Abaküs Yazılım
19. Ceza Dairesi
Esas No: 2021/5594
Karar No: 2021/7150
Karar Tarihi: 23.06.2021

5941 Sayılı Kanuna Aykırılık - Yargıtay 19. Ceza Dairesi 2021/5594 Esas 2021/7150 Karar Sayılı İlamı

19. Ceza Dairesi         2021/5594 E.  ,  2021/7150 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SUÇ : 5941 Sayılı Kanuna Aykırılık
    HÜKÜM : Mahkumiyet

    Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
    Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
    5941 sayılı Kanun"un 7/6. maddesinde düzenlenen ve sanığın üzerine atılı suçun failinin, sadece hakkında yasaklama kararı verilmiş olan gerçek kişiler olabileceği değerlendirilmekle, tebliğnamede yer alan eksik incelemeye dair bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
    Tüzel kişi (limited şirket) yetkilisi olan sanığın suça konu edilen eyleminin; 25.09.2014 tarihinde tüzel kişi şirket adına ve hesabına keşide ettiği çekin karşılıksız çıkması nedeniyle Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca 24.10.2014 tarihinde tüzel kişi adına çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına karar verilmesi ve bu kararın TK 35. maddesine göre tüzel kişiye tebliği üzerine 28.11.2014"te kesinleşmesine rağmen, sanığın yine aynı tüzel kişi adına ve hesabına, bu kez farklı bir bankadan bastırılan 10.12.2014 keşide tarihli çeki düzenlemesi olduğu,
    Sanığın, 17.09.2015 tarihinde düzenlenen iddianame ile 5941 sayılı Çek Kanunu"nun 7/6. maddesinden cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı görülmüştür.
    5941 sayılı Çek Kanunu"nun, Kanun"un yürürlüğe girdiği 20.12.2009 tarihinden bugüne kadar değişmeyen 7/6. maddesi;
    "(6) Hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmiş olan kişi, buna rağmen çek düzenlerse, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."
    Hükmünü içermektedir.
    Buna göre; suç tarihinde (10.12.2014) sanığın üzerine atılı suçun faili; hakkında çek düzenleme ve çek hesabı yasağı kararı verilmiş olan kişidir. Kanun koyucunun madde metninde failin gerçek veya tüzel kişi olup olmadığı hususunda bir ayrıma gitmediği, ancak, suçun maddi unsuru olan "hakkında yasaklama kararı olmasına rağmen çek düzenleme" eyleminin ancak gerçek kişiler tarafından işlenebileceği ve suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereğince, hapis cezasının muhatabının da ancak gerçek kişiler olabileceği izahtan varestedir.
    Suça konu idari tedbir mahiyetindeki çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklama kararı sırasında (24.10.2014) ve suç tarihi olan 10.12.2014 tarihinde, hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklama kararı verilebilecek olan kişilerin kimler olduğuna gelince;
    5941 sayılı Çek Kanunu"nun yürürlüğe girdiği 20.12.2009 tarihinden bugüne, hakkında "çek düzenleme ve çek hesabı yasağı kararı" verilmesi gereken durumlar ve kişileri belirten 5. maddesinin ilgili fıkraları, tüm değişik halleriyle birlikte aşağıdaki gibidir;
    5941 sayılı Kanun"un (mülga) 5/(4). maddesi (ilk hali);
    "(4) Karşılıksız çek düzenleyen, adına karşılıksız çek düzenlenen ve ileri düzenleme tarihli çek üzerinde yazılı tarihe göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmayan gerçek ve tüzel kişi hakkında, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının talebi üzerine, sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde resen mahkeme tarafından, karşılıksız çıkan her bir çekle ilgili olarak, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilir." hükmünü içermekte iken,
    5941 sayılı Kanun"un 03.02.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6273 sayılı Kanunla değişik 5/(1). maddesi;
    "(1) (Değişik : 6273 - 31.1.2012 / m.3) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılması hâlinde, altı ay içinde hamilin talepte bulunması üzerine, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi hakkında, çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer ya da çek hesabı sahibinin yahut talepte bulunanın yerleşim yeri Cumhuriyet savcısı tarafından, her bir çekle ilgili olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilir. Bu fıkra hükmüne göre çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı, karşılıksızdır işlemine tabi tutulan çekin düzenlenmesi suretiyle dolandırıcılık, belgede sahtecilik veya başka bir suçun işlenmesi hâlinde de verilir." hükümlerini,
    5941 sayılı Kanun"un 09.08.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6728 sayılı Kanunla değişik 5/(1). maddesi;
    "(1) (Değişik: 15/7/2016-6728/63 md.) Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adli para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı, (bu kısımdaki "çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticari işlerde temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile takip ve yargılama gideri toplamından" ibaresi, 10/10/2017 tarihli ve 30206 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26/7/2017 tarihli ve E.: 2016/191, K.: 2017/131 sayılı Kararı ile çıkartılmıştır) az olamaz. Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu yasağın bulunması hâlinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına hükmeder. Yargılama sırasında da resen mahkeme tarafından koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilir. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi, bu tüzel kişi adına çek keşide edenler ve karşılıksız çekin bir sermaye şirketi adına düzenlenmesi durumunda ayrıca yönetim organı ile ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileri hakkında uygulanır. Koruma tedbiri olarak verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararlarına karşı yapılan itirazlar bakımından 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 353 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü uygulanır. Bu suçtan dolayı açılan davalar icra mahkemesinde görülür ve İcra ve İflas Kanununun 347, 349, 350, 351, 352 ve 353 üncü maddelerinde düzenlenen yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır. Bu davalar çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer ya da hesap sahibinin yahut şikâyetçinin yerleşim yeri mahkemesinde görülür."
    Hükümlerini içermektedir.
    Buna göre; Kanun"un yürürlüğe girdiği tarihten bugüne hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı verilmesi gereken kişiler;
    - 20.12.2009 tarihinden itibaren "çek karşılığını ilgili banka hesabında bulundurmayan gerçek ve tüzel kişiler",
    - 03.02.2012 tarihinden itibaren "çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişiler",
    - 09.08.2016 tarihinden bugüne kadar ise; "çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi, bu tüzel kişi adına çek keşide edenler ve karşılıksız çekin bir sermaye şirketi adına düzenlenmesi durumunda ayrıca yönetim organı ile ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileri"dir.
    Bu nedenle, çekin karşılıksız çıkmasına sebebiyet verme eyleminin suç olmadığı 03.02.2012 tarihi ile 09.08.2016 tarihleri arasında, sadece çek hesabı sahibi gerçek ve tüzel kişiler hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilebilecektir.
    5237 sayılı TCK"nin "Suçta ve cezada kanunîlik ilkesi" başlıklı 2/3. maddesinde yazılı kıyas yasağı, "Ceza sorumluluğunun şahsiliği" başlıklı 20/2. maddesinde yazılı tüzel kişiler hakkında cezai yaptırım uygulanamayacağı ilkeleri karşısında;
    Sanığın 5941 sayılı Kanun"un 7/6. maddesinde unsurları yazılı suç nedeniyle cezai sorumluluğuna gidilebilmesi için;
    - Öncelikle sanık hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklama yönünde bir karar verilmesi gerekeceği,
    - Yasaklama kararının sanığa usulüne uygun şekilde tebliğle bildirilerek, cezai sorumluluğu doğabileceğinin hatırlatılması,
    - Sanığın hakkında verilmiş idari tedbire ve yasaklama kararına rağmen, çek düzenlemesi gerekeceği anlaşılmakla,
    Temyize konu edilen somut uyuşmazlıkta, yasaklama kararının gerçek kişi olan sanık hakkında değil, yetkilisi olduğu tüzel kişi şirket hakkında verildiği, kararda gerçek kişi sanığın bu tüzel kişi adına çek düzenlemesi halinde cezai sorumluluğu olacağına dair hiçbir hüküm bulunmadığı, keza 6273 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle birlikte Kanun"un 5/1. maddesinde 03.02.2012 tarihinden itibaren "idari tedbir" mahiyetine dönüşen yasaklama kararının muhatabının çek hesabı sahibi tüzel kişi olduğu, tüzel kişi yetkilisinin Kanun"da açık düzenleme olmayan şekilde kıyasen cezalandırılmasının mümkün olmadığı, suç tarihinde çek hesabı sahibi olmayan, dolayısıyla hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklama kararı verilmeyen sanığın, 5941 sayılı Kanun"un 7/6. maddesine aykırılıktan açılan kamu davasında beraatine karar verilmesi gerekirken, suçun sabit olduğu gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilmesi,
    Kabule göre ise;
    Açılan kamu davasının niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen ve Kanun"da kamu davasına katılması konusunda özel düzenleme bulunmayan şikayetçinin davaya katılmasına ve lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
    Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi