16. Ceza Dairesi 2020/6609 E. , 2021/4021 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : Sanıkların TCK"nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK"nın 53, 58/9, 62, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetlerine dair istinaf başvurularının esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık ... Mileyhen müdafinin ceza miktarı itibariyle yasal şartları taşımayan duruşma talebinin CMK"nın 299. maddesi uyarınca reddine;
Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet hükmünün sanığa baroca atanan zorunlu müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyanın gönderildiği Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince henüz bir karar verilmeden Av. ..."nun 30/01/2020 tarihinde dosyaya sanık müdafi olduğuna dair vekaletname ibraz ettiği, CMK"nın 156/3 maddesinde düzenlenen "Şüpheli veya sanığın kendisinin sonradan müdafi seçmesi halinde, baro tarafından görevlendirilen avukatın görevi sona erer." hükmü gereğince istinaf mahkemesi kararının vekaletnameli müdafi Av. ..."na tebliğ edilmesi gerekirken görevi sona eren zorunlu müdafiye tebliğ edildiği, sanığın vekaletname sunan müdafinin kararı öğrenmiş olması nedeniyle tekrar gerekçeli kararın bu müdafiye tebliğine yer olmadığı, kararı öğrenme tarihinin
tebliğ tarihi sayılması gerektiği, kararı öğrenme üzerine yasal süresi içinde temyiz ettiği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, tebliğnamedeki süre yönünden red düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK"nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).
TCK"nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3"ten 3/4"e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Haklarında başlatılan ceza soruşturmasında sanıkların, yakalandıktan sonra aşamalardaki savunmalarında bilgileri ölçüsünde temas ettikleri diğer örgüt mensupları ve kendi eylemleri hakkında beyanda bulundukları ve kovuşturma sonuna kadar bu beyanlarından özleri itibariyle dönmedikleri, beyanlarına göre samimi olarak pişmanlık duydukları tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK"nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesinde yazılı etkin pişmanlık
hükümlerinin uygulanması ile verilen bilgilerin niteliği, faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunulan aşama gözetilerek belirlenen cezadan takdir edilecek makul bir indirim yapılması gerekirken dosya kapsamı ile uyuşmayan yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı CMK"nın 302/2. maddesi uyarınca sanıklar ... ve ... hakkındaki hükümlerin BOZULMASINA, sanıklar hakkında verilen hükme nazaran tutuklulukta geçirdikleri süre, bozma nedenleri ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak TAHLİYELERİNE, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 17.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.