Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2013/22044
Karar No: 2014/13371
Karar Tarihi: 02.06.2014

Özel hayatın gizliliğini ihlal - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/22044 Esas 2014/13371 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Sanıkların özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan beraat ettikleri, mahkemenin vicdani kanıt sistemi ile hareket ettiği ve delillerin gerçekçi, akılcı, kanıtlayıcı ve hukuka uygun olması gerektiği belirtildi. İkrarın diğer kanıtlar gibi serbestçe takdir edilip değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Sanıkların mahkeme huzurunda doğrulanmamış idari soruşturma sırasındaki ifadelerine dayalı olarak mahkumiyet kararı verilemeyeceği, katılanın bilgisi ve rızası dışında kaydedilen özel görüntülerin tek başına sübuta yeter delil olarak kabul edilemeyeceği belirtildi. Hükümler kanuna aykırı bulunarak bozuldu fakat beraat eden sanıklar yararına maktu vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiği belirtildi. Kanun maddeleri olarak 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi ve 1412 sayılı CMUK'un 321. ve 322. maddeleri belirtilmiştir.
12. Ceza Dairesi         2013/22044 E.  ,  2014/13371 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
    Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal
    Hüküm : Beraat

    Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    Ceza yargılaması hukukunda vicdani kanıt sistemi benimsenmiştir. Bu sistemle ifade edilmek istenen hem kanıt serbestliği, hem de kanıtların değerlendirilmesi serbestliğidir. Ceza yargılamasında somut gerçek arandığından, hakimi bu gerçeğe götürecek her şey kanıt olabilir. Ancak hükme dayanak alınan kanıtların gerçekçi, akılcı, olayı temsil edici, kanıtlayıcı ve hukuka uygun bulunmaları, mutlak surette her türlü kuşkuyu gidermeye yeter düzeyde olmaları gerekir. Bu belirlemeler ceza yargılamasında şekli duruma değil, somut gerçeğe itibar edileceğini ortaya koymaktadır. Aksinin kabulü hak ve adalet duygularını yaralayacaktır.
    Vicdani kanıt sisteminin geçerli bulunduğu ceza yargılaması hukukumuzda, özgür iradeye dayalı olan ikrarın da, diğer tüm kanıtlar gibi hakim tarafından serbestçe takdir edilip değerlendirilmesi gerekir. Gerçekten de, bir kimsenin suçlu olmadığı halde kendisini suçlu sayması veya bir başkasının suçunu kabullenmesi mümkündür. O halde, ikrarın hangi aşamada gerçekleştiği ve özgür iradeye dayalı olup olmadığı, ikrarda bulunanın beyanın ciddiyetini ve bundan doğacak sonuçları bilip bilmediği, ikrarın başkaca kanıtlar veya emarelerle desteklenip desteklenmediği, hayatın olağan akışına uygun düşüp düşmediği, kuşkudan arınmışlığını ve belirliliğini zayıflatacak biçimde ikrardan dönülüp dönülmediği gibi hususlar da gözönünde bulundurulmak suretiyle somut olaydaki ikrarın kanıt değeri ortaya konulmalı ve ispat sorunu bu şekilde çözümlenmelidir.
    Bu açıklamalar ışığında incelenen dosya kapsamına göre, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların, katılanın cinsel mahremiyetine ilişkin görüntüsünü, gizlice kaydettikleri iddiasına konu olayda,
    Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde subay olarak görev yapmakta olan sanıkların, haklarında başlatılan idari soruşturma kapsamında, müdafiileri hazır bulunmaksızın alınan, iddiaya konu eylemi gerçekleştirdiklerine yönelik beyanlarının, duruşmada alınan, atılı suçu işlemediklerine dair savunmalarıyla çelişmesinden dolayı sanıkların mahkeme huzurunda doğrulanmamış idari soruşturma sırasındaki ifadelerine dayalı olarak mahkumiyet kararı verilemeyeceği gibi, katılanın bilgisi ve rızası dışında kaydedilen özel görüntülerinin mevcut olduğuna ilişkin katılanın iddiası, tanık anlatımı ya da maddi bir delil bulunmaması karşısında, başkaca bir delille desteklenmeyen, kuşkudan arınmamış ikrarın, tek başına, sübuta yeter delil olarak kabulü mümkün görülmediğinden,
    Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, mahalli Cumhuriyet savcısının mevcut delil durumuna nazaran atılı suçtan sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
    Beraat eden ve kendilerini vekil ile temsil ettiren sanıklar yararına, hazine aleyhine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi"nin 13/5. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
    Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına, “3- Beraat eden ve kendisini aynı vekil ile temsil ettiren sanıklar yararına, hazine aleyhine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi"nin 13/5. maddesi gereğince, 600,00 TL maktu vekalet ücreti tayin edilmesine,” ibaresinin ilave edilmesi ve hüküm fıkrasındaki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi