14. Hukuk Dairesi 2012/14871 E. , 2013/1528 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 18.08.2010 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men-i ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.03.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, kira sözleşmesine dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacı, asıl davada 11 ada 12 parsel ile 5 ada 10 parsel sayılı taşınmazları 15.09.2009 ile 31.12.2010 tarihleri arasında, ziraat amaçlı kullanmak için maliki olan dava dışı ... Genel Müdürlüğü ile aralarında kira sözleşmesi yaptıklarını, ancak kira sözleşmesine konu taşınmazlara davalılar tarafından ekip biçmek sureti ile haksız müdahale edildiğini belirterek, davalıların elatmasının önlenmesini ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Birleştirilen davada ise, asıl davanın davalılardan ...’in dava tarihinden önce vefat etmiş olması nedeni ile davacı tarafından, davalı ... mirasçılarına aynı istem ile dava açılmıştır.
Asıl davanın diğer davalısı ..., dava konusu taşınmazları ...’in kendisine şifahi olarak kiraya verdiğini ve 2009 ile 2010 yıllarında ekim yaptığını, ...’e hakkını verdiğini, davacı şirketin de daha sonra Burhanettin’den kira bedelini aldığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Birleştirilen dosyanın davalıları cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davalılardan ...’in davadan önce vefat ettiği, ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı ve davanın mirasçılara yöneltilerek de yürütülmesi mümkün olmadığı gerekçesi ile ... ve mirasçılarına karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Asıl dava, 18.08.2010 tarihinde açılmıştır. Davalılardan ...’in davanın açılmasından önce 27.07.2010 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Gerçekten, 04.05.1978 tarih ve 4/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı üzere ölü kişinin taraf ehliyeti bulunmadığından aleyhine dava açılamaz. Onun hakkındaki dava mirasçılar hasım gösterilmek suretiyle açılabilir. Ancak davacı, Burhanettin Yüceer mirasçılarına karşı da ayrı bir dava açmış ve bu davanın asıl dava ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Bu durumda birleştirilen davada çekişmenin esasının incelenmesi ve elatma olgusunun varlığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ölü kişi aleyhine açılan davanın mirasçılarına da yöneltilerek devam edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle “davanın reddine" karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, asıl davanın diğer davalısı ... hakkında, ceza mahkemesi tarafından, dava konusu taşınmazı kullanmak için her hangi bir hakka sahip olmadığını bilmediği, bu sebeple suç işleme kastı olmadığından beraatına karar verilmiş olduğu ve bu kararın da hukuk hakimini bağlayacağı bu durumda davalı ...’in kötü niyetinin olmadığı, ecrimisil tazminatının ise kötü niyetli zilyetten istenebileceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 74. maddesinde “Hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hakimini bağlamaz.” şeklinde düzenlenen hükmü gereği ceza mahkemesinin kusurun değerlendirilmesi ile ilgili tespiti hukuk hakimini bağlamaz. Mahkemece, davacının davalı ...’ın müdahalesi olmadığından bu konudaki taleplerinin konusuz kaldığına ilişkin beyanı da dikkate alınarak, bilirkişilerce hesaplanacak ecrimisil yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de isabetsizdir . Bu sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 05.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.