16. Hukuk Dairesi 2012/5718 E. , 2013/509 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle;"eksik inceleme sonucu verilen hükmün isabetsiz olduğu belirtilerek tapu kaydının yöntemine göre uygulanması, zilyetlik durumunun araştırılması, kıyı kenar çizgisinin belirlenmesi, bundan sonra toplanan delillerin sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 76 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 nolu parsellerin tespitinin iptali ile fen bilirkişi rapor ve krokisinde 76 ada 1 parsel sayılı taşınmazın (A) harfiyle gösterilen 445 m2"lik, 76 ada 2 nolu parselin (B) harfiyle gösterilen 692 m2"lik, 76 ada 3 nolu parselin (C) harfiyle gösterilen 493 m2"lik, 76 ada 4 nolu parselin (D) harfiyle gösterilen 525 m2"lik ve 76 ada 5 nolu parselin (E) harfiyle gösterilen 439 m2"lik bölümünün tespit dışı bırakılmasına, 76 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların kalan bölümleriyle 76 ada 6, 7, 24 ve ve 30 ada 1 numaralı parselin tespit gibi tescili ile 64 hisse kabul edilerek paylı olarak ... (Ergüney), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... adlarına tescillerine, 30 ada 17 parsel sayılı taşınmazın ise kanal niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ile müdahiller ..., ..., ... ve ve ... mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların bir bölümünün dayanak tapu kaydı kapsamında kalıp, tarım arazisi olduğu, bir bölümünün ise kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ne var ki, bozma kararına uyulmasına rağmen, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Tespite esas alınan Ağustos 1978 tarih 39 numaralı tapu kaydı ifraz yoluyla oluştuğu ve haritası olduğu halde ifraza ilişkin harita zemine uygulanarak kapsamı belirlenmemiş, tapu kaydının kapsamı dışında kalan bölüm bulunup bulunmadığı araştırılmamış, kapsam dışı alan bulunması halinde bu bölüm yönünden gerek tespit malikleri gerekse temyiz eden katılanlar yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 14 ve 17. maddesi koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmamıştır. Eksik incelemeyle ve hükmüne uyulan bozma ilamı gerekleri tam olarak yerine getirilmeden karar verilmesi doğru değildir. O halde doğru sonuca varılabilmesi için yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarının katılımı ile mahallinde yeniden keşif yapılmalı, ifraz krokisi 3402 sayılı Yasa"nın 20/A maddesi gereğince yerel bilirkişi yardımı ve fen bilirkişi aracılığı ile zemine uygulanmalı, kapsamı belirlenmeli, fen bilirkişisine ifraz haritası ve kadastro paftası çakıştırılmak suretiyle yapılan uygulamayı, tapu kaydının kapsamını ve sınırlarını ayrıntılı olarak gösterecek şekilde, keşfi izlemeye elverişli ayrıntılı harita düzenlettirilmelidir. Bundan sonra taşınmazın tamamının ya da bir bölümünün davalı taraf tapu kaydının kapsamında kaldığının anlaşılması halinde bu bölüm yönünden Hazinenin ve katılanların davasının reddine ve davalılar adına tescile karar verilmesi gerektiği düşünülmeli; kaydın kapsamı dışında kalan taşınmaz bölümü yönünden ise davalılar ve temyiz eden katılanlar yönünden zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmayacağı tartışılıp, temyiz edilmeyerek bozma kapsamı dışında kalan yönler de göz önüne alınarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Kabule göre de fen bilirkişi raporunda 76 ada 1, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların gerçek yüzölçümleri belirtildiği halde bu yön üzerinde durulmaması da isabetsizdir. Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.