1. Hukuk Dairesi 2021/2717 E. , 2021/4185 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği görüşüldü.
Davacı vekili, davacının Yalıntaş Köyü, Sığır yolu mevkii, 103 ada, 118 parsel nolu tarla vasfındaki taşınmazın nizasız fasılasız 30 yılı aşkın bir süredir malik sıfatıyla zilliyeti olduğunu, buralara buğday, arpa gibi tarım ürünleri ekerek tasarrufta bulunduğunu, taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit gördüğünü belirterek taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Kadastro sonucu Elbistan İlçesi Yalıntaş Köyü çalışma alanında bulunan 103 ada 118 parsel sayılı 52.426,69 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, bilirkişi raporunda 31.935,65 metrekare yüzölçümü ile gösterilen taşınmaz bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümünün davacı tarafından en az 20 yıldır ekilip biçildiğinin sabit olduğu gerekçesiyle bu bölüm yönünden kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme karar için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın komşusu olan parsellerin kadastro tutanakları ve varsa dayanakları getirtilerek nitelikleri belirlenmemiş, Mahalli bilirkişinin "1980’li yıllarda dava konusu yerler için mera olduğu şeklinde beyanlar nedeniyle 8-10 yıl ekilip biçilmediği" şeklindeki beyanı üzerinde durulmamış, yöntemine uygun hava fotoğrafı incelemesi yaptırılmamış, ziraat bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliği ve taşınmaz üzerindeki zilyetliğin başlangıcı ve sürdürülüş biçimi konusunda ayrıntılı rapor alınmamış ve keşif sırasında çekilen fotoğraflar üzerine davacı adına tesciline karar verilen taşınmaz bölümünün sınırlarının işaretlenmemiş olması nedeniyle, yapılan araştırma ve inceleme de hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, taşınmaz bölümüne ait en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmaz bölümünün bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle, buradan elde edilen verilere göre tepit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalı, dava konusu taşınmaz bölümüne komşu taşınmazların kadastro tutanakları ve varsa dayanakları olan kayıt ve belgeler ile çekişmeli taşınmazı kapsayacak şekilde mera tahsisi bulunup bulunmadığı ilgili kurumlardan sorulup varsa tahsis kararı ve krokisi celp edilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan üç kişilik mahalli bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşif sırasında varsa mera tahsis kararı ve haritaları uygulanıp kapsamı belirlenmeli;
Mahalli bilirkişi ve tanıklardan; çekişmeli taşınmaz bölümlerinin geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı taşınmazın öncesinin geleneksel biçimde kullanılan mera olup olmadığı, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte bitirildiği hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı;
Ziraat mühendisleri bilirkişi kurulundan; komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde çekişmeli taşınmaz bölümlerinin toprak yapısını, eğimini, bitki desenini ve tarımsal niteliğini belirten, taşınmaz bölümlerinin imar- ihyaya muhtaç yerlerden olması halinde imar-ihyanın tamamlandığı tarihi ve üzerinde bir zilyetlik mevcut ise zilyetliğin şeklini ve süresini açıklayan, taşınmaz bölümünün değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı;
Jeodezi veya fotogrametri uzmanı bilirkişiden; belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılmalı, bu kapsamda çekişme konusu taşınmaz hava fotoğraflarında gösterilmeli, bu yerin önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin kısmen veya tamamen ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine yönelik rapor alınmalı;
Fen bilirkişisine ise; keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmeli;
Bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Belirtilen ilkelere uygun olmayacak şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.