Abaküs Yazılım
17. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/6942
Karar No: 2015/13572
Karar Tarihi: 8.12.2015

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2014/6942 Esas 2015/13572 Karar Sayılı İlamı

17. Hukuk Dairesi         2014/6942 E.  ,  2015/13572 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ...Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

    -K A R A R-

    Davacı vekili, davalı borçlu ... İnş. ... San. ve Tic. Ltd. Şti."nin alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazı 2.12.2011 tarihinde davalı ..."a sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı borçlu şirket savunma yapmamıştır.
    Davalı ... vekili, aciz belgesi sunulmadığını, taşınmazı rayiç bedelle aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; dava konusu taşınmazın tapudaki satış bedeli ile bilirkişi tarafından belirlenen rayiç değeri arasında misli fark bulunmadığı, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan ve bu borca dayalı icra takibinden önce yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava İİK"nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
    İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları, üç grup altında ve İİK.nın 278, 279 ve 280.maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak, bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar, sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır (İİK.md.281). Bu yasal nedenle de davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerden birine dayanılmış olsa dahi mahkeme bununla bağlı olmayıp diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir (Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı). Genelde, borçlunun iptal edilebilecek tasarrufları, alacaklılarından mal kaçırılmasına yönelik olarak yapılan ivazsız veya aciz halinde yapılan tasarruflar ile alacaklılarına zarar verme kastıyla yapılan tasarruflardır.
    Bu tür davaların dinlenebilme koşullarından biri Mahkemece de belirlendiği gibi iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olmasıdır. Mahkemece 2.12.2011 tarihli tasarrufun takip konusu 25.1.2012 ve 15.2.2012 keşide tarihli çekler ile bu çeklere dayalı 28.2.2012 tarihli takipten önce yapıldığı, davacı tarafından takip konusu çeklerin sözleşmeye dayalı verildiğine sözleşme tarihine ve borcun doğumuna ilişkin bir iddiada bulunulmadığı, iddianın satıştaki bedelin muvazaalı olduğu, satış yapılan dükkanın sadece isminde bir harf değişikliği yapılması yönünde olduğunu belirlemiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir.
    Uygulamada alacak-borç ilişkisinin daha önce başlamasına karşın alacak için düzenlenen bono ve çek gibi kıymetli evraka sonraki tarihin atıldığı sıklıkla görülmektedir. Bu nedenle davacı alacaklı borcun doğumunun takip dayanağı çekin keşide veya bononun düzenleme tarihinden önce gerçekleştiğini ileri sürerse mahkemece alacaklıya bu konuda delil sunma olanağı verilmeli ve borcun gerçek doğum tarihi tespit edilerek koşulun gerçekleşip gerçekleşmediği saptlanmalıdır. Somut olayda davacı vekili dava dilekçesinde davalı borçlu şirketin müvekkili şirkete sadece dava konusu 2012/2318 sayılı takip dosyasından değil bunun dışında dava dışı karşılıksız çıkan çekler nedeniyle ... 12. İcra Müdürlüğünün 2012/3652, ... 14.İcra Müdürlüğünün 2012/2574 ve ... 4.İcra Müdürlüğünün 2012/1757 sayılı takip dosyalarına dayalı olarak da borcunun bulunduğunu,yine tanık olarak dinlenen ..."ın beyanından davacı ile borçlu şirket arasında 2010-2012 yılları arasında ticari ilişkiler bulunduğu, borçlu şirkete satılan jenaratörler karşılığı verilen çeklerin ödenmediğini beyan ettiği, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde müvekkili şirket ile borçlu şirket arasında 1.4.2011 21.7.2011 ve 1.8.2011 tarihli sözleşmeler bulunduğunu sözleşmeye dayalı olarak vadeli çekler verildiğini beyan ettiği anlaşıldığından öncelikle dava konusu çeklere dayalı ticari ilişkinin varlığı ve doğumuna ilişkin olarak davacıdan temyiz dilekçesinde bahsi geçen 1.4.2011, 21.7.2011 ve 1.8.2011 tarihli sözleşme örneklerinin istenmesi, davacı vekilinin dava dilekçesinde bahsettiği dava dışı takip dosyalarının celbi ile davacı ... davalı borçlu şirketin ticari defterleri üzerinde uzman mali müşavir bilirkişiye inceleme yaptırılması, davacı ile borçlu şirket arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, ticari ilişki var ise hangi tarihte başladığı, ticari ilişkinin cari hesap şeklinde devam edilip etmediği, dava konusu çeklerin vadeli verilip verilmediği hususlarında rapor alınarak taraflar arasındaki borcun gerçek doğum tarihinin tespiti, iptali istenen tasarrufun borçtan önce yapılması halinde şimdiki gibi davanın reddine aksi halde yani tasarrufun borçtan sonra yapılması halinde ise dava konusu tasarrufun İİK"nun 280.madde kapsamında iptale tabi olup olmadığı yönünden de inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
    Kabule göre de; davanın önşart yokluğundan reddi halinde kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına AAÜT"nin 7/2 maddesi gereğince maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nispi vekalet ücreti takdiri de doğru görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazların kabulü ile hüküm BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 8.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi