Abaküs Yazılım
17. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/6442
Karar No: 2015/13568
Karar Tarihi: 08.12.2015

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2014/6442 Esas 2015/13568 Karar Sayılı İlamı

17. Hukuk Dairesi         2014/6442 E.  ,  2015/13568 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ : ...Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

    -K A R A R-

    Davacı vekili, davalı borçlu ..."in alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmaz hissesini 4.6.2009 tarihinde davalılar ... ve ..."e, onların da 23.6.2009 tarihinde borçlunun kardeşi ..."e sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı borçlu savunma yapmamıştır.
    Davalılar ... ve ..., ... belgesi sunulmadığını, takip konusu alacağın dayanağının açıklanması gerektiğini, yirmi yıldır dava konusu taşınmazda kiracı olduklarını, satışa çıkarıldığı için 150.000 TL"ye aldıklarını, daha sonra davalı borçlunun babasını ısrarı üzerine 170.000 TL bedelle davalı ..."e sattıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
    Davalı ... vekili, ... belgesi sunulmadığını, takip konusu alacağın dayanağının açıklanması gerektiğini, dava konusu taşınmazın 1/2 hissesinin müvekkiline ait olduğunu, borçlu tarafından 1/2 hissenin taşınmazda kiracı olarak bulunan davalılara satıldığının öğrenilmesi üzerine babasının ısrarı ile 1/2 hisseyi 170.000 TL bedelle aldıklarını, müvekkili ile borçlu arasındaki davalar nedeniyle husumet bulunduğunu, borçlunun babası tarafından verilen iki taşınmazın da borçlu tarafından 2.10.2010 tarihinde dava dışı ..."a sattığını bu taşınmazların da 5.1.2011 tarihinde yeğeni ... tarafından bedeli ödenerek geri alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davalılar ... ve ..."in pasif husumetleri bulunmadığından aleyhlerine açılan davanın husumet yokluğundan reddine,davalı ..."in borçlunun kardeşi olması, taşınmazın satış zamanı ve yöntemi nazara alındığında alacaklıdan mal kaçırma niyetinin olduğu gerekçesiyle davanın davalı ... yönünden kabulü ile 1/2 hissesini satış işleminin iptali ile davacıya ... icra yetkisi tanınmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava İİK"nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
    İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun h... ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden ... icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
    Bu tür davaların dinlenebilmesi için,davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici ... belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir.Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
    İİK.nun 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir.
    İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın o tarihteki gerçek değeridir. Bir başka anlatımla dava ve tasarrufa konu malı elinde bulunduran şahsın kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması halinde dava tümden reddedilmeyip borçlu ile tasarrufta bulunan şahıs tasarrufa konu malı elinden çıkardıkları tarihteki gerçek değeri oranında ve alacak miktarı ile sınırlı olarak tazminata mahkum edilmeleri gerekir.
    Somut olayda, mahkemece davalılar ... ve ..."in pasif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle bu davalılar hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davalı borçlu ile 4.kişinin kardeş olması, taşınmaz hissesinin satış zamanı ve yöntemi nazara alındığında alacaklıdan mal kaçırma niyetinin var olduğu kanaatı ile kısa kararda dava konusu taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olan 1/2 hissenin iptali ile davalı borçlu adına tesciline; gerekçeli kararda ise dava konusu hissenin 1/2 payının satışına ilişkin işlemin iptali ile davacıya ... icra yetkisi tanınmasına (4.11.2013 tarihli tavzih kararı ile de hüküm satışın iptali ile davacıya ... icra yetkisi tanınmasına şeklinde düzeltilmiştir.)karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir.
    Dava koşulları yönünden dosya incelendiğinde, davacının alacağının ... 2.İcra 2011/90 sayılı takip dosyası yönünden 1.4.2009 tanzim 30.6.2010 ve 15.12.2010 vadeli senetlerle doğduğu borçlu hakkındaki takibin kesinleştiği, 30.4.2012 tarihli 199.807,45 TL üzerinden kati ... belgelerinin düzenlendiği, iptali istenen tasarrufun ise takip konusu borçtan sonra 4.6.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmakla beraber davalılar ..., ... ve ... savunmasında takip konusu alacağın muvazaalı olduğunu ve dayanağının açıklanması gerektiğini belirttiklerinden öncelikle takip konusu alacağın gerçek bir alacak olup olmadığının tespiti amacıyla bu konuda davacı ve davalılardan delilleri sorularak bildirecekleri delillerin toplanması, gerektiğinde davacı ve borçlunun varsa ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, davalı ... vekili tarafından delil olarak bildirilen ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/201 Esas sayılı dava dosyası ile davalı ..."in borçlu ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı 29.11.2010 tarihli şikayet sonucu dava açılmış ise dava dosyası dava açılmamış ise Hazırlık dosyası ile ... ... Müdürlüğünün 2011-34-97767 nolu evrakları ve sonucu araştırılarak sonucuna göre alacağın gerçek olup olmadığı belirlenerek dava koşulları yönünden eksikliğin giderilmesi; alacağın gerçek olmadığı belirlendiği takdirde davanın önkoşul yokluğundan reddine aksi halde yani alacağın gerçek olduğu belirlendiği takdirde ise öncelikle davalı borçlu tarafından davalılar ... ve ..."e yapılan 4.6.2009 tarihli tasarrufun yukarıda açıklandığı üzere İİK 278,279,280.maddeler gereğince iptale tabi olup olmadığının belirlenmesi, iptale tabi olmadığı belirlendiği takdirde davanın reddine; iptale tabi olduğu belirlendiği takdirde ise 23.6.2009 tarihli tasarruf yönünden İİK"nun 280/1 maddesi gereğince iptal koşulları değerlendirilerek İİK"nun 283/2 maddesi de gözönünde tutlarak sonucuna karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
    Kabule göre de; kısa kararla gerekçeli karar arasındaki farklılığın tavzih yoluyla giderilmesi de doğru görülmemiştir.
    Hükme esas alınan 27.6.2012 tarihli bilirkişi raporunun 3 sayfasında taşınmazın özellikleri ve konumu başlığı altındaki kısımda dava dışı 5467 parsel nolu taşınmazdan bahsedildiği bilirkişi değerlendirilmesi kısmında ise dava konusu 6553 parselden bahsedilerek kıymet takdiri yapıldığı; davalılar ... ve ..."in bilirkişi raporuna itiraz ettikleri kıymet takdiri yapılan taşınmazın dava konusu taşınmaz olmadığını belirterek yeni rapor alınması istediklerinden ve ayrıca bilirkişi raporundaki değerlendirmenin taşınmazın tamamıma mı yoksa dava konusu 1/2 hisseye mi ait olduğu konusunda açıklık da bulunmadığından öncelikle dosyada mevcut yönetim planı da kullanılarak yeniden keşif yapılarak davalıların itirazlarının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gereken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ..."e geri verilmesine 08/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi