Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2012/15425
Karar No: 2013/4908

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2012/15425 Esas 2013/4908 Karar Sayılı İlamı

20. Hukuk Dairesi         2012/15425 E.  ,  2013/4908 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi


    Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davacılardan ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Yörede 1965 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında ... Bucağında bulunan 3206 parsel sayılı 3576,77 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Ağustos 1952 tarih 71 nolu tapu kaydına dayanılarak orman vasfıyla Hazine adına tesbit edilmiştir. Tesbite, gerçek kişiler ve ... Belediyesi itiraz etmiş; Tapulama Komisyonu, 20.09.1968 tarihli kararıyla, 766 sayılı Tapulama Kanununun 29. maddesi gereğince dosyayı Tapulama Mahkemesine göndermiştir. Tapulama müdürlüğü, 25.04.1969 tarihli yazısıyla çekişmeli 3206 parsel sayılı taşınmazın parsel numarasının 3650 olarak değiştiğini bildirmiş ve Tapulama Mahkemesinin 28.07.1969 tarih ve 1968/133-1969/291 sayılı kararıyla dava dosyası itirazlar hakkında karar vermek üzere Tapulama Komisyonuna gönderilmiş; bunun üzerine Komisyon, 24.01.1972 tarih 18 nolu kararıyla çekişmeli taşınmaz tahdit içinde orman sayılan yerlerden olduğundan, itirazın reddine, taşınmazın tesbit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar vermiştir.
    Davacı ..., çekişmeli taşınmazın 10.04.1961 tarih 23 nolu tapu kaydı kapsamında kalmakta olup, içindeki ahşap evin kendisi tarafından kullanıldığını, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirerek adına tescili talebiyle; Halim Tanrıkulu ve Bedia Tanrıkulu, çekişmeli taşınmazın 19 Şubat 1288 tarih 171/19, 170/19, 168/19 ve 169/19 nolu tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı, ormanla ilgisinin olmadığı iddiasıyla dava açmışlardır.
    Gebze kadastro mahkemesince, davanın reddine; 3650 parselin orman olarak tapulama dışı bırakılmasına dair verilen karar, davacıların temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 11.12.1997 gün 1997/11929-15756 sayılı kararıyla “Hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda orman mühendisi bilirkişi bulunmadığından, bu raporun hükme dayanak alınamayacağı, mahallinde üç orman mühendisi bilirkişi aracılığıyla keşif yapılarak ve tahdit haritası ve kadastro paftasının sağlıklı bir biçimde zemine uygulanarak taşınmazın niteliğinin belirlenmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur.
    Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra dava dosyası yetkisizlik kararı ile Körfez Kadastro Mahkemesine gönderilmiş ve mahkemece davanın reddine, evvelce 3206 sonra da 3650 parsel numarası alan taşınmaza ait tutanağın iptali ile orman vasfıyla tapulama dışı bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davacı ... mirasçısı dahili davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
    Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1947 yılında 3116 sayılı Kanun hükümleri gereğince yapılan ve kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır.

    Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Çekişmeli taşınmaz, Ağustos 1952 tarih 71 nolu tapu kaydına dayanılarak tesbit edilmiş olduğu halde, bu tapu kaydı, davacıların dayandığı Şubat 1288 tarih 168, 169, 170 ve 171 nolu tapu kayıtlarının tüm geldi ve gitti kayıtları getirtilmemiş, dayanılan tapu kayıtlarının kadastro sırasında dava dışı parsellere revizyon görüp görmediği araştırılmamış, çekişmeli taşınmaza komşu parsellere ait kadastro tespit tutanakları ile kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları ve eğer itirazlı iseler dava dosyaları getirtilmemiş ve dayanak ve dayanılan tapu kayıtları mahallinde keşif sırasında uygulanmadığı gibi, yörede 1947 yılında yapılan orman tahdidine ilişkin belgeler de getirtilerek keşif sırasında usûlüne uygun olarak mahallinde uygulanmamıştır. Ayrıca, yargılama sırasında 09.10.1987 tarihinde 3402 sayılı Kanun yürürlüğe girmiş olup, 3402 sayılı Kanun ile dolu pafta sistemi getirilmiş olup, ormanlarda orman vasfıyla parsel numarası verilmek suretiyle Hazine adına tapuya tescil edileceğinden ve orman vasfıyla arazinin tapulama dışı bırakılması mümkün olmadığından, mahkemece taşınmaza ilişkin tapulama tutanağının iptali ile taşınmazın orman vasfıyla tapulama dışı bırakılması yolunda kurulan hüküm de yürürlükte bulunan 3402 sayılı Kanun ile uyuşmamaktadır ve kanuna aykırıdır.
    Bu nedenle, mahkemece öncelikle;
    1) Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1947 yılında 3116 sayılı Kanun hükümleri gereğince yapılan orman tahdidine ilişkin başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilân tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ile yargılama sırasında çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. maddesine veya 6831 sayılı Kanunun 2896 veya 3302 sayılı kanunlarla değişik 2/B maddesi kapsamında aplikasyon ve orman sınırları dışına çıkarma işlemi yapılıp yapılmadığı araştırılarak, yapılmış ise, bunlara ilişkin başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilân tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneklerinin,
    2) Çekişmeli taşınmazın dayanağı olan Ağustos 1952 tarih 71 nolu tapu kaydı ile davacıların dayandığı Şubat 1288 tarih 168, 169, 170 ve 171 nolu tapu kayıtlarının tüm geldi ve gitti kayıtları ile birlikte ilgili tapu müdürlüğünden istenerek dosyaya getirtilmesi ve bu tapu kayıtlarının kadastro sırasında dava dışı başka parseller revizyon görüp görmediği araştırılarak revizyon görmüş ise, revizyon gördüğü parseller tesbit edilerek bu parsellere ait kadastro tesbit tutanakları ile kadastro sonucu oluşan tapu kayıtlarının,
    3) Çekişmeli eski 3206 yeni 3650 parsel sayılı taşınmazı tüm komşu parselleri ile birlikte gösterir şekilde orijinal kadastro paftasının bir sureti kadastro müdürlüğünden getirtilerek çekişmeli taşınmaza komşu olan parsellerin ada ve parsel numaraları tesbit edildikten sonra komşu parsellere ait kadastro tespit tutanak örnekleri ile kadastro sonucu oluşan tapu kayıtlarının, itirazlı iseler dava dosyalarının,
    4) Eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip dava dosyasının tekamül ettirilmesi ve tüm bu belgeler toplandıktan sonra;
    Mahkemece, Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine,

    yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli, dayanak ve davacıların dayandığı tapu kayıtları mahalli bilirkişiler eliyle mahallinde uygulanarak çekişmeli taşınmazın tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli, tapu kayıtlarında da okunan sınırları ayrı ayrı harita üzerinde gösterir şekilde denetlemeye elverişli kroki çizdirilmeli, tapu kayıtlarının 4785 sayılı Kanun kapsamında hukukî değerini yitirip yitirmediği tartışılarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
    Kabule göre ise; mahkeme tarafından davanın reddine karar verilmiş olduğundan 3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümlerine göre çekişmeli taşınmazın bu durumda tesbit gibi orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesiline karar verilmesi gerekirken, taşınmazın tapulama tutanağının iptaliyle orman vasfıyla tapulama dışı bırakılmasına karar verilmiş olması usûl ve kanuna aykırıdır.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dahili davacı ..."nun temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 02/05/2013 günü oy birliği ile karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi