Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2011/11890
Karar No: 2013/4294

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2011/11890 Esas 2013/4294 Karar Sayılı İlamı

20. Hukuk Dairesi         2011/11890 E.  ,  2013/4294 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

    Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 12.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı ... mirasçısı ... tarafından istenilmekle, tayin olunan 19.04.2011 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden ... vekili Avukat.... geldi, diğer taraftan Hazine vekili Avukat... ve Orman Yönetimi vekili Avukat .... geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
    K A R A R

    Kadastro sırasında .... Köyü, .... Mevki 245 ada 1 parsel sayılı 832,27 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tek katlı kagir ev ve tarlası niteliğiyle, öncesinde dava dışı 245 ada 1 ilâ 13 sayılı parseller ile bir bütün olarak atalarından intikal edip, ....’in zilyetliğindeyken, bu yeri ifrazen 1989 yılında eşit paylar ile ..., .... sattığı, ancak; 2/4 payın maliklerinin kimliğinin bilinemediğinden söz edilerek, bir hak kaybına yol açmamak için 2/4 pay Hazine, 1/4"er pay da ... ve .... adlarına tesbit edilmiş, daha sonra bu parselin .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/1 esasında dava konusu olduğundan söz edilerek Hazine adına tesbit edilmiştir.
    ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/1 Esasına kayıtlı dava dosyasında, davacı ... tarafından davalılar Hazine, Orman Yönetimi ve Köy Tüzel Kişiliği aleyhine Hisarönü Köyünde bulunan sınırlarını bildirdikleri 1000 m² yüzölçümündeki taşınmazın adlarına tapuya tescili, yine ... tarafından ...mirasçıları aleyhine, Hisarönü Köyü, Kürardı Mevkiinde sınırları bildirilen taşınmazı ...terekesi temsilcisi Şahin Üye ve Fatih Özkayadan, 12.08.1991 gün ve 10884 yevmiye numaralı noter satış vaadi sözleşmesiyle satın aldığı, ancak; bu kişilerin bu yeri ferağa yanaşmadıkları, daha önce tescil davası açtığı 1000 m² yer ile birlikte 957 m² yer de dahil edilerek 1957 m² yerin adına tescilii istemiyle açtıkları davalar ile, ...tereke temsilcisi Şahin Üye tarafından davalı sıfatıyla Hazine, ile tescil davasının davcısı ... gösterilmek suretiyle ve müteriz davacı sıfatıyla tescil davasına konu taşınmazın Temmuz 1969 gün ve 63,64 ve Şubat 1962 tarih 4 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığından, tapu maliki mirasçıları adına tescili istemiyle katıldıkları davalar birleştirildikten sonra, çekişmeli yer için kadastro tesbit tutanağı düzenlendiği gerekçesiyle görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Orman Yönetimi çekişmeli parselin orman sayılana yerlerden olduğu iddiasıyla, orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece diğer davaların reddine, katılan ... Yönetiminin davasının kabulüne, çekişmeli parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm ... mirasçısı davacılar Ahmet Günan ve ... ile Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
    -2-
    2011/11890 - 2013/4294

    Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1967 yılında, idari sınır ile bağlı kalınmadan seri usûlüne göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1981 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 2. madde uygulaması ve 1988 ilâ 1990 yıllarında yapılıp 08.07.1991 tarihinde ilân edilerek dava tarihinde kesinleşmiş olan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 6831 sayılı Kanunun 2896 ve 3302 sayılı Kanunlar ile değişik 2/B uygulaması vardır.
    Davacılar Rezzan Can"atan mirasçıları Ahmet Günan ve ..., davalarında hem Eylül 1340 tarih 3 numaralı sicilden, Şubat 1962 tarih 1ve 4, Temmuz 1969 tarih 63 ve 64 sıra numaralı sicillere oradan da Haziran 1998 tarih 16 numaralı sicile giden tapu kaydı kapsamındaki çiftliklerden Noterde düzenlenen satım vaadi sözleşmesiyle pay satın aldıklarını iddia ederek, hem bu tapu kaydına ve hem de bu kayıttan bağımsız olarak, çekişmeli parseli devraldıkları kişiler ile birlikte eklemeli zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu iddiasıyla, parselin adlarına tescilini istemişlerdir.
    Davacılar ... mirasçıları Ahmet Günan ve ..."ın dayandıkları tapu kayıtları; Gökabad Kazasında Hisarönü, Erköz ve Gelibolu Çiftlikleri 1209 (1875) yılında Mihrişah Valide Sultanın Vakfiyesi olarak, 21 Zilhicce 1209 (1795) tarih 636 numaralı defterin 1. sayfa 1. sırasına kayıt edilmiştir. 12 Ramazan 1263 (1847) tarihinde 477 sayılı temessük defterinin 157. sayfasına, Mihrişah Valide Sultan Vakfı"na ait 47 parça emlak ve çiftliğin kaydı yapıldıktan sonra, 29 Ramazan 1264 (1848) tarihli temessük senedi ile sülüs (1/3) payı Rıfat Paşa"nın tasarrufuna verilmiş, bu temessük zayi olduğundan, 15 Ramazan 1265 (1849) tarihli senet ile yenilenmiş, 5 Muharrem 1280 (1864) tarihli senetle, sülüsan (2/3) payının nısfı (1/3 payı) Osman oğlu Hacı Mustafa Fevzi Efendi"ye, nısfı (1/3 payı) da Ömer oğlu Kadı Süleyman Efendi tasarrufuna verilmiş, 25 Sefer 1291 (1876) tarihli temessük ile Mihrişah Valide Sultan Vakfı"na ait, senelik 25.000 kuruş icare-i müecceleli, Menteşe Sancağı dahilinde bulunan 17 kıt’a çiftlikatın 1/3 payı müteveffa Rıfat Paşa’nın ve 1/3’er payı da basenet Hacı Fevzi ve Hacı Süleyman Hakkı Efendi"lerin uhdelerinde iken, Rıfat Paşa"nın ölümüyle payı büyük oğlu Rauf Bey ile Ahmet ve Sait Beylere, büyük kızı Aişe, Fatma, Hacer ve Rabia Hanımlara intikal etmiş, bunlar paylarını Hacı Ali, Hacı Fevzi ve Hacı Süleyman Hakkı Efendilere satmışlar, yeni malikleri de aralarında yaptıkları paylaşım ve diğer paydaşların satışıyla, daha önce 1280 tarihli Temessük senedine bağlanan Hisarönü, Ergöz, Gelibolu ve Söğüt Çiftliklerinin tamamının icare-i müeccele bedeli ödenmek suretiyle, 25 Sefer 1291 (1876) tarih D.9 V.18, 19 ve 20 numaralarda, cinsi hanesine zemininin "Mihrişah Valide Sultan Vakfı"ndan" olduğu ve Senelik 25.000 Kuruş icare-i müeccele ve 20.000 kuruş müeccele bedeli de tapu siciline yazılarak Hacı Fevzi Efendi adına kaydedilmiş, Mihrişah Valide Sultan Vakfı"na ait Mart 1290 tarih (1874-1875) D.9 V.18 numarada Hisarönü Çiftliği olarak, zemini Mihrişah Valide Sultan Vakfı"ndan cinsi çiftlik 4000 dönüm yüzölçümlü, Mezar Gediği ve Kır Vasil Çiftliği ve Dikilitaş ve Löngöz Çiftliği, Mart 1290 tarih D.9V.19 numarada Örköz (Ergöz) Çiftliği olarak 3000 dönüm yüzölçümlü, Mezar Gediği ve Gülanye yanı ve Löngöz Çiftliği, İnbükü başında Dikilitaş, Mart 1290 tarih D.9 V.20 numarada ise, Gelibolu ve Söğüt Çiftliği olarak 7000 dönüm yüzölçümlü, Çilecik Gediği ve Taşbükü İskelesi ve Koca Alan ve Günbele ve Mezar Gediği ve Belan Dağı ve Kara Dağ ve Taş Bükü ve Löngöz Çiftliği sınırlı olarak Hacı Fevzi Efendi adına kaydedilmiş,
    Ağustos 1326 (1910) tarih ve 2 numarada cinsi ve iktisap sebebi yukarıda aynı tarih 3 numaralı tapunun iktisabı ile aynı olduğu yazılarak Hisarönü Karyesi Örgöz Çitliği mevkiinde, D: Mezar Gediği, B: İnbükü ve Dikilitaş, K: Löngöz, G: Gülenye Beli sınırlı 3000 dönüm yüzölçümlü ERGÖZ ÇİFTLİĞİ,
    Ağustos 1326 (1910) tarih 2 numarada zemini Mihrişah Valide Sultan Vakfı’ndan cinsi Eşcarı müsmire ve gayri müsmirei müştemil çiftlik D: Mezar Gediği, B: Dikilitaş, K: Löngöz, G: Kırvasil Beli sınırlı 4000 dönüm yüzölçümlü HİSARÖNÜ ÇİFTLİĞİ,


    -3-
    2011/11890 - 2013/4294

    Ağustos 1326 (1910) tarih ve 4 numarada, yukarıda yazılı aynı iktisapla, Gelibolu Karyesi Gelibolu maa Söğüt Çiftliği cinsiyle, D: Kocalan ve Belen Dağı, B: Taşbük ve Löngöz, K: Çilecik Gediği, G: Gökbel ve Karadağ ve Mezar Gediği sınırlı 7000 dönüm yüzölçümlü GELİBOLU SÖĞÜT ÇİFTLİĞİ,
    Hacı Fevzi’nin ölümüyle mirasçıları olan oğlu Şevket Ağa ve kızı Habibe Hanımın paylaşımı ile Habibe hanım düşmüş, tarafların muvafakat ve takrirleri, 8 Mayıs 1301 (1885) tarihinde İl İdare Meclisi huzurunda ahz ve istima kılındığı, il merkezinde tutulan evrak kaydından müsteban olduğu, İl Tapu Sicil memurluğunun 21 Ağustos 1326 (1910) tarih ve 14 numaralı tahriratından anlaşıldığı belirtilerek, intikalen ve taksimen Hacı Fevzi Efendi kızı Habibe Hanım adına tescil edilmiş, Eylül 1340 (1924) tarih 3, 4 ve 5 sıra numaralı sicillerde Hacı Memiş Ağa oğlu ...karısı ve Hacı Fevzi Efendi kızı Habibe Hanımın tasarrufunda olduğu, ölünceye dek bakma vaadi sözleşmesiyle meccanen ferağ edeceği, karyesinin 12 Ağustos 1340 (1924) tarihli ilmühaberi ve Varidat İdaresinin 26 minhü tarih ve 41/1 numaralı ruhsat tezkeresinden anlaşılmakla, Habibe Hanımın yazılı şartıyla ferağından Hacı Memiş Ağa oğlu ...çocukları Kamil Bey, Celal, Mahmut ve Necip efendiler adına tescil edilmiş, Kamil’in 1955, Celal’in 1966, Mahmut’un 1957 ve Necip’in de 1948 yılında ölümü üzerine 1962 yılında bu kişilerin mirasçılarına intikal yoluyla tescil edilmiş, Hisarönü Çiftliği"nin Şubat 1962 tarih ve 5 sıra numarada 367 hektar 7210 m² yüzölçümüyle mirasçılar üzerine intikal ettirildikten sonra ifrazen Mayıs 1969 tarih 10 numarada Hisarönü Çiftliği"nden müfrez 332 hektar 3210 m² yüzölçümündeki, sınırları; D: Mezar Gediği, B: Dikili Taş, K: Löngöz, G: Kırvasil Beli ve bu yerden ifraz edilen çiftlik arazisi sınırlarıyla Habibe oğlu Celal (Mehmet Celalettin)in 1966 yılında ölümü ile mirasını, çocukları Bedia Gürkan, Rengigül Özbaş, Samahat Ülkümen ve Ahmet Şevki Onay"a bıraktığı, Ahmet Şevki’nin 1967 yılında ölmesiyle mirasını oğlu Özcan ile kızları Nevcihan Ertuğrul ve Gülümser Erkan ve karısı Firdevs ile kendisinden önce ölen oğlu Fevzi"nin çocukları Edeviye ve ..."a kaldığı, mirasçılar adına intikalinden sonra iki parçaya bölündüğü belirtilerek, tapu maliklerinin mirasçıları adına payları oranında tescil edilmiş, yüzölçümünün 13 hektar 7210 m² olduğu belirtilerek Temmuz 1969 tarih 63 sıra numaralı sicilde aynı kişiler adına tashihen tescil edilmiş, Mayıs 1969 tarih ve 11 sıra numaralı sicilde 35 hektar 4000 m² çiftlik arazisi olarak, Doğusu, Batısı ve Kuzeyi bu yerden bölünen sahibi senetlerin müfrez çiftliği, Güneyi; Kırvasil Belinden Dikilitaşa giden doğru hattın denizi ilk kestiği nokta ile Dikilitaştan Kırvasil Beline giden doğru hattın denizi kestiği noktayı birleştiren deniz sahil hattı sınırları ile yine mirasçıları adına tescil edilmişse de, talepnamenin arkasındaki miktarın 354000 m² olmayıp 3.540.000 m² olduğu anlaşılmakla, Nizamnamenin 107. maddesi gereğince “Tashihen tescil edileceği” açıklaması yapılarak Temmuz 1969 tarih 64 numarada yine çiftlik tapu malikleri adına geldi kayıtlarındaki yüzölçüme uygun olarak düzeltme yapılarak tescil edilmiş, çiftliğe ait bu ifraz tapu kayıtlarının Hisarönü Köyü"nde 1970 yılında yapılan kadastroda 1 ilâ 169 sayılı parsellere uygulanmış, .... Çiftlik tapuları da aynı şeklide aynı kişiler adına tedavül görmüş, Gelibolu Çiftliği"ne ait Şubat 1962 tarih 1 sıra numaralı tapu kaydı: .... Mezaraltı mevkiinde eşcarı müsmire ve gayri eşcarı müsmireyi müştemil 639 hektar 5240 m² çiftliğin, 12/16 payı: D: ... ve ... ile çevrili taşınmazın .... mirasçıları .... mirasçıları adına tescil edilmiş, kadastroda ...Köyü 373 ilâ 633 sayılı parsellere revizyon görmüştür.
    Mahkemece, ... ...mirasçılarından olan ... ve arkadaşları ile davacılar ... ve arkadaşlarının tutunduğu çiftlik tapu kayıtları tesis ve tedavülleri itibariyle uygulanmamış, tapu uygulaması yönünden Kadastro Mahkemesinin 1996/11 Esaslı dosyasında yapılan keşiflerdeki yerel bilirkişi beyanları okunmak ve bilirkişi rapor ve krokileri uygulanmak suretiyle elde edilen krokilere göre tapu kayıtlarına kapsam belirlenmiş, bu konudaki bilirkişi raporlarına dayanılmış, tapu kayıtlarının sınırları itibariyle çekişmeli parselin tamamını kapsayacak nitelikte olmadığı, nokta sınırlar şeklinde olduğu, bu sınırlar içerisinde tapu kaydına değer vermek için zilyetlikle birleşmesi gerektiği,

    ancak; tapuya tutunan kişilerin bu yerlere hiç zilyet etmedikleri, Arazi Kanunnamesi"nin bazı hükümleri yürürlükten kaldırılsa da, bazı maddelerinin bu arada 20 ve 78. maddelerinin de, tesbit veya dava tarihi tarihi itibariyle halen yürürlükte olduğu, zilyetliğe dayanan kişilerin, Medenî Kanunun yürürlüğünden az 10 yıl önce başlayan zilyetliği karşısında bu tapu kayıtlarına değer verilemeyeceği, Medenî Kanunun yürürlüğünden en az 10 önce başlayan zilyetliği bilecek yaşta ve durumda tanık bulma zorluğu karşısında, bir insan ömrümü aşan zilyetliği haber veren tanık ifadelerine değer verilmesi gerektiği, tapu kaydı miktarı ile geçerli kapsamı belirlenmemişse de, sabit sınır bulunamadığından sabit sınırdan başlanarak miktar ile geçerli kapsamı tayin etmenin mümkün olmadığı, ne varki; taşınmazın eğimi, toprak yapısı ve bitki örtüsü itibariyle orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiği gerekçesiyle diğer davaların reddine, Orman Yönetiminin davasının kabulü ile çekişmeli parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmişse de;
    Mahkeme kabulünün aksine, keşifte bilgisine başvurulan yerel bilirkişi ve tanıklar, çekişmeli parselin önceden ... tarafından zilyet edilirken, onun tarafından davacı ..."a satıldığı, onun zilyetliğindeyken, ölümüyle mirasçılarına kaldığını söylemişler, orman bilirkişi, ziraat uzmanı ve jeolog bilirkişi raporlarında da, çekişmeli parselin krokisinde kesinleşen orman sınırları dışında bırakıldığı, bir ev ve bahçesi şeklinde kullanıldığı, bahçede çeşitli süs amaçlı 10 yaşını geçmeyen bitkiler ve ağaçcıklar ile 3 adet çam ağacı bulunduğu, düz yapıda olduğu orman sayılan yerlerden olmadığı, deniz ya da dere etkisi altındaki yerlerden olmadığını bildirdikleri göz ardı edilmiştir. İstisnalar dışında orman kadastrosunun kesinleştiği hallerde bir yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının, kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanması yoluyla belirleneceği, çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastro sınırları dışında bırakıldığı, öncesi ve eylemli durumu itibariyle orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildiren bilirkişi raporlarına değer verilmeme nedeni açıklanmamıştır. Hâkim genel hukuk bilgisi ile çözemeyeceği teknik konularda keşif ve bilirkişi deliline başvurabilir. Keşif ve bilirkişi raporları taktiri delil olup, bilirkişi raporlarının yeterli bulunmaması halinde, mahkeme bilgisi olmadığını kabul ettiği konuda, kendisini bilirkişi yerine koymamalı, yeni bir keşif yapılıp ve bilirkişi raporu alınmalıdır.
    Ayrıca, mahkemece 1996/11 sayılı dosya içinde bulunan ve tapu kapsamını belirleyen haritaya göre dayanılan çiftlik tapusu içinde kaldığının belirlendiği kabul edilmiş, dayanılan çiftlik tapu kayıtlarının aynı tarihte ve birbirini takip eden sıra numarasıyla AYNI ŞEKİLDE OLUŞTUĞU, bir kısım sınırların ortak olduğu, birinin varlığının ve sıhhatinin diğerini de etkileyeceği gözetilerek, Hisarönü Köyü için sunulmasa da, çiftlik tapusuna dayananlar tarafından, tapu kaydı kapsamındaki taşınmazların tapuya dayanılarak zilyet edildiğine ilişkin Çamlı ya da Karaca Köyleri için sunulan belge, rapor ve kararların asılları ya da onaylı suretleri ilgili kurumlardan getirtilmesi için bir çaba gösterilmemiş, bu delillerden çoğuna, fotokopi olarak sunulması nedeniyle, özelikle bir başka köye ilişkin olduğu için değer verilmemiş, bazıları hiç tartışılmamış, bu delillere niçin değer verilmediği gerekçede açıklanmadan, delillerden bazılarının toptan reddi yoluna gidilmiş, özellikle zilyetlikle edinme iddiasında bulunanların bir insan ömrünü aşan zilyetliklerini haber veren yerel bilirkişi ve tanık beyanları teknik bilirkişi raporları ile denetlenmemiş, Kadastro Mahkemesinin 1996/11 Esasına kayıtlı dava dosyasında yapılan tapu uygulaması ve bu dosyada alınan bilirkişi raporlarının, bu dosyada taraf olmayan Hazine ve zilyetlikle kazanma iddiasında bulunan gerçek kişileri bağlamayacağı, çiftlik tapu kayıtları değişebilir nitelikte sınır içerdiğinden, kapsamının 3402 sayılı Kanunun 20/C maddesi gereğince miktarına değer verilerek saptanacağı gözetilmemiş, kayıt fazlasının niteliği, zilyetliğin başlangıcı, süresi ve şekli konusunda soyut ifadeler ile yetinilmiş, davalı ... Güman aleyhine kesinleşen Sulh Ceza Mahkemesi kararları yöntemince uygulanmamış ve tarafları bağlayıp bağlamayacağı irdelenmemiştir.

    Eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak karar verilemez.
    Diğer taraftan; Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 22.11.1978 gün ve 1977/11819 Esas 1978/13674 sayılı ilâmı ile 16. Hukuk Dairesinin 24.04.2001 tarih, 2001/418-2033 sayılı ilamlarında değinildiği gibi, 864 sayılı Uygulama Kanunu’nun 43. maddesinde “MECELLE” açıkça yürürlükten kaldırıldığı halde, Arazi Kanunu’nun kaldırılan kanunlar arasında sayılmaması, Medeni Kanun’un kabulünden sonra, ancak yürürlüğünden önce kabul edilen 2/5/1926 tarih 87 sayılı Kanunla Arazi Kanunu’nun 68, 69, 70, 71, 74, 76, 84 ve 85. maddeleri yürürlükten kaldırıldığı halde diğer maddelerinin yürürlükte bırakılması, 28 Şubat 1998 tarihinde yürürlüğe giren 4342 sayılı Mer’a Kanunu’nun 36. maddesi ile Arazi Kanunu’nun 97, 98, 99, 100, 101, 102 ve 105. maddelerinin yürürlükten kaldırılması ve diğer maddelerine değinilmemesi nedeniyle, davaya konu parselin tesbit ve dava tarihi itibariyle, Medeni Kanuna aykırı düşmeyen hükümlerinin bu arada Arazi 20 ve 78. maddelerinin yürürlükte bulunduğu,
    Marmaris Kadastro Mahkemesinin 08.03.2003 gün ve 1991/363-231 kararını temyiz yoluyla inceleyen 16. Hukuk Dairesinin 14.07.2006 günlü 2005/13657-5526 sayılı ve 7. Hukuk Dairesi kararlarında da kabul edildiği gibi, Ağustos 1326 tarihli 2-3-4 numaralı tapu maliki.... Hanımın, nüfus kayıtlarına göre baba adının ... olduğu, tapu kayıtlarında “....” olarak geçtiği, ....i’nin kızı ve...."nin de karısı olması nedeniyle, ... Hanımın, tapu maliki Hacı Fevzi’nin kızı ve mirasçısı olduğu, çiftlik tapu kayıtlarına dayan davacılar adına tapuda yapılan intikallerin kanunîl olduğu kabul edilmelidir.
    Mahkemenin tapu kaydı uygulaması yönünden esas aldığı Kadastro Mahkemesinin Hisarönü Köyü 74 sayılı parselle ilgili 05.04.2001 gün ve 1996/11 (bozma kararından önce 1978/127-16) sayılı ve .... Köyü 804 sayılı parsele ait Kadastro Mahkemesinin 30.05.2002 gün ve 1974/9-30 sayılı dosyaları örnek (pilot) dosya seçilerek, tarafların tüm delilleri bu iki dosyada toplanmış, yöreye ait 1328 (1912) yılından 1969 yılına kadar düzenlenen askerî memleket haritalarından yararlanılarak, çiftlik tapu kayıtlarının uygulaması yapılmış ve çeşitli uzmanlık dalındaki bilirkişi kurullarından eki haritalarla birlikte raporlar alınmıştır. Kadastro Mahkemesinin "Vakfın miri araziden tahsis edilmesi nedeniyle sahih olmadığı ve tapu kaydının 1301 ilâ 1326 yılları arasında intikal ettirilmediğinden, kanunî değerini yitirdiği gerekçesiyle 74 sayılı parselin zilyet adına tesciline" ilişkin 05.04.2010 gün 1996/11-16 sayılı kararı, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 11.12.2001 gün ve 2001/8221-9432 sayılı kararı ile "Medenî Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemde Arazi Kanunnamesinin yürürlükte bulunduğu ve 1926 yılından önce Arazi Kanunnamesinin 20 ve 78. maddelerinde yazılı 10 yılı aşkın davalı tarafın malik gibi zilyetliği karşısında tapu kaydının kanunî değerini yitirmiş olacağı" belirtilerek ve mahkemenin gerekçesi değiştirilerek oyçokluğu ile onandıktan sonra kesinleşmiştir.
    O halde mahkemece; taraflar arasında genel mahkemede görülen davalar nedeniyle çekişmeli parselin tesbit tutanaklarının, 3402 sayılı Kanunun 27 ve 5. maddeleri hükümlerine göre malik haneleri açık bırakılmak suretiyle düzenlendiği, bu halde, 3402 sayılı Kanunun 30/2. maddesi gereğince parselin niteliği ve malikinin mahkemece re"sen yapılacak araştırmayla belirleneceği, bir birine sınır...Köylerinde, aynı çiftlik tapu kayıtlarına dayanılarak açılan bir çok davanın bulunduğu, bunlardan bir kısmının sonuçlandırılıp bir kısmının halen devam ettiği, halen görülmekte olan dava dosyalarının birleştirilmesinin, yargılamayı geciktirip, para ve emek sarfına yol açacağı ve yıllardan beri devam eden davaları daha da karmaşık ve içinden çıkılamaz hale getireceği gözönünde bulundurularak; dava dosyaları birleştirilmeden, yukarıda sözü edilen delillerin eksiksiz olarak toplandığı aynı nitelikteki dava dosyalarından birisi kılavuz dosya seçilerek;
    a) Tapu kayıtlarında geçen .... köylerinin bulunabilecek en eski tarihli idarî sınırlarına ait harita ve diğer belgeler, gerektiğinde eski kayıt ve defterler üzerinde inceleme ve araştırma yapabilecek nitelikte konunun uzmanı bilirkişiler tayin edilerek, Cemaziyelahir 1208, Zilhicce 1207 (9 Ocak 1794) Tarihli Mülkname, Mihrişah Valide Sultan Vakfıyesi"ne ilişkin 21 Zilhicce

    1209 (1795) tarih (12 .... 1263 (1847) ) tarih 477 sayılı Temessük, 25 Safer 1291 (1876) tarihli temessük, .... Çiftliği Mart 1290 tarih D.9 V.18 .... Çiftliği Mart 1290 tarih D.9V.19, .... Çiftliği Mart 1290 tarih D.9V.20 sayılı tapu kayıtları ile bu sicillerden gelen Ağustos 1326 (1910) tarih ve 3 numaralı ....Çiftliği, Ağustos 1326 (1910) tarih ve 2 numaralı... Çiftliği, Ağustos 1326 (1910) tarih ve 4, ... Çiftliği tapu kayıtları ile bu kayıtların gittileri ve tedavülleri olan diğer tapu kayıtları ve bu kayıtların revizyonları, davacılar ...."atan mirasçıları.... ve ..."ın tutunduğu tapu kayıtları ve noter satış senetleri yerel yönetim ve genel müdürlükten getirtilerek bir sıra dahilinde dosya arasına konulmalı,
    b) Bu tapu kayıtlarının revizyon gördüğü ya da hükmen bu tapuların uyduğu belirlenen kadastro parselleri, gerekirse mahkemelerdeki derdest dosyalar ve Tapu Sicile devredilmiş tüm dosyalar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle saptanmalı, bu parsellerin tesbit tutanakları, tesbitleri kesinleşmişse bu yolla oluşan tapu kayıtları, hükmen kesinleşenlerin bilirkişi raporları dosyaya eklenmeli,
    c) Belirlenen revizyon parselleri ile aynı şekilde dava konusu edilen tüm parselleri bir arada gösteren pafta örnekleri getirtilmeli,
    d) Tapu kayıtlarındaki sınırları ve memleket haritasındaki mevkileri bilecek ve bu davalar ile ilgisi olmayan, olabildiğince yaşlı ve yansız yerel bilirkişiler tesbit edilmeli, gerektiğinde tapu kayıtlarının bilinmeyen sınırlarında yardımcı olacak ve zilyetlik konusunda bilgi verecek tanık isimleri taraflardan istenmeli, önceki keşiflere katılmamış üç harita mühendisi bilirkişinin ismi yöntemince belirlenmeli, bu bilirkişilere tarafların itirazları olursa değerlendirilerek, gerektiğinde onların yerine başkaları seçilmeli,
    e) Bilahare kılavuz dosya üzerinden yapılacak keşifte; .... Vakfiyesi ve 17 Rabiulevvel 1295 tarihli İcmali Hakani sureti: ... sancağında, .... kazasında vaki bir tarafı .... ve bir tarafı .... ve bir tarafı .... Hududuna müntehi olup işbu hudut ile mahdut mahal derununda .... Çiftliği denmekle arif bir kıta çiftlik,... Çiftliği denmekle arif bir kıta çiftlik ve ... Çiftliği denmekle arif bir kıta çiftlik sınırları ve ilk tesisi Mart 1290 tarih D.9, V.18, aynı tarih Varak 19, aynı tarih Varak 20 sayılı tapu kayıtları tüm tesis ve tedavülleri ile, bu kayıtlardan önce oluşturulmuş ise bu kayıtların, Ağustos 1326 tarihli tedavüllerinde yönlendirilmiş sınırları ve Eylül 1340 tarihli tedavülleri ile Mayıs 1969 tarihinde yapılan ifrazlara göre oluşan yeni sınırları itibariyle yerel bilirkişiler yardımıyla yerine uygulanmalı, bu çiftlik sınırları için ayrıca oluşturulan çiftliğe ait tarla ve bina nitelikli tapu kayıtları varsa, onlar dahi uygulanmalı, uygulama sırasında, tutunulan.... Çiftliği tapularında.... sınırlarının ortak sınır, .... sınırlarının köy ya da çiftlik sınırı olup olmadığı irdelenerek, tapu kayıtlarının eşcar-ı müsmire ve gayr-ı eşcarı müsmireyi müştemil çiftlik kayıtları olması ve bu sınırlar içinde devlet ormanları, dereler, taşlık ve kayalık niteliğindeki devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin bulunması, bir kısım sınırlarının mevki ya da nokta sınırlar olması, bu sınırların çoğunluğunun devlet ormanı içinde kalması nedeniyle, değişebilir nitelikte sınır içerdiği, 3402 SAYILI KANUNUN 20/C MADDESİ GEREĞİNCE KAYIT KAPSAMININ YÜZÖLÇÜMÜNE DEĞER VERİLEREK SAPTANACAĞI, Hisarönü Çiftliğine ait tapu kaydının aynı köy 1 ilâ 169 sayılı parselle uygulandığı, ancak, bu parseller hakkında tapuya dayanmayan ve zilyetlikle kazanma iddiasında bulunan gerçek kişiler tarafından itiraz edilip, birçok dava açıldığı,.... maa ....Çiftliği tapusunun .... Köyü 373 ilâ 633 sayılı parsellere uygulandığı da, gözönünde bulundurularak, dayanılan çiftlik tapu kayıtları yöntemince uygulanmalı; bilinmeyen sınırlar konusunda tarafların gösterecekleri tanıklar dinlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözleri, komşu parsel kayıtları ve eski tarihli memleket haritaları, köy isimleri ve sınırlarına ilişkin tüm kayıtlarla denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından tarif edilen ve gösterilen sınırlardaki çelişkilerin yöntemince giderilmeli, revizyon parselleri ile Kırvasil (Orhaniye) ve Gölenya (İçmeler) köyleri (ya da çiftlikleri) ile memleket haritasında Löngöz Köyü olarak işaretlenmiş

    bulunan sınırlar gözetilerek sabit sınırların nereler olabileceği değerlendirilip, kayıtlar 3402 SAYILI KANUNUN 20 VE 21. MADDELERİ HÜKMÜNE GÖRE SABİT SINIRLARLA BAĞLANTISI KESİLMEMEK SURETİYLE, BU SINIRLARDAN BAŞLANARAK, GENEL KADASTRODA REVİZYON GÖRDÜĞÜ, ÇİFTLİK TAPU SAHİPLERİ ADINA KESİNLEŞEN PARSELLER DE DİKKATE ALINMAK SURETİYLE UYGULANARAK, KAYITLARIN YÜZÖLÇÜMÜYLE KAPSADIĞI ALANLAR TEREDDÜTE YER BIRAKMAYACAK BİÇİMDE BELİRLENMELİ, harita mühendisi bilirkişi ve fen bilirkişilere tapu kaydının sınırları itibariyle kapsadığı alanı ve yüzölçümüyle geçerli kapsamını ayrı ayrı gösteren ayrı renkli kalemlerle işaretli müşterek imzalı kroki düzenlettirilmeli; düzenlenen bu rapor ve krokiler aynı nitelikteki tüm dava dosyalarına konulmalıdır.
    f) Çekişmeli parselin çiftlik tapu kayıtlarının yüzölçümü ile geçerli kapsamı içinde kaldığı belirlendiği taktirde, davalılardan ....aleyhine kesinleşimş olan Sulh Ceza Mahkemesinin mahkumiyet kararlarının bağlayıcı olup olmadığı da değerlendirilerek, tapuya dayanan davacılar davacılar ...."atan mirasçıları ....ve ... adına tapuya tesciline karar verilmeli, çekişmeli parselin tapu kaydının miktarı ile geçerli kapsamı dışında kaldığı belirlendiği taktirde bu kez davacılar için zilyetlikle edinme koşulları yöntemince araştırılmalıdır.
    Bu cümleden, çekişmeli taşınmazda ziraat uzmanı bilirkişiler ve jeolog bilirkişilere inceleme yaptırılmak suretiyle, özellikle eski tarihli ve yakın tarihli hava fotoğraflarındaki görüntüleri dikkate alınarak çekişmeli parsellerin imar ve ihya görüp görmediği, gördü ise tarihi ve imar ihyanın şekli, ne zaman bittiği, kaç yıl süreyle ne şeklide zilyet edildiği, kimden kime geçtiği, bu kullanımın şeklinin taşınmazın ekonomik amacına uygun olup olmadığı konularında, ziraat uzmanı ve jeolog bilirkişilere bilimsel verileri içeren raporlar düzenlettirilmeli, aynı konularda, özellikle zilyetliğin başlangıcının ve süresinin ne şekilde hatırlandığı veya kendilerine bu bilgilerin ne şekilde aktarıldığı yönünde somut olgulara somut olaylara dayalı yerel bilirkişi ve tanık beyanları alınmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan çiftlik tapu kayıtlarına tutunan davacı tarafın sunduğu deliller ile ilgi bilgileri de sorulmalı, teknik bilirkişi raporları ile yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının yöreye ait eski ve yeni tarihli memleket haritaları ile hava fotoğraflarındaki görüntüleri ile bağdaşıp bağdaşmadığı saptanmalı,
    g) Oluşacak sonuca göre, çekişmeli parselin çiftlik tapu kayıtlarının yüzölçümü ile geçerli kapsamı dışında kaldığı, ancak; davacı gerçek kişiler yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunun 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle edinme koşullarının tesbit tarihi itibariyle oluştuğu, zilyet aleyhine kesinleşmiş sulh ceza mahkemesi kararının bulunmadığı belirlendiği taktirde zilyetlide dayanan gerçek kişiler adına tesciline karar verilmeli, taşınmazın tapu kaydının yüzölçümüyle geçerli kapsamı dışında kaldığı, davacılar yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığı belirlendiği taktirde ise, Hazine adına hâli hazırdaki niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmelidir.
    Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksin incelemeyle hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacılar ... mirasçısı davacılar Ahmet Günan ve ... ile davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatıran davacılara iadesine, bozma kararının niteliği, Hazine ve Orman Yönetiminin kanunî hasım olması nedeniyle Yargıtay"daki duruşma nedeniyle, davacı gerçek kişiler yararına, Hazine ve Orman Yönetimi aleyhlerine avukatlık ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 12.04.2013 günü oy birliği ile karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi