Abaküs Yazılım
19. Ceza Dairesi
Esas No: 2021/649
Karar No: 2021/7149
Karar Tarihi: 23.06.2021

Yargıtay 19. Ceza Dairesi 2021/649 Esas 2021/7149 Karar Sayılı İlamı

19. Ceza Dairesi         2021/649 E.  ,  2021/7149 K.

    "İçtihat Metni"



    Kişilerin huzur ve sükununu bozacak şekilde gürültü yapmak eyleminden dolayı, Tinkon Turizm Kongre ve Organizasyon Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi hakkında 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36/2. maddesi uyarınca 5.000,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair ... Sarıyer Belediyesi Zabıta Müdürlüğünün 08/12/2017 tarihli ve 0030 sayılı idarî yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin ... 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 20/04/2018 tarihli ve 2018/633 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair ... 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 15/05/2018 tarihli ve 2018/2752 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 30.11.2020 gün ve 2018 - 12986 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekinde bulunan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2021 gün ve KYB - 2020 - 108891 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
    Anılan ihbarnamede;
    Dosya kapsamına göre,
    1- Kabahatli hakkında "gürültü" eyleminden dolayı anılan idarî yaptırım kararının uygulandığı ve kabahatli tarafından yapılan itirazın reddine karar verildiği anlaşılmış ise de, benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 11/12/2018 tarihli ve 2018/644 esas, 2018/13125 karar sayılı ilâmında belirtiği üzere, mevzuatımızda “gürültü yapma veya gürültüye neden olma” fiillerinin hem 5326 sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında hem de 2872 sayılı Çevre Kanunu ve bağlantılı “Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği” çerçevesinde kabahat sayılarak idarî yaptırıma tâbi tutulduğu, 5326 sayılı Kanun"un "Gürültü" başlıklı 36. maddesinde ve 2872 sayılı Kanun"un yine "Gürültü" başlıklı 14. maddesinde ve 20/h maddesinde idarî yaptırım olarak idarî para cezasının düzenlendiği, ayrıca 2872 sayılı Kanun"un 14. maddesine dayanılarak çıkarılan 09/06/2010 tarihli Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği’nde 2872 sayılı Kanun"un belirlediği çerçeve hükümlerin içeriğinin doldurulduğu, 2872 sayılı Kanun"un 26/04/2006 tarihinde 5491 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile değiştirilerek yürürlüğe giren ceza hükümlerinin, 31/03/2005 tarihinde yayımlanan ve 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5326 sayılı Kanun’a göre sonraki kanun (lex posterior) olduğu, bu iki ayrı düzenlemenin amacı, özü ve ruhu birlikte ele alındığında, 2872 sayılı Kanun ve bağlantılı mevzuatında yer alan gürültü ile ilgili düzenlemelerin 5326 sayılı Kanun"a göre özel kanun (lex specialis) niteliği taşıdığı, 2872 sayılı Kanun"a göre verilebilecek idarî yaptırımlara karşı tebliğden itibaren 30 gün içerisinde idarî mahkemesinde dava açılabilecek iken, 5326 sayılı Kanun’a göre verilen idarî para cezalarına karşı tebliğ veya tefhimden itibaren 15 gün içerisinde sulh ceza hâkimliğine başvurulması gerektiği, somut olayda gürültü eylemi nedeniyle verilen idarî para cezasında görevli merciin idarî yargı mercii olması nedeniyle, başvuru konusu hakkında karar verilmek üzere dosyanın görevli ve yetkili idarî yargı merciine gönderilmesi yerine işin esasına geçilmek suretiyle başvurunun reddine karar verildiği,
    2- 2872 sayılı Kanun ve bağlantılı mevzuatında yer alan gürültü ile ilgili düzenlemeler ile 5326 sayılı Kanun"da yer alan düzenlemelerin amacı, özü ve ruhu birlikte ele alındığında; Çevre Kanunu ve bağlantılı mevzuatında yer alan gürültü ile ilgili düzenlemelerin Kabahatler Kanunu"na göre özel kanun (lex specialis) niteliği taşıdığı, şöyle ki, ses düzeyi hakkında sınır değerin aşılıp aşılmadığının teknik araçlarla denetimi gerekmeyen komşuların neden olduğu gürültü gibi hususlarda 5326 sayılı Kanun"un 36. maddesine göre idari yaptırım uygulayabileceği;
    Öte yandan çevresel gürültüye maruz kalma seviyelerinin insan sağlığı üzerinde zararlı etkilere sebep olabileceği gürültüye hassas olan eğlence yerleri hakkında Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği"nin 24. maddesi gereğince gürültü seviyesi ve arka plan gürültü seviyelerinin ve sınır değerlerin aşılıp aşılmadığının, aşılmış ise hangi ölçüde aşıldığının ancak teknik araçlarla ses ölçümü yapılarak belirlenebileceğinden bu tür mekanlarda denetimlerin teknik donanımı haiz uzman ve yetkili kurumlar tarafından yapılması gerektiği;
    ... Sarıyer Belediye Zabıta Müdürlüğünün 08/12/2017 tarihli ve 30 sayılı idarî yaptırım kararı ile kabahatli hakkında 5326 sayılı Kanun"un 36/2. maddesi uyarınca 5.000,00 Türk lirası idarî para cezası uygulandığı, dosya kapsamında bulunan tutanaklar ve ihbarlar uyarınca Tinkon Turizm Kongre ve Organizasyon Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi tarafından işletilen içkili lokantada çevreyi rahatsız edici düzeyde canlı müzik yayını yapıldığının belirtildiği ve bu nedenle muteriz şirket hakkında 5326 sayılı Kanun’un 36/2. maddesi uyarınca idari yaptırım uygulandığı sabit ise de; anılan işletmenin eğlence yeri olması karşısında, idari yaptırımın ancak Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği"nin 24. maddesi gereğince gürültü seviyesi ve arka plan gürültü seviyelerinin ve sınır değerlerin aşılıp aşılmadığının, aşılmış ise hangi ölçüde aşıldığının ancak teknik araçlarla ses ölçümü yapılarak belirlenebileceğinden, bu tür mekanlarda denetimlerin teknik donanımı haiz uzman ve yetkili kurumlar tarafından yapılması gerektiği ve yapılan tespit sonucunda 2872 sayılı Çevre Kanunun 14 ve 20. maddeleri uyarınca idari yaptırım uygulanabileceği, muteriz şirket hakkında 5326 sayılı Kabahatler Kanun"un 36/2. maddesi uyarınca idari yaptırım uygulanamayacağı,
    Gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,
    Gereği görüşülüp düşünüldü;
    Başvuran tüzel kişi kabahatlinin bir eğlence yeri mekanın işletmecisi olduğu, çevre sakinlerinin eğlence mekanından gelen ses düzeyinin rahatsız edici boyutta olduğuna dair son iki ay içinde birden fazla şikayet ve ihbar dilekçesi verdikleri, en son 07.12.2017 tarihinde, Sarıyer Belediyesi zabıta ve çevre koruma kontrol müdürlüğü ekiplerince işyerindeki ses düzeyinin teknik ölçüm cihazı ile tespit edildiği, işyerinde Çevre Kanunu"nun 14. maddesinde göre gerekli önlemlerin alınmasına dair kuralları ihlal edici bir husus bulunmadığının anlaşıldığı, ancak hemen bir gün sonra (08.12.2017) Sarıyer Belediyesi zabıta görevlilerince, işyerini işleten tüzel kişiye 5326 sayılı Kabahatler Kanunu"nun 36/2 maddesi uyarınca 5.000 TL idari para cezası kesildiği görülmüştür.
    Kabahatlinin başvuru dilekçesinde bu idari yaptırım tutanağına karşı, öncelikle zabıta görevlilerinin bu idari yaptırımı uygulamaya yetkili olmadıkları, yetkinin Çevre Bakanlığı yetkililerinde olduğu, aksinin kabulü halinde ise; işyerinin canlı müzik izin belgesi olduğu, yapılan denetimde içerdeki ses düzeyinin izin belgesinde belirtilen düzeyin altında kaldığının anlaşıldığından bahisle idari yaptırım kararının kaldırılmasının istendiği, başvurunun canlı müzik izin belgesinin kabahat tarihinden sonra alındığı, içerdeki sesin çevredekileri rahatsız ettiğinin sabit olduğu anlaşılmakla reddedildiği, itirazın da reddine karar verildiği somut uyuşmazlık hakkında;
    1-) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin "1-" numaralı sebebi yönünden yapılan incelemede;
    Uyuşmazlık Mahkemesinin, aynı tüzel kişi hakkında başka bir idari yaptırım kararı hakkında verdiği 26.11.2018 tarihli, 2018/731 E. 2018/695 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu"nun 36/2. maddesi uyarınca kesilen idari para cezalarına karşı yapılan başvurularda adli yargı merciinin görevli olduğu anlaşılmakla,
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma talebinin bu nedenle REDDİNE,
    2-) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin "2-" numaralı sebebi yönünden yapılan incelemede ise;
    Dairemizin 12.06.2017 tarihli, 2016/577 E. 2017/5610 K. sayılı karar içeriğinde yer aldığı üzere;
    2872 sayılı Çevre Kanunu"nun 26.04.2006 tarihinde 5491 sayılı Kanunu"nun 14. maddesi ile değiştirilerek yürürlüğe giren ceza hükümlerinin, 31.03.2005 tarihinde yayımlanan ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5326 sayılı Kabahatler Kanunu"na göre sonraki kanun ( lex posterior) olduğu;
    Bu iki ayrı düzenlemenin amacı, özü ve ruhu birlikte ele alındığında; Çevre Kanunu ve bağlantılı mevzuatında yer alan gürültü ile ilgili düzenlemelerin Kabahatler Kanunu"na göre özel kanun (lex specialis) niteliği taşıdığı, şöyle ki Emniyet yetkililerinin daha ziyade ses düzeyi hakkında sınır değerin aşılıp aşılmadığının teknik araçlarla denetimi gerekmeyen komşuların neden olduğu gürültü gibi hususlarda 5326 sayılı Kanun"un 36. maddesine göre idari yaptırım uygulayabileceği;
    Öte yandan, Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 27.02.2017 tarihli, 2016/15421 E. 2017/2171 K. sayılı kararında belirtildiği üzere;
    Gürültü, fail tarafından sırf huzur ve sükûnu bozmak maksadıyla yapılmamış, bir kimsenin sağlığının zarar görmesine elverişli olmayacak boyutta ancak mağdurun huzur ve sükûnunu bozacak nitelikte ise 2872 sayılı Kanun’un 14, 20/h maddesindeki kabahat;
    Çevresel gürültünün kaynağı, 2872 sayılı Kanun’un 14. maddesinde bahsedilen ulaşım araçları, şantiye, fabrika, atölye, işyeri, eğlence yeri, hizmet binaları ve konutlar haricindeki bir yer ise ya da sırf huzur ve sükunu bozma amacına yönelmemiş yahut bir kimsenin sağlığının zarar görmesine elverişli olmayacak nitelikte ise 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36. maddesindeki kabahat kapsamında hukuki sorumluluğun değerlendirilmesi gerekeceği,
    Somut uyuşmazlık kapsamında; idari yaptırım kararının 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında değil, 5326 sayılı Kanun"un 36/2. maddesi kapsamında verildiği anlaşılmakla,
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği "2-" numaralı sebeple yerinde görüldüğünden, kanun yararına bozma talebinin kabulüyle, ... 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 15/05/2018 tarihli ve 2018/2752 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK"nin 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, uygulanan idari yaptırım kararının kaldırılmasına, 23.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi