
Esas No: 2021/6233
Karar No: 2022/1383
Karar Tarihi: 21.02.2022
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/6233 Esas 2022/1383 Karar Sayılı İlamı
Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)
Davacı, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın kendi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiş ancak Hazine vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Bunun üzerine Hazine vekili kararı temyiz etmiştir. Yüksek Mahkeme, yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığına ve kararın bozulması gerektiğine karar vermiştir. Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi ve uygun şekilde karar verilmesi istenmiştir. Kanun maddeleri ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 46. maddeleri ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesidir.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında ... Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükmün davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş olup, bu kez davalı Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ... ilçesi ... Kasabası ... Mahallesi çalışma alanında bulunan172 ada 77 parsel sayılı 58.359 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ... Tevzi Komisyonunca oluşturulan tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ..., irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, çekişmeli 172 ada 77 taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş, hükme karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiş ve ... bu karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının miras hakkından kaynaklanan külli halefiyet sebebiyle eklemeli zilyetlikle beraber dava konusu taşınmazın Hazine adına tapu kaydının oluşturulduğu tarihe kadar 20 yılı aşan malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız zilyetliğinin bulunduğu, dava konusu taşınmazın orman, mera gibi kamu malı niteliğinde bulunmadığı,davacının zilyetlik yoluyla iktisabına başkaca yasal bir engelin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; her ne kadar keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişi ve tutanak tanığı tarafından, taşınmazın öncesinden beri davacı ve murislerinin kullanımında olduğu ve Hazine'nin dayanak 03.01.1963 tarihli ... tevzi tapusunun oluşumundan önce taşınmazın 20 yıl süre ile davacı ve murislerinin zilyetliğinde bulunduğu belirtilmiş ise de, mahalli bilirkişi ve tutanak tanığının soyut içerikli bu beyanları, taşınmazın niteliğinin, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklinin ve süresinin belirlenmesinde en önemli delil olan hava fotoğraflarından yararlanılmak suretiyle denetlenmemiş ve taşınmaz üzerinde, Hazine tapusunun oluşumundan evvel davacı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği kesin olarak tespit edilmeksizin karar verilmesi cihetine gidilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, Hazine tapusunun tesis tarihi olan 1963 yılından geriye doğru (en geç 1962 yılı) en eski tarihli hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından istenilmeli, eski tarihli memleket haritaları ve uydu fotoğrafları da getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, taşınmazın bulunduğu yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu, davacı tarafa tanık listesi sunması için süre ve imkan verildikten sonra bildirilecek tanıklar ve tespit bilirkişileri ile ziraat mühendisi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisi ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte dinlenilecek, yerel ve tespit bilirkişileri ile tanıklardan, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, davacı ve murisleri tarafından kullanılıp kullanılmadığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; taşınmaz üzerindeki zilyetliğin hangi tarihte başladığı hususu tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli; taşınmaz üzerinde ... tevzi çalışmalarının yapıldığı 1962 yılından öncesinde tarım yapılıp yapılmadığı, taşınmazın öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı saptanmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellere ait tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli; yargılama sırasında dinlenen bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişki yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı; Hazine tapusunun oluştuğu 1963 yılından sonraki zilyetliğin hukuki kıymetinin olmadığı dikkate alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılarak, çekişme konusu taşınmazın hava fotoğraflarında gösterilmesi istenilme, bu yerin önceki ve şimdiki niteliğinin, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı; ziraat mühendisi bilirkişisinden taşınmazın önceki niteliği, evveliyatı itibariyle tarım arazisi vasfında olup olmadığı, üzerindeki zilyetliğin ne zaman başladığı ve ne şekilde sürdürüldüğü hususlarında, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisine, keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli rapor ve harita düzenlettirilmeli ve bundan sonra 3402 sayılı Yasa'nın 14 ve 46. madde koşullarının davacı taraf yararına oluşup oluşmadığı tartışılıp, iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 29.06.2018 tarih ve 2018/422 Esas, 2018/750 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.02.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.