama kapsamına alındığı ifadelerine yer verilmiştir.
O halde, davaya konu taşınmazların bulunduğu mahalde yapılan yenileme kadastrosu çalışmalarının eldeki dava sonucunu etkileyeceği açıktır.
Hal böyle olunca; mahkemece yapılması gereken iş, dava konusu yerde yenileme kadastrosu çalışmalarının yapılıp-yapılmadığının araştırılması, yapılıyor ise sonucunun beklenmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi olmalıdır. Bu husus düşünülmeden yazılı olduğu üzere eksik inceleme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması isabetsizdir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK"nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK"un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK"un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 21.01.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.