20. Hukuk Dairesi 2013/4621 E. , 2013/6769 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... Yönetimi vekili, 11.12.2006 havale tarihli dava dilekçeleri ile Doyran Köyü 1658 ve 1659 parsel sayılı taşınmazların, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalmasına rağmen mera tesbit komisyonunca mera olarak tesbit edildiği iddiasıyla mera tesbitinin ve özel sicil kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini ayrı ayrı davalar ile istemiştir.
Mahkemece, davalar birleştirildikten sonra davanın KISMEN KABULÜNE, 14.11.2008 tarihli bilirkişi rapor ve haritasında 1658 parselin (A) harfi ile gösterilen 2100 m² bölüm ile (B) harfi ile gösterilen 4667 m² bölümün, 1659 parselin (A) harfi ile gösterilen 10535 m², (C) harfi ile gösterilen 12011 m², (D) harfi ile gösterilen 7310 m², (F) harfi ile gösterilen 55275 m² bölümünün mera tesbitinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, bu bölümlerin özel sicil kaydının silinmesine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi, davalı Hazine ve Doyran Köyü Tüzel Kişiliği adına ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosuna dayalı mera tahsisine itiraz, özel sicil kaydının terkini ve tapu siciline tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3116 sayılı Kanuna göre 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi, daha sonra 1977 yılında yapılıp, ekip çalışmaları 09.06.1980 komisyonun itirazların incelenmesine ilişkin çalışmaları da 10.12.1980 tarihinde ilân edilerek kesinleşen evvelce tahdit gören yerlerde aplikasyon ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 2. madde uygulaması, evvelce tahdit görmeyen yerlerde ise orman kadastrosu ve 2. madde çalışması, 1989 yılında yapılıp dava tarihinden önce 11.12.1989 ilân edilerek 11.06.1990 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 6831 sayılı Kanunun 3302 ve 3373 sayılı kanunlar ile değişik 2/B madde uygulaması vardır.
Genel arazi kadastrosu 26.01.1986 tarihinde yapılıp, 04.03.1986 – 03.04.1986 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşmiş, taşınmazlar mera niteliğiyle tesbit ve özel sicillerine tescil edilmişlerdir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların bir bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu bir bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş ise de, hükme esas alınan raporu veren bilirkişi ile 15.05.2013 tarihli ek raporu veren bilirkişinin farklı olması, ayrı bilirkişiden rapor alınmasının nedeni olarak keşifte görev alan orman bilirkişisi Neşet Ersoy"un rahatsız olduğu ve tedavisi devam ettiğinden rapor düzenleme imkanının bulunmadığını belirtir 11.04.2013 havale tarihli dilekçe olarak bildirildiği, mahkemece, uyuşmazlık konusu taşınmazlar hakkında bizzat duyu organları yardımıyla bulunduğu yerde inceleme yaparak bilgi sahibi olmak amacıyla keşif yapılmasına karar verildiği ve uyuşmazlığın çözümünde hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektirdiği gerekçesiyle bilirkişinin oy ve görüşünün alınması yoluna gidildiğine göre, keşifte bulunmayan ve çekişmeli taşınmazı duyu organları aracılığıyla algılamayan, eylemli durumunu ve çevresini incelemeyen bilirkişiden yalnızca büro incelemesine bağlı olarak ek rapor alınması doğru değildir.
O halde; çekişmeli taşınmazların yer aldığı orijinal arazi kadastro paftası, 1941 ve 1980 yıllarında yapılıp kesinleşen orman kadastro işlemlerine ilişkin tüm tutanaklar ve haritalar getirtilip, önceki bilirkişiler dışında; bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman mühendisi, bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 15-20 adet orman sınır noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazların her iki tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; aplikasyon veya yeni bir orman sınırlamasıyla önceki orman sınırlarının daraltılamayacağı gözönünde bulundurulmalı, ilk orman kadastrosundaki ölçü teknikleri ile ve eski tarihli memleket haritasında bulunan sabit noktaların bulundukları yerler zeminde tespit edilip, orman sınır noktaları birer birer arazide bulunarak orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattı belirlenmeli, orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunmaması halinde ise, nedeni üzerinde durularak yerlerinden sökülerek yok edilip edilmedikleri saptanmalı, zeminde bulunamayan noktaların yerleri, zeminde halen var olan ve en yakın sabit orman sınır noktaları esas alınarak ve bu noktalardan hareketle yine orman kadastro tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup ölçülerek birer birer arazide bulunup röperlenmeli ve memleket haritası örneği üzerinde gösterilmelidir. 1941 yılı orman kadastro tutanak ve haritası zemine uygulandıktan sonra aynı yöntemle 1980 yılına ait çalışma tutanak ve haritası uygulanmalı ve memleket haritası üzerinde gösterilmeli, çelişki varsa nedenleri açıklattırılmalı, 02 Eylül 1986 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 6831 sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Kanunun 2/B maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “Orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümünde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde, yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı ... Yönetimi, davalı Hazine ve Konyaaltı Belediyesi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve kanuna aykırı olan hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 17/06/2013 günü oy birliği ile karar verildi.