1. Hukuk Dairesi 2021/2614 E. , 2021/4187 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVACILAR : ... V.D.
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin olarak verilen karar davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği görüşüldü;
Davacı, hudutlarını dava dilekçesinde gösterdiği tahminen 6000 metrekare yüzölçümüne sahip taşınmaz bölümünün kadastro sırasında taşlık vasfıyla kadastro harici bırakıldığını belirterek imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği dolayıısyla adına tescilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında taşınmazın toplulaştırma sonucu 127 ada 1 parsel numarasını aldığını belirterek tapu iptal ve tescil istediklerini beyan etmiştir.
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairece; "fen bilirkişisince hazırlanan 05.03.2012 tarihli krokide A harfi ile gösterlen kısma yönelik davanın reddine ilişkin kararın onanmasına, (B) harfi ile gösterilen kısma yönelik ise komşu 1, 856 ve 858 parsellere revizyon gören tapu kayıtlarının dava konusu yerin içinde kaldığı 127 ada 1 parsel sayılı taşınmazı mera okuduğu açıklanarak yöntemine uygun şekilde mera araştırması yapılması belirtilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda çekişmeli 127 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile, fen bilirkişileri ..."ın 13.01.2014 havale tarihli krokili raporlarında (A) harfi ile işaretlenen 1745 ve (B) harfi ile işaretlenen 3230 metrekare olmak üzere toplam 4975 metrekarenin davacı adına tesciline karar verilmiş;
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece, “...Yargıtay bozma ilamı öncesinde alınan 05.03.2012 tarihli fen bilirkişi raporunda çekişmeli 127 ada 1 parsel sayılı taşınmazın Malatya-Adana şosesinin doğusunda toplulaştırma sonucu dışarda kalan 475 metrekarelik bölüm dava konusu dışında olmasına rağmen, bozma ilamı sonrasında bu bölümün davaya konu hale getirilmesi isabetsiz olduğu gibi bozma öncesi hakkında red kararı verilen ve bu kısma ilişkin hükmün onanmasıyla kesinleşen A=1270 metrekarelik bölüm hakkında yeniden hüküm kurulması ve üstelik kabul kararı verilmesinin de isabetsiz"olduğu gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 127 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile 05.03.2012 havale tarihli raporda (B) harfi ile işaretlenen 3.230 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın davacılar adına miras hisseleri oranında adlarına tesciline karar verilmiştir.
Ne var ki; Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamının gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Her ne kadar bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece, hükme esas alınan fen bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü üzerinde, davacılar lehine, Kadastro Kanunu"nun 14. ve 17. maddesinde belirtilen zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamında; Taşınmaza komşu 856, 1, 858 sayılı parsellere revizyon gören tapu kayıtlarının dava konusu yerin içinde kaldığı 127 ada 1 parseli mera okuduğu,bu halde tahsisli ve kadim mera araştırmasının yapılması zorunlu olduğuna işaret edilmesine rağmen, taşınmazın mera niteliğinde olup olmadığı kesin olarak belirlenmemiş, 1985 ve 1999 tarihlerine ait hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından temin edilerek jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiden rapor alınmış ancak bu rapor, taşınmaz bölümlerinin evveliyatını, kullanım süresini, niteliğini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığını açıklamaktan uzak ve son derece yetersiz rapor olmasına rağmen denetime elverişli rapor alınmamış, komşu taşınmazların kadastro tutanakları getirtildiği halde komşu parsel uygulaması yapılmamış, taşınmaz bölümünün niteliğini belirlemekten uzak tek kişilik ziraatçi bilirkişi raporu hükme esas alınmış, böylelikle bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bu şekilde eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili ve idari merciler tarafından 4753, 5618 ve 4342 sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı ilgili mercilerden sorulup saptanmalı, mera tahsis kaydı var ise mera tahsis kaydı ve dayanağı haritalar getirtilip uygulanmalı, dava konusu taşınmazın mera tahsis kaydı kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli, mera tahsis kaydı yok ise Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek, taşınmazların bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre çekişmeli taşınmaz bölümünün dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğü"nden getirtilerek dosya arasına konulmalı, aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalar, uydu fotoğrafları ile memleket haritaları temin edilmeli, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde, elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek aynı köy ve komşu köylerin halkından ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi ile fen bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, taşınmazın öncesinin ne olduğu, geleneksel (kadim) biçimde mera olarak kullanılan yerlerden olup olmadığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın kamu orta malı niteliğinde mera, yaylak, kışlak gibi yerlerden olup olmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellere ait kadastro sırasında revizyon gören tapu ve vergi kayıtları uygulanmalı, kayıtların taşınmazlar yönünü ne gösterdikleri üzerinde durulmalı, beyanlar arasında oluşacak çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmesine çalışılmalı, mahkeme hakiminin taşınmaza ilişkin ayrıntılı gözlemi tutanağa aynen aktarılmalı; 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, taşınmazın öncesinin mera niteliğinde olup olmadığını, toprak yapısını, eğimini, bitki desenini, çekişmeli taşınmazların komşu parsellerden nasıl ayrıldığını, aralarında doğal ya da yapay ayırt edici bir sınır bulunup bulunmadığını açıklayıp, tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, taşınmazın öncesini ve mevcut niteliğini açıklayan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve uydu fotoğrafları üzerinde uygulama yaptırılarak, taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin, mera vasfında olup olmadığının, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verir komşu taşınmazları da gösterir şekilde kroki ve rapor düzenlemesi istenmeli; yapılan araştırma ve inceleme sonucu taşınmazın öncesinin mera olduğunun anlaşılması halinde, meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça bir değer taşımayacağı gözetilmeli; dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olmadığı sonucuna varıldığı takdirde, zilyetlik hükümlerine göre inceleme yapılmalı bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, alınan peşin harcın dahili davalı ... Belediye Başkanlığına geri verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.