Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/14567
Karar No: 2018/132
Karar Tarihi: 16.01.2018

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2016/14567 Esas 2018/132 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2016/14567 E.  ,  2018/132 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi



    Davacı, 01/05/1995-23/05/2011 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve 01/05/2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığına, ödenmeyen aylıkların faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.

    K A R A R

    Dava, 1995/Nisan dönemi tevkifat listesindeki prim kesintisinin davacıya ait olduğunun tespiti, 01/05/1995-23/05/2011 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve 01/05/2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti ile yaşlılık aylıklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesini istemiştir.
    Mahkemece, davacının ürün alıcısı ... ve Ortağı tarafından düzenlenip kuruma verilen 1995/Nisan tarihli çiftçi primleri tevkifat bildirimi belgesinde ... adına yapılan kesintinin, ... Oğlu 01/05/1964 tarih, ... doğumlu davacı ..."a ait olduğunun tespiti ile davacının 01/05/1995 tarihinde 23/05/2011 tarihine kadar zorunlu tarım Bağkur sigortalısı olduğunun tespitine, davacının 01/05/2014 tarihinde yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti ile yaşlılık aylıklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 20/05/2011 tarihli başvurusu ile prim kesintisine istinaden 01/05/1995-07/07/2010 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında tescil edildiği, 6111 sayılı Yasadan yararlanarak prim borçlarını ödediği, Kurumun 01/10/2014 tarihli işlemi ile tevkifat sorumlusu ... ve Ort. tarafından gönderilen 1995/4. ayına ait kesinti listesinde ... adlı şahsa kesinti yapıldığı ancak alt kimlik bilgileri olmadığından kesintinin davacıya ait olup olmadığı tespit edilemediği gerekçesiyle davacıyı 23/05/2011 tarihinden itibaren 5510 sayılı Yasa"nın 4/1-b maddesi kapsamında tescil ederek, 01/05/1995-07/07/2010 tarihleri arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptal edildiği,davacının ziraat odası kaydının 01/01/1986 tarihinden itibaren devam ettiği, 08/07/2010-06/01/2012 ile 10/01/2012-2014/4. arasında 5510 sayılı Yasa"nın 4/1-a maddesi kapsamında çalışması bulunduğu, yaşlılık aylığı tahsis talebine ilişkin belgelerin dosyada bulunmadığı anlaşılmaktadır.
    Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, Bağ-Kur’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
    İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
    Tarım Bağ-Kur sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arzettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
    11/09/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Yasanın 58 maddesiyle 5510 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici 54. madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 54- Mülga 4355 sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları, Esnaf Odaları ve Ticaret Borsaları Kanunu, mülga 5373 sayılı Esnaf Dernekleri ve Esnaf Dernekleri Birlikleri Kanunu ve mülga 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkârlar Kanununa göre; esnaf ve sanatkâr siciline veya odasına ya da her ikisine birden kayıtları bulunmakla birlikte üye kayıtlarının mevzuata uygun olarak yapılmadığının tespit edilmesi üzerine, Kuruma kayıt ve tescili yapılmakla birlikte, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılık süreleri geçersiz sayılarak iptal edilen sigortalılardan 22/3/1985 tarihinden sonraki sürelere ait prim, gecikme zammı ve gecikme cezalarının 31/12/2013 tarihine kadar ödenmiş olması şartıyla 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılıkları başlangıç tarihinden itibaren geçerli sayılır.
    4 üncü ve 7 nci maddeler ile 2926 sayılı Kanunun 2 nci, 5 inci ve 9 uncu maddelerine göre kayıt ve tescili yapılanların, sigortalılık tescil ve sürelerine esas tarımsal faaliyetleri ile ilgili kurum ve kuruluş üye kayıtlarının mevzuata uygun olarak yapılmadığının tespit edilmesi üzerine sigortalılıkları geçersiz sayılarak iptal edilenlerin, tescillerinin yapıldığı tarihten 31/12/2010 tarihine kadar geçen sürelere ait prim, gecikme zammı ve gecikme cezalarının 31/12/2013 tarihine kadar ödenmiş olması şartıyla, 4 üncü maddenin birinci -fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamındaki sigortalılıkları başlangıç tarihinden itibaren geçerli sayılır. Ancak, tevkifat kesintisine binaen geriye dönük yapılan tescillerden, tevkifatın yapıldığı tarihte ziraat odası kaydı bulunmayan, daha sonra geriye dönük tesis edilen kayıtlar geçerli kabul edilmez.
    Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra birinci ve ikinci fıkralar uyarınca hizmet iptali yapılmaz.
    Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir.”
    Öte yandan, 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa"nın 17/04/2008 tarihli 5754 sayılı Yasa"nın 33. maddesi ile değiştirilen " Sigortalılık Hallerinin Birleşmesi" başlıklı 53/1 maddesi; " Sigortalının, 4. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde, öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacağı ” hususunu düzenlemiş olmakla, önce başlayan sigortalılığa üstünlük tanımıştır.
    Ancak 5510 sayılı Yasanın 53/1. maddesi 01/03/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Yasanın 33. maddesi ile değiştirilerek (b) bendi -2926 sayılı Yasa- kapsamındaki sigortalılık ile (a) bendi -506 sayılı Yasa- kapsamında sigortalılığın çakışması halinde (a) bendi kapsamındaki sigortalılığa geçerlilik tanınacağı şeklinde bir düzenleme getirilmiş olup, yasanın ilk halinde önce başlayan sigortalılığa üstünlük tanıyan 53/1. maddesi, 01/03/2011 tarihinde değiştirilerek, 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmalara geçerlilik tanınacağı şeklinde değiştirilmiş ve 6111 sayılı Yasanın Geçici 33. maddesi ile de bu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten öncesi için uygulanmayacağı ayrıca hüküm altına alınmıştır.
    2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8/1. maddesi “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.” şeklinde düzenlenmiştir.
    Ayrıca, 5510 sayılı Yasanın 28. maddesinin sondan bir önceki fıkrasındaki düzenleme gereğince, tahsis talep tarihinde sigortalının prim ve her türlü borçlarının ödenmiş olması gerektiği tartışmasızdır.
    Somut olayda, Mahkemece 1995/4. dönemdeki ... ve Ort. Tarafından düzenlenen Bağ-Kur Çiftçi Pirmleri Bildirimi başlıklı belgedeki tevkifatın davacıya ait olup olmadığı hiç bir kuşku ve duraksamaya mahal vermeyecek şekilde ortaya koyulmadan, davacının hangi tarihte tahsis talebinde bulunduğu araştırılmadan ve tahsis talep tarihi itibariyle sigortalılık süreleri ortaya konulup 2829 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
    Yapılacak iş, nüfus müdürlüğünden ... adlı kişilerin kimlik bilgilerini istemek, varsa davacı dışındaki ... adlı kişilerin kimlik bilgilerini Kuruma göndererek Tarım Bağ-Kur kaydının olup olmadığını sormak ve şahsi sicil dosyalarını istemek, söz konusu tevfikatın davacıdan başka bir ... bakımından sigortalılık kazandırıp kazandırmadığını davalı Kurumdan sormak, söz konusu şirkete ürün teslim edip etmediklerine ilişkin beyanlarını almak, gerektiği takdirde ilgisi olduğu anlaşılan kişi ya da kişilerin usulüne uygun olarak davaya dahil edilmeleri için davacıya süre vermek, savunmalarını almak ve delillerini ibraz etmelerini sağlamak, söz konusu müstahsil listesindeki tevkifatın davacıya ait olup olmadığı hiç bir kuşku ve duraksamaya mahal vermeyecek şekilde ortaya koyulduktan sonra, prim kesintisinin davacıya ait olduğunun anlaşılması halinde 5510 sayılı Kanunun geçici 54. maddesi gereğince davacının 01/05/1995 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine ilişkin talebinin kabulü yerinde olacağından, 5510 sayılı Yasa"nun 53. maddesi gereğince 5510 sayılı Yasa"nın 4/1-a ve 4/1-b maddesi kapsamında sigortalılık sürelerini ortaya koymak, davacının hangi tarihte tahsis talep ettiğini davalı Kurumdan sormak, tespit edilecek sigortalılık süresine göre tahsis talep tarihinde prim borcu olup olmadığını araştırmak ve 2829 sayılı Yasa"nın 8/1 maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
    Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16/01/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi