21. Hukuk Dairesi 2016/9433 E. , 2018/90 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ve Feri Müdahil Kurum vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
Dava, davacının 1.10.1977- 30.04.1982 tarihleri arasında müteveffa işveren ..."a ait işyerinde; 01.04.1983-01.04.1989 tarihleri arasında da diğer davalı ... .... Şti isimli işyerinde kesintisiz olarak yer altı maden işlerinde çalıştığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı ... aleyhine açılan davanın hak düşürücü süreye uğraması nedeniyle reddine; diğer davalı ... .... Şti aleyhine kısmen kabul kısmen reddi ile 80 günlük hizmetinin tespitine karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve inceleme sonucu varılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa"nın 79. ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/8. maddeleri gereği bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır.Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilmeyen sigortalılar, çalışmalarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse bu çalışmaların Kurumca dikkate alınacağı belirtilmiştir. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı, kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de, çalışmanın konusu, niteliği, başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı adına davalı işyerlerinden uyuşmazlık dönemlerinde kısmi bildirim yapıldığı ve işyerlerinin talep edilen döneme dair dönem bordrolarının dosya arasına alındığı ve dinlenilen tanıkların talep edilen döneme dair bordro tanığı sıfatının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda; mahkemece talep edilen döneme ilişkin davalı işyerlerinin dönem bordroları dosya arasına alınmasına rağmen bordro tanıkları dinlenilmeden, dinlenen tanıkların uyuşmazlık konusu dönemde çalışıp çalışmadığı belirlenmeden sonuca gidilmesi ayrıca davalılardan ...’ın işyerinden kısmi bildirim bulunduğu ve bu durumda hak düşürücü süreye uğramayacağı göz önünde bulundurulmadan karar verilmiş olması hatalıdır.
Yapılacak iş; öncelikle davalı her iki işyeri için talep edilen döneme ilişkin bordrolarda aralıksız çalışması bulunan bordro tanıklarının beyanlarına başvurmak varsa çalışmaları tanık ifadeleri ile somutlaştırarak tüm deliller ile birlikte değerlendirerek sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine, 15/01/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.