
Esas No: 2020/2054
Karar No: 2021/468
Karar Tarihi: 11.03.2021
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu 2020/2054 Esas 2021/468 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2020/2054
Karar No : 2021/468
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Derneği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri Av. …
2- … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 08/10/2019 tarih ve E:2018/5909, K:2019/7144 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem:İş müfettişlerinin fiili hizmet süresi zammından yararlandırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı olan 27/09/2008 tarih ve 27010 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Fiili Hizmet Süresi Zammı Uygulamasının Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin "Fiili hizmet süresi zammından yararlanma şartları" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında yer alan tablonun noksan düzenleme nedeniyle iptali ve maddenin dayanağı olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 40. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 08/10/2019 tarih ve E:2018/5909, K:2019/7144 sayılı kararıyla;
Davacının Anayasa'ya aykırılık iddiasının yerinde görülmediği,
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Fiili Hizmet Süresi Zammı" başlıklı 40. maddesi ile Fiili Hizmet Süresi Zammı Uygulamasının Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin "Fiili hizmet süresi zammından yararlanma şartları" başlıklı 5. maddesine yer verildikten sonra,
Fiili Hizmet Süresi Zammı Uygulamasının Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin dava konusu 5. maddesinin 1. fıkrasında yer alan tablonun incelenmesinden;
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun verdiği yetkiye dayanılarak hazırlanıp yürürlüğe konulan dava konusu Yönetmeliğin, Kanun'un verdiği takdir yetkisini sınırlandırıcı ve daraltıcı farklı yeni kurallar getirmediği gibi noksan düzenleme nedeniyle iptali istenilen tablonun, anılan Kanun'un 40. maddesinin 2. fıkrasının devamındaki tablonun tekrarından ibaret olduğu anlaşıldığından, iptali istenilen düzenleyici işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Dava konusu bireysel işlemin incelenmesinden;
5510 sayılı Kanun'da ve bu Kanun'a dayanılarak çıkarılan Fiili Hizmet Süresi Zammı Uygulamasının Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'te fiili hizmet süresi zammından yararlanacaklar arasında iş müfettişlerine yer verilmediği, öte yandan iptali istenilen Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasında yer alan tabloda hukuka aykırılık bulunmaması nedeniyle, davacı Derneğin, iş müfettişlerinin fiili hizmet süresi zammından yararlandırılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu bireysel işlemde de hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava, bu konudaki yasal düzenlemenin hukuka aykırı olduğu üzerine kurulu olduğu halde, konuyu düzenleyen Kanun maddesinin Anayasa'ya aykırılığı iddiasının yerinde görülmemesinin hukuka aykırı olduğu, ülke genelinde tüm iş yerlerinde denetim yapan iş müfettişlerinin çalışma koşullarının da son derece ağır ve yıpratıcı olduğu, yılın büyük bir bölümünü ikamet ettikleri ilin dışında geçirdikleri, iş yerlerindeki tüm risklere maruz kaldıkları, belirli sürede iş yerinin teftişini tamamlamak zorunda oldukları için teftiş sonu raporlarını mesai dışında hazırladıkları, bu sebeple aşırı iş yükü ile karşı karşıya oldukları ve fiili hizmet süresi zammından yararlanmaları gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 08/10/2019 tarih ve E:2018/5909, K:2019/7144 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 11/03/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.