
Esas No: 2019/4943
Karar No: 2021/1157
Karar Tarihi: 15.03.2021
Danıştay 10. Daire 2019/4943 Esas 2021/1157 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No: 2019/4943
Karar No: 2021/1157
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Üniversitesi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ''sigorta primi işveren hissesi desteği''nin destek unsurları arasından çıkarılması nedeniyle, … tarih ve … sayılı yatırım teşvik belgesinin geri istenilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile bu işlemin geri alınması istemiyle 13/08/2014 tarihli dilekçeyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Anayasa ve Kanun maddelerine göre, vakıf yükseköğretim kurumlarının kamu tüzel kişiliğine sahip oldukları, Devlete ait üniversiteler ve ileri teknoloji enstitüleri gibi genel bütçeye dahil kamu kurum ve kuruluşlarına tanınan mali muafiyetler, istisnalar ve diğer mali kolaylıklardan aynen yararlandıkları ve mali konularda özerkliğe sahip oldukları, söz konusu özerkliklerinin ise, yasayla çizilen sınırlar içerisinde kalmak koşuluyla kendi davranışlarına egemen olacak kuralları düzenleyebilme ve kendilerine ait mal varlıklarına ve bunlar üzerinde her türlü tasarrufa sahip olmaları durumunu ifade ettiği; bu durumun ise hukuki statülerini ve bunun sonucu olan uygulamalara muhatap olmaları gerekliliğini değiştirmediği, ayrıca genel bütçeye dahil kamu kurum ve kuruluşlarına tanınan mali muafiyetler, istisnalar ve diğer mali kolaylıklardan aynen yararlanabildiklerine göre, aksi bir düzenleme olmadıkça kamu kurumlarına tanınmayan mali muafiyetler, istisnalar ve diğer mali kolaylıklardan da yararlanamamaları gerektiği sonucuna varıldığı; uyuşmazlıkta, özel kanunla kurulmuş kamu kurumlarına ait işyerlerinin, yatırımlarda Devlet yardımları hakkında karar çerçevesinde düzenlenen teşvik belgeleri kapsamında gerçekleştirilecek yatırımlarla istihdam edilen sigortalılar için, işveren hisseleri ile birlikte sigortalı hisselerinin tamamına kadar olan kısmının davalı idare bütçesinden karşılanacağı hükmünün kapsamı dışında tutulmalarına ilişkin düzenlemeyi içeren 5510 sayılı Kanunun 6322 sayılı Kanunun 32. maddesi ile değişik Ek 2. maddesinin 15/06/2012 tarih ve 28324 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girdiği, davacıya verilen yatırım teşvik belgesinin ise 11/08/2010 tarihinde yapılan müracaat üzerine … tarih ve … sayılı işlem ile düzenlendiği, bu belgenin ve yenilenmesi çerçevesinde düzenlenen diğer teşvik belgeleri incelendiğinde, yatırıma 31/12/2010 tarihinden önce başlanılmasının, tamamlama vizesinin yapılmasının ve SGK işyeri sicil numarasının teşvik belgesine kaydettirilmesinin Sigorta Primi İşveren Hissesi Desteğinin uygulanması için şart koşulduğu ve yatırımın tamamlanması için verilen süre uzatımları sonucunda yapılan tamamlama vizesi de dahil olmak üzere söz konusu şartların davacı tarafından yerine getirildiği, ayrıca 5510 sayılı Kanunun 5921 sayılı Kanunun 3. maddesi ile eklenen Ek 2. maddesinde sigorta primlerinin işveren hisselerinin Hazinece karşılanması için “yatırıma bağlı olarak gerçekleştirilecek istihdam” denilmek suretiyle yatırıma başlanmasının yeterli görüldüğü hususları ile kanunların geriye yürümezliği ilkesi dikkate alındığında, bu yatırım teşvik belgesi ile sağlanan destek unsurları arasında sayılan Sigorta Primi İşveren Hissesi Desteğinin (2 yıl) davacının kazanılmış hakkı kapsamında bulunduğunun kabulü gerektiği; bu durumda, yatırımlarda Devlet yardımları hakkında karar çerçevesinde düzenlenen teşvik belgesi kapsamında istihdam ettiği sigortalılar için Sigorta Primi İşveren Hissesi Desteğinden yararlandırılmasına karar verilen davacının, söz konusu desteğin uygulanması için gerekli olan şartları sağladığı anlaşıldığından, daha sonra kanunda yapılan değişiklik gerekçe gösterilerek bu destekten yararlandırılmaması sonucunu doğuran dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, ayrıca, Mahkemenin bu kararının … tarih ve … sayılı Yatırım Teşvik Belgesi ile bu belgenin yenilenmesi çerçevesinde düzenlenen Yatırım Teşvik Belgeleri kapsamındaki yatırımlar ile ilgili ve bu yatırımlar ile sınırlı bulunduğu, davacının başka/yeni yatırımlarına ilişkin olarak yapacağı teşvik başvuruları sonucu düzenlenecek Yatırım Teşvik Belgeleri ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığı, dolayısıyla bu yöndeki başvuruların yürürlükte bulunan mevzuat çerçevesinde davalı idarece değerlendirmeye tabi tutulacağının açık olduğu belirtilerek dava konusu işlemler iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; Mahkeme kararının hukuka ve mevzuata aykırı olduğu, yatırımlarda devlet yardımları hakkında 2009/15199 sayılı karar kapsamındaki, yatırıma 31/12/2010 tarihinden önce başlama koşulu; teşvik belgesinde öngörülen yatırım harcamalarının %10'nun bu tarihten önce veya sonra gerçekleşmesine göre, vergi indirimi ve istihdam desteklerinde süre ve oranlar bakımından farklılaşma getiren, yatırıma bu tarihten sonra başlanılması durumunda destek yoğunluğunun kısmen düşürüldüğü bir düzenleme olup, münhasıran sigorta primi işveren payı/hissesi (SPİH) desteğinden yararlanma koşulu olarak yapılmış bir düzenleme olmadığı, davacı Üniversitenin bir vakıf yüksek öğrenim kurumu olduğu ve yararlanma olanağı bulunmadığı için teşvik belgesinde vergi indiriminin öngörülmediği; teşvik belgesinin dayandığı 2009/15199 sayılı kararın uygulanmasına ilişkin 2012/1 sayılı Tebliğin 2012/2 sayılı Tebliğle değişik 20. maddesinin 5. fıkrasına göre, sigorta primi işveren hissesi desteği uygulamasına, işletmeye geçiş tarihinin SGK'ya bildirilmesini takip eden aydan itibaren başlanılabilmekte ve uygulamanın ilk başladığı ay esas alınarak teşvik belgesinde belirtilen süre kadar yararlanıldıktan sonra son verilmekte olduğu, böylece bu destek işletme döneminde uygulanabilen ve işletmeye geçilmesiyle birlikte hak kazanılabilen bir destek olup, söz konusu teşvik belgesinin tamamlama vizesinin Mayıs 2014 döneminde yapılması nedeniyle, davacının bu destekten yararlanmaya hak kazanabileceği tarihin Haziran 2014 dönemi olduğu, oysa bu tarihten iki yıl önce 5510 sayılı kanunun ek 2. maddesinde yapılıp, 15/06/2012 tarihinde yürürlüğe giren yasa değişikliğinin, özel yasayla kurulmuş kuruluşlar dahil tüm kamu kurumlarını kapsam dışında bıraktığı, yatırımın tamamlanıp işletmeye geçilmeden önce bu destek unsurunun davacı üniversite açısından ortadan kalktığı, tamamlama vizesi yapılmadan önce de söz konusu desteğin teşvik belgesi kapsamından çıkarılması mümkün olmakla birlikte, tamamlama vizesi için başvurunun yapılmasının beklenildiği, ekspertiz ve vize işleminin yapılmasından sonra, uygulamaya geçilmeden önce sigorta primi işveren hissesi (SPİH) desteğinin belge kapsamından çıkarıldığı, tamamlama vizesi işleminin ise, SPİH açısından yapılan bir işlem olmayıp, bu destek unsuru olsun veya olmasın teşvik kararına göre düzenlenen tüm belgeleri kapsayan bir yükümlülük olduğu, SPİH desteğinin teşvik mevzuatına girdiği 14/07/2009 tarih ve 2009/15199 sayılı teşvik kararından bu güne kadar devlet üniversitelerinin yatırımlarında genel teşvik sistemine göre teşvik belgesi düzenlendiği ve bu destek unsuruna yer verilmediği, özel üniversiteler olarak da adlandırılan vakıf üniversitelerinin paralı eğitimde bulunmaları ve çalışanlarının kamu personelinden farklı statülerinin olabileceği ve SPİH desteğinden yararlanma imkanının bulunabileceği düşünülerek davacı üniversitenin de içinde bulunduğu bazı vakıf üniversitelerinin yatırımlarında SPİH desteğinin öngörüldüğü ancak 5510 sayılı Kanun'un ek 2. maddesinde gerçekleşen ve 15/06/2012 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik üzerine bu destek unsurunun söz konusu teşvik belgelerinden çıkarıldığı, devlet üniversiteleri ve kamu tüzel kişiliğini haiz diğer vakıf üniversiteleri kanunun açık hükmü karşısında bu destekten yararlanamazken, yürürlük tarihinden sonra iki yıl geçmesine rağmen davacı üniversitenin kazanılmış hak iddiasıyla bu destekten yararlandırılmasının, eşitlik ve hakkaniyet prensibine uygun olmayacağı, Mahkeme kararının temyizen incelenerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI :Davacı tarafından; ilgili mevzuat hükümleri, mahkeme kararları ile Yatırım Teşvik Belgesinde belirtilen koşullara uyulduğu ve süresi içinde yatırıma başlandığı takdirde yatırımcı için belgede öngörülen destek ve yardımlardan yararlanma konusunda kazanılmış hakkın doğacağı, ayrıca mali ve idari konularda kamu kurumu sayılamayacakları, söz konusu uyuşmazlığın da mali bir konudan kaynaklandığı ve kazanılmış hak hususu dikkate alındığında Mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulunun 07/03/2019 tarih ve 2019/24 sayılı kararıyla Danıştay Onbeşinci Dairesinin kapatılması üzerine Danıştay Onuncu Dairesine gönderilen dava dosyasında, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından, ''sigorta primi işveren hissesi desteği''nin destek unsurları arasından çıkarılması nedeniyle, … tarih ve … sayılı yatırım teşvik belgesinin geri istenilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile bu işlemin geri alınması istemiyle 13/08/2014 tarihli dilekçeyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 121. maddesi ile 25/10/1983 tarih ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 4. maddesine göre, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca 22/07/2016 tarihinde kararlaştırılan ve 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 2. maddesi uyarınca milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen çeşitli kurumlar kapatılmış olup; anılan Kanun Hükmünde Kararname’nin değiştirilerek kabul edilmesine dair 6749 sayılı Kanun 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve yukarıda anılan hüküm değiştirilmeden kabul edilmiştir.
Yine 17/08/2016 tarih ve 29804 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 5. maddesinin 3. fıkrası uyarınca kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının bağlı oldukları şirketlerin faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kayıtlarının resen terkin edileceği hüküm altına alınmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tarafların Kişilik veya Niteliğinde Değişiklik" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (Karar Sayısı:KHK/667) 'nin 2 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, '' (1) Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen; a) Ekli (I) sayılı listede yer alan özel sağlık kurum ve kuruluşları, b) Ekli (II) sayılı listede yer alan özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonları, c)Ekli (III) sayılı listede yer alan vakıf ve dernekler ile bunların iktisadi işletmeleri, ç) Ekli (IV) sayılı listede yer alan vakıf yükseköğretim kurumları, d) Ekli (V) sayılı listede yer alan sendika, federasyon ve konfederasyonlar, kapatılmıştır'' hükmü düzenlenmiştir.
Listelerin incelenmesinden, (IV) sayılı listenin 14 üncü sırasında Gediz Üniversitesi (İzmir)'nin bulunduğu görülmekle, davacının 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarından olduğu anlaşılmaktadır.
Tüzel kişilerin davacı oldukları bir dava devam ederken çeşitli sebeplerle (kapatılma, dağılma, birleşme, tür değiştirme, devir gibi) tüzel kişilikleri sona erebilmektedir. Dolayısıyla artık medeni haklardan yararlanma ehliyeti sona eren tüzel kişinin taraf ehliyeti de son bulmaktadır. Bu durumda İdare Mahkemesince; 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinin uygulanmasını teminen, temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
2. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.