22. Hukuk Dairesi 2017/20224 E. , 2019/3533 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı - Karşı Davalı İsteminin Özeti:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin ... ... ... İl Müdürlüğü nezdinde 4857 sayılı Yasa kapsamında görev yaptığı sırada ...’ın özelleştirilmesi sebebi ile davalı iş yeri ile olan iş ilişkisinin son bulduğunu belirterek fark kıdem ve ihbar tazminatı ile ödenmeyen iki ikramiyesinin ve içerde kalan 72 günlük izin ücret alacağının tahsilini istemiştir.
Davalı –Karşı Davacı Cevabının Özeti:
Davalı-karşı davacı vekili, davacının taleplerinin yersiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini ayrıca davacı halihazırda devlet memuru olarak çalıştığı için hak etmediği halde ödenen kıdem ve ihbar tazminatının iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, yazılı gerekçe ile asıl dava yönünden ikramiye talebinin kabulü diğer taleplerin ise reddi ile davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacının tüm, davacı-karşı davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacının yıllık izin ücretine hak kazanıp kazanamadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu"nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Akdin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar.
Somut olayda, davacının davalı iş yerinde 4857 sayılı Yasaya tabi kapsam dışı personel olarak çalışmakta iken davalı iş yerinin özelleştirilmesinden dolayı 4046 sayılı Yasa kapsamında tanınan nakil hakkından faydalanmak üzere iş verene yaptığı başvurunun reddedilmesi üzerine ret kararının iptali için davacı tarafça idare mahkemesinde dava açıldığı ve ... İdare Mahkemesi"nin 09.04.2013 tarihli karar ile davacının nakil hakkından yararlandırılması gerekirken bu yöndeki başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptal edildiği ve davacının 27.12.2013 tarihinde davalı iş yerinden çıkışının yapılarak Devlet Su İşleri 15.Bölge Müdürlüğüne naklinin yapıldığı ve bu iş yerinde davacının 01.01.2014 tarihi itibari ile memur olarak çalışmaya başladığı anlaşılmıştır. Mahkemece davacının ... Dağıtım A.Ş.’de işçi olarak çalıştığı sırada bu kurumun 4046 sayılı Yasa kapsamında özelleştirilmesi üzerine Özelleştirme İdaresi Başkanlığının yazılarına ilişkin olarak 4046 sayılı Yasa kapsamında Devlet Su İşleri 15. Bölge Müdürlüğü emrine memur olarak atandığı, halen burada çalışmaya devam ettiği, 4046 sayılı Yasanın 22/3 maddesinde yer alan “… bu madde gereğince diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilen personele kıdem tazminatı ödenmez … kıdem tazminatına esas süreleri 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanun hükümlerine göre ekmekli ikramiyelerinin hesabında dikkate alınır” şeklindeki düzenleme karşısında davacının feshe bağlı haklar olan kıdem, ihbar ve yıllık izin ücreti alacağına hak kazanamadığı, bu bağlamda davalı/karşı davacının ödenen kıdem ve ihbar tazminatının iadesi talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
4046 sayılı Yasanın kuruluşlardaki personelin nakli başlıklı 22. maddesine göre iş kanunlarına tâbi olarak çalışmakta iken, bu madde gereğince diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilen personele kıdem tazminatı ödenmeyeceği ve bunların önceden kıdem tazminatı ödenmiş süreleri hariç, kıdem tazminatına esas hizmet sürelerinin 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyelerinin hesabında dikkate alınacağı düzenlenmiştir. Bu düzenleme gereğince davacının yasadan kaynaklandığı üzere kıdem tazminatına hak kazanamayacağı ve davacının kendi talebi üzerine nakil hakkını kullandığından ihbar tazminatı ödenmesi koşullarının da oluşmadığı açık olduğundan davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadığı yönünde Mahkemece varılan görüş isabetli ise de davacının davalı iş yerindeki 4857 sayılı Yasa kapsamında ki iş ilişkisi 27.12.2013 tarihi itibari ile son bulmuş olup yıllık izin ücretine hak kazanılması bakımından sözleşmenin nasıl sona erdiği bir önem arz etmediğinden tüm dosya içeriğine göre davacının hak edipte kullanamadığı ve ücretinin ödenmediği yıllık izinlerinin olup olmadığı tespit edilerek varsa hüküm altına alınması gerekirken yazılı gerekçe ile reddi hatalı olup bozma sebebidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye 18/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.