3. Hukuk Dairesi 2015/6719 E. , 2016/4423 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/10/2014
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile 09/05/2011 tarihli abonelik sözleşmesi düzenlenerek şirket hatlarının aktif hale getirildiğini, sözleşme bağlılık taahhüdünü ihlal eden abonenin talebi üzerine şirket hatlarının kapatıldığını, fatura borçlarının ödenmediğini, taahhütten erken kapatılması nedeniyle ceza-i bedel yansıtıldığını, davalı hakkında Bursa 16.İcra Müdürlüğünün 2012/7215 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalı/borçlunun icra takibine itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, %40"dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili duruşmadaki beyanında raporlardaki aleyhe hususları kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; “taraflar arasında 09/05/2011 tarihinde imzalanan GSM Abonelik sözleşmesine ek olarak 24 ay taahhütlü faturanla kazan kampanyası sözleşmesi olduğu davalının abonelik sözleşmesi ve ek 24 ay taahhütlü sözleşmeye göre taahhütlerini yerine getirmediği bu taahhütleri sebebiyle kampanya kapsamında 75 adet Nokia cep telefonu aldığı, gerek telefonların bedellerinin gerekse ödenmeyen fatura bedellerinin ödenmesi gerektiği ,davacının bu nedenle Bursa 16.İcra Müdürlüğünün 2012/7215 Esas sayılı dosyası ile takip yaptığı, icra takibinde talep edilen alacak ve faiz, bilirkişiler tarafından hesaplanan alacak ve faizden fazla olup, bilirkişi raporunda hesaplanan miktar üzerinden davanın kabulüne ve itirazın iptaline, alacak likid olduğu ve İcra İnkar Tazminatına hükmedilmesi gerektiği ancak sehven unutulduğu” gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 22.418,17 TL asıl alacak, asıl alacağa takip tarihine kadar 1.526,68 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.123,50 TL üzerinden iptali ile takibin icra masrafları, vekalet ücreti ile sınırlı olarak devamına, ödemelerde BK 100.Maddesinin uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Anayasanın 141"nci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297"nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince, yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır. Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrasının birbirine aykırı olmaması gerekir.
Mahkeme, karar gerekçesinde alacağın likit olduğu ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken sehven unutulduğunu belirttiği; hüküm kısmında ise, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vererek çelişki yaratmıştır.
Bu itibarla, karar gerekçesi ile hüküm kısmının çelişkili olması usul ve yasaya aykırı olup, bu husus hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre, sair temyiz itirazları bu aşamada incelenmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.