22. Hukuk Dairesi 2017/19684 E. , 2019/3252 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, iş akdine emeklilik koşullarının oluşması nedeniyle işçi tarafından son verildiğini öne sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda ve yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma ücreti alacağının doğru şekilde hesaplanıp hesaplanmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu"nun 41. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, fazla çalışma saat ücreti, normal çalışma saat ücretinin yüzde elli fazlasıdır. İşçiye fazla çalışma yaptığı saatler için normal çalışma ücreti ödenmişse, sadece kalan yüzde elli kısmı ödenir.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla çalışma saat ücretinin normal çalışma saat ücretinin yüzde elli fazlası değil yüzde yüz fazlası olarak hesaplandığı görülmektedir. Örneğin, işçinin fesih tarihindeki son günlük ücreti 72,27 TL olup bu ücret işçinin günlük 7.5 saatlik çalışmasının karşılığıdır. Buna göre saat ücreti 9,636 TL; yüzde elli zamlı tutarı ise 14,454 TL"dir. Oysa hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu tutar 19,27 TL olarak belirtilmiştir. Mahkemece bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Taraflar arasında bir diğer uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı Kanun"un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 31. maddesinde, hakimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup, madde uyarınca, hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davalıya ait işyerinde 10.05.1989-03.08.2013 tarihleri arasında 18 yıl 7 ay 19 gün çalışması bulunan davacının hiç izin kullanmadığı kabulü ile yıllık ücretli izin alacağı hesaplanmış ve hüküm altına alınmıştır. Davacının işe başladığı tarihten iş akdinin son bulduğu tarihe kadar geçen 18 yıl boyunca hiç izin kullanmamış olması hayatın olağan akışına aykırı olduğundan, hakimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde; Mahkemece, davacı asilin çalışma süresi boyunca izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün yıllık izin kullandığı konusunda beyanı alınmalı bundan sonra sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre bir karar verilmelidir.
4-Davacı işçi, işverene gönderdiği ihtarında miktar belirtmeksizin fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının ödenmesini talep etmekle işvereni bu alacakların tamamı yönünden temerrüde düşürmüştür. Açıklanan nedenle, Mahkemece, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretive yıllık ücretli izin alacaklarının tamamına 16.09.2013 olan temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken bu alacakların dava dilekçesinde talep edilen miktarına temerrüt tarihinden, geri kalan kısmına ıslah tarihinden faiz yürütülmüş olması doğru bulunmamıştır.
5-Davalıdan tahsiline karar verilen alacakların net mi yoksa brüt tutarlar mı olduğunun hüküm yerinde açıklanmaması da infazda tereddüt yaratır mahiyette olduğundan hatalı bulunmuştur.
Mahkemece belirtilen yönler gözetilmeden karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 14.02.2019 gününde oybirliği ile karar verildi.