17. Hukuk Dairesi 2014/5198 E. , 2015/12838 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların sürücüsü, işleteni, zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu araçların, 28.02.2007 tarihinde karıştığı trafik kazasında yaya olan müvekkillerinin desteği küçük ..."in hayatını kaybettiğini, davalılardan ... kaldırıma diktiği elektrik direğinin yolu kapatmış olması nedeniyle ve davalı belediyenin ise gerekli gözetim ve denetim görevini yapmaması nedeniyle zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi, 10.000,00 TL destekten yoksun kalma, 5.000,00 TL maddi tazminat ile küçük kardeş ... için ayrı ayrı 10.000,00"er TL manevi
tazminatın, olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekili, yargılama sırasında davalılardan ...Teks San Ltd Şti yönünden davadan feragat etmiş, davalılar ...,... Sigorta A.Ş.,...Sigorta A.Ş. aleyhine açtığı davayı ise atiye bırakmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın bir kısım davalılar yönünden feragat edilmesi bir kısım davalılar yönünden atiye bırakılması nedeniyle, davalılardan ... Belediyesi ve ... aleyhine devam ettiği, bu davalılar yönünden hizmet kusuruna dayanıldığı, bu nedenle idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine dair verilen karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi"nin 02.07.2009 gün ve 2009/6211 Esas, 2009/8934 Karar sayılı ilamı ile davalı ..."ın faaliyetlerini özel hukuk düzenlemelerine bağlı olarak yürüten bir kuruluş olması nedeniyle, davanın idari yargıda değil adli yargıda çözülmesi gerektiği gerekçesiyle karar davalı ... yönünden bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davalılar ,... Sigorta A.Ş., ... A.Ş.,...Teks San ve Tic Ltd Şti, ... ve ... aleyhine açılan davada mahkemece verilen önceki hükmün kesinleşmesi nedeniyle yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 156,53 TL, davacı ... için 237,69 TL, maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Ayedaştan tahsiline, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 25"er TL"den toplam 50 TL"nın, kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Ayedaştan tahsiline, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 500"er TL, ... için 100"er TL, manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faziyle birlikte davalı ..."tan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1- Dava konusu kazanın ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamasında, 21.5.2007 tarihli trafik bilirkişisinin düzenlediği raporda, sürücü ... tali kusurlu(2/8), sürücü Hasan Kaya asli kusurlu(5/8),
yaya Berivan kusursuz, kaldırım üzerine elektrik direği tesis eden, izin veren kurumun tali kusurlu(1/8) olduğu belirtilmiştir. Ceza mahkemesince alınan Adli Tıp Kurumu raporunda Sürücü Hasan asli kusurlu, sürücü Nejmi tali kusurlu, kazada hayatını kaybeden Berivan kusursuz bulunmuş bu kusur raporu esas alınarak sanıkların cezalandırılması yoluna gidilmiş, temyiz incelemesinde CMK 231. maddesinin uygulanması için hüküm bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak verilen hüküm itiraz edilmeden kesinleşmiştir.
Mahkemece yargılama sırasında alınan kusur raporunda ise davalı ..."ın elektrik direğini yaya kaldırımı üzerine dikmesi nedeniyle 0,5 oranında kusurlu olduğu, diğer davalı Belediyenin de elektrik direğinin dikimi ve sonrası dönemde kaldırılması konusunda Ayedaş"a bir talepte bulunmaması bakımından 0,5 kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunda davalı ..."ın 0,5 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek davalı ..."ın sorumlu olduğu tazminat miktarı hesaplanmıştır. Mahkemece de bu rapor hükme esas alınmıştır.
BK.53.(TBK.74) maddesinde haksız eylemin “kusur” öğesi konusunda hukuk hakimine tanınan yetkiler iki bölüm olup, birincisi “kusur bulunup bulunmadığına”, öteki “kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye” ilişkindir.
Maddenin ilk cümlesine göre :”Hakim, kusur bulunup bulunmadığına karar vermek için, ceza hukukunun sorumluluk kurallarıyla bağlı değildir.”
Madde metninden çıkan anlama göre, bağlı olunmayacak olan yalnızca “ceza hukukunun sorumluluk kuralları”dır. Yoksa suçun işlendiğine ilişkin hükümlülük kararları, ceza mahkemesinde toplanan kanıtlar, hukuka aykırılık durumları, nedensellik bağı ve maddi olgular hukuk hakimini bağlayacaktır. Öyleyse hukuk hakiminin “kusur bulunup bulunmadığına” karar vermedeki bağımsızlığı, sınırsız bir bağımsızlık değildir. Eğer ceza mahkemesinde hükümlülük kararı verilmiş ve haksız eylemi işleyen belli bir oranda kusurlu bulunmuşsa, hukuk hakimi artık bunu büsbütün yok sayamayacak; yeniden kusur oranı belirlerken, ceza mahkemesinde toplanan kanıtları ve maddi olguları gözönünde bulunduracaktır.
Kesinleşen ceza yargılamasında kaldırım üzerine elektrik direği tesis eden, izin veren kurumun (1/8) oranında tali kusurlu olduğunun belirlenmiş olması karşısında, davalı ..."ın 1/8 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek tazminat
hesabına esas kabul edilmesi gerekiren ... 0.5 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek tazminat miktarının belirlenmesi doğru değildir.
2-Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır.
Zira, M.K.nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacılar için takdir olunan manevi tazminatın az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere de kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 26/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.