
Esas No: 2021/1765
Karar No: 2022/1886
Karar Tarihi: 12.04.2022
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/1765 Esas 2022/1886 Karar Sayılı İlamı
3. Ceza Dairesi 2021/1765 E. , 2022/1886 K."İçtihat Metni"
İlk Derece Mahkemesi : Tunceli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.09.2018 tarih ve 2017/269 - 2018/173 sayılı kararı
Suç : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, kamu malına zarar verme 04.06.2017 (Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs)
Hüküm : 1-Sanığın TCK'nın 302/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetine dair istinaf başvurusunun esastan reddi,
2-Sanığın TCK'nın 82/1-a, c, g, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 35/2, 62, 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetine dair istinaf başvurusunun esastan reddi,
3-Sanığın TCK'nın 152/1-a, 152/2-a, 152/3, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetine dair istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, ilk derece ve bölge adliye mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre; terör örgütü PKK mensupları tarafından 03.06.2017 tarihinde Turkcell vericisinin yakıldığı, ertesi gün ise olay yeri incelemesi yapmak için olay yerine giden güvenlik güçlerine örgüt mensupları tarafından roket atıldığı, silahlarla ateş edildiği, karşılıklı çatışmaların yaşandığı, sanığın da bu eylemlere katıldığından bahisle mahkemece cezalandırılmasına karar verildiği görülmekle birlikte; tanık ...'ın 24.11.2017 tarihinde savcılıkta şüpheli sıfatıyla müdafi huzurunda alınan ifadesinde; 03.06.2017 ve 04.06.2017 tarihlerinde ... kod adlı sanığın da bu eylemlere katıldığını beyan ettiği ancak 15.11.2017 tarihinde kollukta şüpheli sıfatıyla müdafi huzurunda alınan ifadesinde; 04.06.2017 tarihli eyleme katılanlar arasında sanığın adını saymadığı, yine tanığın mahkemede tanık sıfatıyla alınan beyanlarında da söz konusu eylemlere sanığın katılmadığını, savcılık aşamasında yanlışlıkla sanığın adını verdiğini, ... yerine ... (sanığın kod ismi) ismini söylediğini beyan ettiği, tanık ...'in 28.11.2017 tarihinde savcılıkta tanık sıfatıyla alınan beyanında; 03.06.2017 tarihinde gerçekleşen eylemi ... kod adlı şahsın planladığını, bu eyleme katılanların ...e kod adlı kişiler olduğunu beyan ettiği, beyanlarında sanığın adını vermediği, diğer tanıkların da söz konusu eyleme katılan kişilerin kim olduğunu bilmediklerini beyan ettikleri görülmekle, sanığın söz konusu eylemlere katıldığına dair tanık ...'ın aşamalarda yer alan çelişkili beyanları dışında mahkumiyetine yeterli kesin delil bulunmadığından üzerine atılı kamu malına zarar verme ve devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçuna dayanak oluşturan kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından delil yetersizliği nedeniyle, amaç suç olan devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunun da araç suçtan beraat etmesi nedeniyle unsurları itibariyle oluşmayacağı gözetilerek söz konusu suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Tanık beyanları, aşamalarda alınan ikrar niteliğindeki sanık beyanları ve tüm dosya kapsamından silahlı terör örgütü üyeliği sabit olan sanığın, 19.07.2017 tarihinde Antalya İl Jandarma Komutanlığına başvurduğu, burada etkin pişmanlık kapsamında beyanlarda bulunduğu görülmekle, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları hakkında örgütte kaldığı süre ve konumuna uygun bilgiler verip teşhislerde bulunmak suretiyle suçun aydınlatılmasına katkıda bulunan, samimi şekilde pişmanlık duyan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221/4-1. cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin tartışılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın tutuklu kaldığı süre, bozma nedenleri ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak 5271 sayılı CMK'nın 109/3-a maddesi gereğince "yurt dışına çıkmamak" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle TAHLİYESİNE, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Tunceli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.04.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.