
Esas No: 2021/6209
Karar No: 2022/1384
Karar Tarihi: 21.02.2022
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/6209 Esas 2022/1384 Karar Sayılı İlamı
8. Hukuk Dairesi 2021/6209 E. , 2022/1384 K."İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Uygulama Kadastrosuna İtiraz
Taraflar arasında ... Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisine şeklinde karar verilmiş olup, bu kez davacı Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmekle; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
... ili Merkez ilçesinde 3402 sayılı Yasa'nın 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, ... Köyü çalışma alanında ve tapuda davalı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 1212 parsel sayılı 1.715 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 99 parsel numarasıyla ve 1.928 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, adına kayıtlı bulunun ... Köyü 98 ve 100 numaralı parsellere komşu davalıya ait taşınmazdaki yüz ölçümündeki artışın hatalı olduğu gerekçesiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 99 nolu parselin uygulama tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacı Hazine vekilinin istinaf talebinin kamu düzeniyle ilgili sınırlı olmak üzere kabulüne, ... Kadastro Mahkemesi' nin 2015/207 Esas, 2017/36 Karar sayılı kararının HMK' nın 353/1-b.3. maddesi gereğince kaldırılmasına ve davanın reddine, dava konusu ... ili Merkez ... Köyü 224 ada 98, 99, 100 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş ve ... bu karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkindir. Uygulama kadastrosunun amacı, tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim (tersimat) ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermektir. Uygulama kadastrosuna itiraz davaları, kadastro faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yöneliktir.
Uygulama kadastrosu yapılırken öncelikle zeminde bulunan ve tesis kadastrosu tarihinde mevcut olan sabit nokta ve sınırlardan, aynı döneme ya da yöreye ait farklı amaçlarla üretilmiş haritalar ile benzeri verilerden yararlanılarak yapılan teknik çalışmalarla, tesis kadastrosuna ait pafta haritaları ortofoto üzerine işlenmekte; haritanın zemine uygun olmaması halinde farklılıkların nerelerden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı tespit edilip varsa hatalar yöntemine uygun şekilde giderilmekte, düzenlenen ada raporu ile yapılan teknik çalışmalar ve gerekçeleri açıklanmakta; bundan sonra yönetmelikte açıklanan ilkeler çerçevesinde taşınmazların bütün sınırları tek tek değerlendirmeye tabi tutularak ilk tesis kadastrosu sırasındaki gerçek fiili duruma ulaşılmaya çalışılarak, uygulama tutanağı düzenlenmekte ve uygulama kadastrosu haritaları üretilmektedir. İşte, uygulama kadastrosuna itiraz davaları, uygulama kadastrosu faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yönelik davalardır. Bu nedenle Mahkemelerce, uygulama faaliyetine eşdeğer ve amaca uygun bir araştırma yapılması zorunludur.
Mahkemece, amacına ve yöntemine uygun bir araştırma yapılabilmesi için öncelikle, denetime veri teşkil etmek üzere, tesis kadastrosu ile yenileme kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, uydu fotoğrafları ve ortofoto haritaları, varsa bu haritalarda değişiklik yapan ifraz haritaları, mahkeme ilamları ve eki olan haritalar, yine varsa yenileme kadastrosu sırasında yararlanılan diğer haritalar, dava konu taşınmazlara ilişkin olarak tesis ve yenileme kadastrolarına ait ölçü çizelgesi, hesap cetveli ve ölçü krokileri gibi bilgi ve belgeler getirtilmelidir. Bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve harita ya da jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişinin katılımı ile keşif yapılmalı; keşif sırasında dava konusu taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı, bitki örtüsü, zeminde mevcut ağaçların yaşı gibi hususlar ile zeminin jeolojik yapısının değerlendirilmesine ihtiyaç duyulan hallerde uzman ziraat mühendisi bilirkişi ile jeoloji mühendisi bilirkişi de keşif heyetine dahil edilmelidir. Keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan, tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerleri teknik bilirkişiye işaretlettirilmeli, fotoğrafları çekilmeli, taraflar keşif sırasında hazır bulunmakta ise zeminde ortak sınır üzerinde uzlaşıp uzlaşmadıkları tespit edilmeli, uzlaşılan sınırlar ile iddia edilen sınırlar teknik bilirkişi tarafından haritasında işaretlenmeli, keşif sırasında hazır edilmeleri halinde ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişisinden, taşınmazlar arasında değişmeyen doğal ya da yapay sınırlar bulunup bulunmadığı,sınırlarda mevcut ağaçların yaşları gibi hususlarda bilgi alınmalı, teknik bilirkişiden denetime veri teşkil etmek üzere dosya içine getirtilen bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak yenileme kadastrosunu denetlemesi istenmeli; teknik bilirkişiden, tesis kadastrosunun hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, sırasıyla tersimat, hesap, ölçü hatası veya sınırlandırma hatası bulunup bulunmadığı, yenileme kadastrosu sonucu tespit edilen yeni sınırların yönetmelik hükümlerine uygun olarak belirlenip belirlenmediği, yenileme kadastrosunda hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlarda ve "ada raporu" ile "yenileme tutanağı ve haritasını" irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı, gerekçelendirilmiş, denetlenebilir ve ayrıntılı rapor alınmalıdır. Bu raporun eki olacak haritalarda, birincisi hava fotoğrafı üzerinde, ikincisi ise ortofoto (bulunmadığı takdirde uydu fotoğrafı) üzerinde tesis kadastrosu paftası ile yenileme kadastrosu paftası çakıştırılmış bulunmalı, ayrıca her biri yönünden çakıştırmalardan bir tanesinin ada bazında, diğerinin ise çekişmeli taşınmaz ve yakın komşularını gösterir şekilde olmalıdır. Teknik bilirkişi haritasında, yenileme kadastrosunda yanlışlık varsa, infazı kabil bir hükme esas olmak üzere doğru sınırların nasıl olması gerektiği de gösterilmelidir. Açıklanan yönteme uygun inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmeli; değerlendirme yapılırken, yenileme kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının yenileme kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağı göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda, Mahkemece; bilirkişi raporu itibariyle, yüzölçümü farklılığının ilk tesis kadastro çalışmaları sırasındaki ölçü, tersimat ve alan hesabı tekniğinden kaynaklandığı, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği gibi sınırların 22-a çalışmaları neticesinde oluşmadığı bilakis tesis kadastrosundan beridir sınırların değişmediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, ayrıntıları yukarıda açıklandığı gibi bir araştırma yapılmamış; hükme esas alınan bilirkişi raporunda ilk tesis kadastro paftası ile uygulama kadastrosu paftası çakıştırılmamış, ... Köyünden petrol boru hattının geçirilmesi sırasında dava konusu parsellerde talebe bağı değişiklik işlemlerinin yapıldığı belirtilmesine rağmen bu işlemlerin hangileri olduğu açıklanmamıştır.
Hal böyle olunca, Mahkemece öncelikle, dava konusu taşınmazın tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları getirtilerek dosya arasına alınmalı, bundan sonra harita mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi sıfatına sahip bilirkişilerin de dahil olduğu, üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak denetime elverişli rapor alınmalı, alınan bu raporda özellikle ilk tesis kadastro paftası ile uygulama kadastrosu paftasının çakıştırılmış krokisi bulunmalı ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de, 10.12.2014 tarihli uygulama kadastro tutanağında kadastro üyesi sıfatıyla görev alan Hamdi İyidiker'in, yargılama esnasında 15.02.2017 tarihli keşifte bilirkişi olarak görevlendirilmesi de usul ve yasaya uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile ... Kadastro Mahkemesinin 2015/207 Esas, 2017/36 Karar sayılı kararının HMK'nin 353/(1)-b.3. maddesi gereğince kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına ilişkin ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 28.12.2017 tarih ve 2017/416 Esas, 2017/607 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.02.2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.