Esas No: 2012/1870
Karar No: 2014/5732
Karar Tarihi: 24.02.2014
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2012/1870 Esas 2014/5732 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/10/2011
NUMARASI : 2009/64-2011/492
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilin davalı şirketin Marmaris’teki işyerinde 01.05.2002 ile 01.06.2008 tarihleri arasında raf düzenleme ve sipariş elemanı olarak asgari ücretle çalıştığını, sigortasının bir kısmının İzmir, bir kısmının ise İstanbul’daki şirket merkezinden yatırıldığını, iş akdinin hiçbir neden olmaksızın haksız olarak feshedildiğini, yıllık ücretli izinleri kullandırılmadığı gibi karşılığı olan ücretlerin de ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının 01.05.2002 ile 29.05.2008 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığını, 29.05.2008 günü davacının işverene müracaat ederek hizmet akdi ile çalışmak istemediğini ve plasiyer sözleşmesi imzalayarak kendi nam ve hesabına çalışmak istediğini bildirdiğini, bu isteğinin kabul edildiğini, davacının 01.06.2008 tarihi itibariyle vergi kaydını başlatarak vergi mükellefi olduğunu, kendi isteğiyle işten ayrılan işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmayacağını, davacının yıllık izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı yasal süresinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasında davacının iş akdinin kim tarafından ve ne şekilde sona erdirildiği konularında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı iş akdinin işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini iddia etmiştir. Davalı ise davacının kendi işini kurmak istediğini, bu nedenle davacı ile plasiyerlik sözleşmesi imzalandığını, davacının kendi işini kurduğunu ve vergi mükellefi olarak kayıtlı olduğunu, iş akdinin davacının istifası ile sona erdiğini savunmuştur.
Feshe ilişkin olarak dinlenen davacı tanıkları davacının işe gelirken birden bir gün gelmediğini, kendisiyle telefonda görüştüklerini ve işten çıkarıldığını söylediğini, davalı tanıkları ise davacının tüccar plasiyerlik kadrosuna geçmek için işten ayrıldığını, vergi kaydı yaptırdığını beyan etmişlerdir.
Davacı iş akdinin 01.06.2008 tarihinde feshedildiğini, davacı ise 29.05.2008 tarihinde feshedildiğini beyan etmiştir. İşten ayrılma bildirgesine bakıldığında işten ayrılma tarihi olarak 01.06.2008 tarihinin bildirildiği görülmektedir. Hizmet cetveli dökümünden davacının 01.06.2008 tarihine kadar çalışması bildirilmiştir. Dosyada yer alan tüccar plasiyer sözleşmesine bakıldığında sözleşmenin 29.05.2008 tarihli olduğu ve Marmaris 4. Noterliği tarafından onaylandığı anlaşılmaktadır.
Tüm bu belgeler karşısında Mahkemece davacı asil duruşmaya çağrılarak adı geçen belgelere karşı beyanı alındıktan sonra dava aydınlatılıp fesih olgusunun değerlendirilmesi gerekirken; İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi, T.C. Anayasası ve Hukuk Usulü Muhakemesi Kanunu’nda kararların gerekçeli olarak yazılması gerektiğinden bahsedilerek dava konusu fesih olgusu yerine fesihten 4 sene önceki bir istifa dilekçesi değerlendirilerek gerekçesiz şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 24.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.