Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/3213
Karar No: 2020/1781
Karar Tarihi: 11.03.2020

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2017/3213 Esas 2020/1781 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2017/3213 E.  ,  2020/1781 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS-BEDEL

    Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil, tenkis, bedel davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından süresinde ve davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 03.03.2020 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden davacılar Apti Gencer v.d. vekili Avukat ve İhbar olunan ... gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

    -KARAR-

    Asıl ve birleştirilen davalar, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal-tescil olmadığı takdirde tenkis ve bedel istemlerine ilişkindir.
    Asıl ve birleştirilen davada davacılar, mirasbırakanları ...’in mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla 1221 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki bir kısım payını kızı olan davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, daha sonra kat karşılığı bina yapılan taşınmazda payına karşılık 5 ve 7 nolu bağımsız bölümlerde davalıya pay verildiğini, 7 nolu bağımsız bölümdeki payını davalının dava dışı ....’a satış suretiyle temlik ettiğini ileri sürerek, 5 nolu bölümün tapu kaydının iptali ve miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı taktirde tenkise; 7 nolu bağımsız bölümdeki 187/192 payın üçüncü kişiye satışı nedeniyle şimdilik 30.000,00 TL bedelin yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
    Asıl ve birleştirilen davada davalı, tenkis davasının hak düşürücü sürede içinde açılmadığını, mirasbırakanın minnet duygusuyla dava konusu taşınmazı temlik ettiğini, gerçekte yükleniciye ait olan 7 nolu bölüm bakımından kendisine bir bedel ödenmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, çekişme konusu taşınmaz payının davalıya temlikinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesi ile asıl ve birleştirilen davaların reddine dair verilen karar Dairece ‘’...murisin tek malvarlığı olan çekişme konusu taşınmazdaki payını kızı davalıya temlikindeki gerçek iradesinin mirasçıdan mal kaçırmak olduğu, dosya kapsamı ve tanık beyanları ile minnet borcunu gerektiren bir durumun söz konusu bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Hâl böyle olunca; davanın ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.’’ gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde tapu iptal ve tescil ile bedel istemlerinin kabulüne karar verilmiştir.
    Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakanın 29.09.2007 tarihinde öldüğü, geride davacı çocukları ... ve ... ile davalı kızı ...ve dava dışı oğlu ...in mirasçı olarak kaldığı, mirasbırakanın paydaşı olduğu 1221 ada 1 parseldeki 307/2400 payını 23.12.1992 tarihinde davalıya satış suretiyle devrettiği, 307/2400 payını da uhdesinde bıraktığı, mirasbırakan ve davalının dava dışı yüklenici ile birlikte 06.07.2005 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdettikleri ve 25.10.2010 tarihinde yapılan kat irtifakı tesisi sonucunda asıl davaya konu 5 nolu bağımsız bölümün eşit paylarla davalı ile mirasbırakan adına, birleşen davaya konu 7 nolu bağımsız bölümün de 187/192 payının davalı ..., kalan payının yüklenici adına tescil edildiği, 7 nolu bağımsız bölümün tamamının 06.06.2011 tarihinde dava dışı 3. bir kişiye temlik edildiği anlaşılmaktadır.
    Hemen belirtmek gerekir ki, bozma kararında belirtildiği şekilde 5 nolu bağımsız bölüm yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
    Davacıların tüm, davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
    Bilindiği üzere, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda dava değeri taşınmazın tümünün değeri üzerinden davayı açan mirasçı ya da mirasçıların payına isabet eden değer olup harç ise kamu düzeni ile ilgili olduğundan temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın re’sen gözetilmesi gereken hususlardandır.
    Somut olayda, asıl dava 10.000-TL değer gösterilmek suretiyle açılmış, yargılama sırasında yapılan keşif sonrası çekişmeli taşınmazın değerinin 200.000-TL olduğu belirlenmiş olup, belirlenen bu miktar üzerinden davacıların miras payına isabet eden değerin 50.000 TL olduğu ve yargılama sırasında harcın tamamlandığı gözetilmeksizin eksik harca ve asıl davada kendisini vekille temsil ettiren davacılar yararına eksik vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
    Öte yandan, 25.10.2010 tarihli kat irtifakı tesisinde 1 nolu bölümün davacılar ile dava dışı mirasçı Ahmet, yüklenici ve diğer taşınmaz paydaşları adına; çekişme konusu 5 nolu bölümün 5/8 payının davalı ..., 3/8 payının da davacılar ile dava dışı mirasçı Ahmet adına; 2, 3, 4, 6, 8, 9 ve 10 nolu bölümlerin dava dışı taşınmaz paydaşları ile yüklenici adına tescil edildiği, 06.05.2007 tarihinde dava dışı yüklenici ile akdedilen kat karşılığı inşaat sözleşmesinde mirasbırakan ile davalıya taşınmazdaki payları karşılığında sadece 5 nolu bağımsız bölümün yarı yarıya verileceğinin kararlaştırıldığı açıktır. Nitekim davalı ile dava dışı bir kısım taşınmaz paydaşları 25.10.2010 tarihli vekaletname ile sözleşmede paylarına isabet eden 4, 5 ve 8 nolu bölümler haricindeki bağımsız bölümleri dilediği kişiye satması için yükleniciyi vekil tayin etmiştir. Açıklanan bu olgular birlikte değerlendirildiğinde, 7 nolu bağımsız bölümün kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında davalıya isabet ettiğine dair bir delil dosyada bulunmamakta olup, 7 nolu bağımsız bölüm yönünden davalı ... tarafından yüklenici ile birlikte yapılan temlik sonucunda davalı ...’ya bir bedel ödenmediği sonucuna varılmaktadır. Anılan bu husus ilk temyiz incelemesi sırasında gözden kaçırılmış ve yeniden yapılan inceleme sonucu anlaşılmış olup maddi hataya dayalı bozma ilamına uyulmasında usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceği kuşkusuzdur.
    Hal böyle olunca, asıl davanın kabulü ile davacıların miras payına isabet eden 50.000-TL üzerinden harç ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi, birleştirilen davanın ise reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
    Kabule göre ise, kat irtifakı tesisi yoluyla oluşan bağımsız bölümler üzerinden davacıların miras payı açıkça belirtilerek veya veraset ilamına atıf yapılarak tapu iptal ve tescil hükmü kurulması gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde arsa payı üzerinden ve miras payları belirtilmeden iptal-tescile karar verilmesi de isabetsizdir.
    Tarafların değinilen yönler itibariyle yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.01.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince temyiz eden taraflardan gelen davalı-birleştirilen davada davalı vekili için 2.540.00. TL. duruşma vekâlet ücretinin diğer temyiz eden davacılar-birleştirilen davada davacılardan alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 11.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi