Abaküs Yazılım
12. Daire
Esas No: 2018/6258
Karar No: 2021/1171
Karar Tarihi: 09.03.2021

Danıştay 12. Daire 2018/6258 Esas 2021/1171 Karar Sayılı İlamı

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/6258
Karar No : 2021/1171

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …'a vesayeten, …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Çankırı Orman İşletme Şefliğinde teknisyen olarak görev yapmakta iken 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98/b maddesi uyarınca 02/10/2012 tarihinde Devlet memurluğu görevine son verilen ve 01/04/2014 tarihinden itibaren 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'na göre emekli aylığı bağlanan davacı tarafından, emekli ikramiyesi ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile emekli ikramiyesinin emekliliği hakettiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 6270 sayılı Kanun ile 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu'nun 89. maddesinde yapılan değiklikle, son defa Emekli Sandığına tâbi görevde bulunmakta iken emekliye ayrılma koşulu kaldırılmış ise de, Emekli Sandığına tâbi olarak görev yapmakta iken bu görevinden ayrılan herkese değil, eşitlik ilkesine uygun olarak sadece 1475 sayılı İş Kanunu'na göre kıdem tazminatına hak kazandıracak şekilde görevden ayrılanlara ikramiye ödenmesi imkânı getirildiği; uyuşmazlıkta, davacının Devlet memurluğu görevine son verilmesi üzerine Emekli Sandığı ile irtibatı kesildiğinden, kıdem tazminatına hak kazanamayacak biçimde görevinden ayrıldığı dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 5434 sayılı Kanun'un 89. maddesinin 4. fıkrası gereğince, tarafına emekli ikramiyesi ödenmesinde kıdem tazminatına hak kazanma koşulunun aranmayacağı; ayrıca, Emekli Sandığına tabi 25 yıl, 6 ay hizmet süresi bulunduğu ve ikramiyeye hak kazanmak için yeterli olan 25 yıllık süreyi aştığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :
Davacı; Çankırı Orman İşletme Şefliğinde teknisyen olarak görev yapmakta iken üzerine atılı "çocuğun basit cinsel istismarı" suçundan tutuklanmış, 12/06/2009 tarihinde görevden uzaklaştırılmış, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile 25 yıl, 7 ay, 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmış ve bu cezanın Yargıtay ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile onanarak kesinleşmesi üzerine, bu mahkumiyeti nedeniyle 02/10/2012 tarihinde 657 sayılı Kanun'un 98/b maddesi uyarınca görevine son verilmiştir.
Davacıya, 506 sayılı Kanun'a tabi sigortalı hizmet süreleri 2829 sayılı Kanun kapsamında birleştirilerek 01/04/2014 tarihinden itibaren 3. derecenin 3. kademesi ve 800 ek gösterge üzerinden 5434 sayılı Kanun'a göre emekli aylığı bağlanmıştır.
Davacı tarafından; tarafına emekli ikramiyesi ödenmesi istemiyle 06/05/2014 tarihinde yapılan başvurunun davalı idarenin 17/07/2014 tarihli işlemiyle reddi üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı; çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle ilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanması usul ve esaslarının düzenlenmesidir." hükmüne; 8. maddesinin birinci fıkrasında; "Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir...."hükmüne; 10. maddesinde; "Bu Kanun uyarınca bağlanacak aylıkların ödenmesinde ve kesilmesinde, aylığı bağlayan kurum mevzuatındaki esaslar uygulanır." hükmüne; "Emekli İkramiyesi" başlıklı 12. maddesinin birinci fıkrasında ise; "Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve kendilerine bu Kanun'un 8. maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir." düzenlemesine yer verilmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 106. maddesiyle, 2829 sayılı Kanun 01/10/2008 tarihinde yürürlükten kaldırılmıştır.
5510 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin birinci fıkrasında, "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, ... 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kabul edilir." hükmüne ; geçici 4. maddesinin dördüncü fıkrasında, "Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır..." hükmüne ve beşinci fıkrasında, "Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır..." hükmüne yer verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 05/02/2009 tarih ve E:2005/40, K:2009/17 sayılı kararı ile, 2829 sayılı Kanun'un 12. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; "Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve ..." ibaresinin iptaline karar verilmiş ve kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi hükme bağlanmış olup, anılan iptal hükmü 05/06/2010 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
19/06/2010 tarih ve 27616 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/06/2010 tarihinde yürürlüğe giren 5997 sayılı Bazı Kanunlarda ve 190 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5434 sayılı T.C Emekli Sandığı Kanunu'nun 89. maddesinin birinci fıkrasında; "Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 4. maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malûllük veya vazife malûllüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarların bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir. Son defa bu Kanun veya 5510 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesi hükümlerinin uygulanmasını gerektiren görevlerde çalışmakta iken emekliye ayrılan ve kendilerine mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunu'nun 8. maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara ise, bu Kanun'a tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden bu madde hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir." hükmü yer almaktadır.
Anayasa Mahkemesinin 09/07/2011 tarih ve 27989 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 12/05/2011 tarih ve E: 2010/81, K: 2011/78 sayılı kararıyla, 5434 sayılı Kanun'un 89. maddesinin, 5997 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değiştirilen, birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan; "Son defa bu Kanun veya 5510 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesi hükümlerinin uygulanmasını gerektiren görevlerde çalışmakta iken emekliye ayrılan ve …" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
17/01/2012 tarih ve 6270 sayılı Kanun ile 5434 sayılı Kanun’un 89. maddesinde değişiklik yapılarak söz konusu değişiklik 26/01/2012 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, anılan maddenin birinci fıkrasında; "Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir." hükmüne, ikinci fıkrasında ise; "Birinci fıkra kapsamına girmemekle birlikte, bu Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamında hizmeti bulunanlardan mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde ise; görevden uzaklaştırılan, görevi ile ilgisi olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınanlardan kanunları gereğince tam veya eksik aylığa müstehak bulunanların emeklilik keseneğine esas aylıklarının yarısı, Kanunlarına göre bu müddetler için sonradan görevlerine iade edilerek tam aylığa hak kazananların ise emeklilik keseneğine esas aylık ve ücretlerinin tamamı üzerinden emekli keseneği alınacağı düzenlenmiştir.
1475 sayılı İş Kanunu'nun hâlen yürürlükte bulunan 14. maddesinde, "Bu Kanuna tâbi işçilerin hizmet akitlerinin:
1.İşveren tarafından bu Kanunun 17. maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında,
2.İşçi tarafından bu Kanunun 16 ncı maddesi uyarınca,
3.Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısiyle,
4.Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malûllük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;
5.(Ek: 25/8/1999 - 4447/45 md.) 506 Sayılı Kanunun 60. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81. maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hâllerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir." kuralı yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda açık metinlerine yer verilen mevzuatın değerlendirilmesinden; Emekli Sandığına tabi bir görevde bulunduktan sonra bu görevinden ayrılarak bir başka sosyal güvenlik kurumuna tabi olarak çalıştıktan sonra yaşlılık/emekli aylığı bağlananlara Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmet süresi için emekli ikramiyesi ödenmesine yasal engel bulunmakta iken, ilgili Kanun hükmü Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş, bu kez 5434 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle yeni bir düzenleme yapılmış ise de; bu kuralın da Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmiş, son olarak aynı maddede yapılan düzenleme ile hizmet sürelerinin tamamı 5434 sayılı Kanun ve/veya 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan iştirakçilere, emekli ikramiyesi ödeneceği, buna karşılık 2829 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden emeklilik, yaşlılık ya da malullük aylığı bağlananlara ise; 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenebileceği kuralı getirilmiştir.
Buna göre; hizmetlerinin tamamı 5434 sayılı Kanun'a veya 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi kapsamında geçenlere, bir başka ifadeyle hizmet birleştirmesi yapmaksızın emekliye ayrılanlara 5434 sayılı Kanun'un 89. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, herhangi bir şart aranmaksızın emekli ikramiyesi ödenmesi; buna karşılık hizmet birleştirmesi yapmak suretiyle emekli olabileceklere ise, anılan maddenin ikinci fıkrası gereğince 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş olması şartıyla emekli ikramiyesi ödenmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının memuriyete başlamadan önce 1983-1988 yılları arasında 448 gün sigortalı hizmeti bulunduğu ve 02/09/1988 tarihinde memuriyete atandığı, görevde iken üzerine atılı "çocuğun basit cinsel istismarı" suçundan tutuklandığı ve 12/06/2009 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı, yargılandığı … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararı ile 25 yıl, 7 ay, 15 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı ve bu cezanın Yargıtay ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, E:… sayılı kararı ile onanarak kesinleşmesi üzerine 02/10/2012 tarihinde davacının görevine son verildiği, davacının vasisi tarafından 14/03/2014 tarihinde emekli aylığı bağlanması talebinde bulunulması üzerine 21/04/2014 tarihli karar ile 01/04/2014 tarihinden itibaren davacıya emekli aylığı bağlandığı, ancak emekli ikramiyesi ödenmemesi üzerine davalı idareye 06/05/2014 tarihinde yapılan başvurunun, davacının Devlet memurluğu görevine son verilmesi nedeniyle tarafına ikramiye ödenmesi imkanı bulunmadığı gerekçesiyle reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığı görüm ve çözümü için gerekli görüldüğünden, Dairemizin 29/11/2019 tarih ve E:2018/6258 sayılı ara kararı ile davacının 5434 sayılı Kanun'a ve diğer Sosyal Güvenlik Kanunlarına tabi çalışmalarının ayrıntılı hizmet sürelerini gösteren bilgi ve belgelerin istenilmesi üzerine, ara karara cevaben davalı idare tarafından gönderilen belgelerin incelenmesinden, "21/04/2014 tarihli Aylık Bağlama Kararı"nda, 24 yıl, 1 ay 5434 sayılı Kanun'a tabi fiili hizmeti, 1 yıl, 6 ay askerlik borçlanması ve 1 yıl, 1 ay, 19 gün sigortalı hizmeti olmak üzere toplamda 26 yıl, 8 ay, 19 gün hizmet süresi üzerinden davacıya emekli aylığı bağlandığının bildirildiği, ancak ara karara cevaben gönderilen belgeler arasında yer alan "21/11/2014 tarihli Aylık Düzeltme Kararı"nda ise, 22 yıl, 5 ay 5434 sayılı Kanun'a tabi fiili hizmeti, 1 yıl, 6 ay askerlik borçlanması ve 1 yıl, 1 ay, 19 gün sigortalı hizmet süresi olmak üzere davacının hizmet süreleri toplamı 25 yıl, 19 gün olarak düzeltildiğinin görülmesi üzerine; Dairemizin 11/03/2020 tarihli ara kararı ile bu kez davacının hizmet süreleri arasındaki farklılığın ve aylık düzeltme kararının gerekçesinin sorulmuş olmasına karşın davalı idare tarafından ara kararına cevap verilmemesi üzerine, bu kez 20/10/2020 tarihli ara kararı ile anılan hususların ikinci kez sorulması üzerine, davalı idare tarafından cevaben gönderilen 26/02/2021 tarihli yazıda; davacının görev yapmış olduğu Orman Genel Müdürlüğünden, davacının açıkta iken 2/3 oranında maaşının ödenip ödenmediği, ödenmiş ise 1/2 oranında kesenek ve kurum karşılıklarının Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına gönderilip gönderilmediğinin sorulduğu, davacıya açıkta iken 2/3 oranında aylığının ödendiğinin bildirilmesi üzerine, davacının 5434 sayılı Kanun'a tabi 24 yıl, 1 ay olan fiili hizmetinin 22 yıl, 5 ay olarak düzeltildiği; 506 sayılı Kanun'a tabi sigortalı hizmet süreleri (1 yıl, 1 ay, 19 gün) de birleştirilmek suretiyle toplam hizmet süresinin 25 yıl, 19 gün olarak tadil edildiği, davacının 5434 sayılı Kanun'a tabi 22 yıl, 5 ay fiili ve bu hizmetine borçlanmış olduğu 1 yıl, 6 ay askerlik hizmeti dahil 23 yıl, 11 ay hizmetinin bulunduğu ve sonuç olarak hizmet süresinin 25 yıldan az olması sebebiyle hizmet birleştirmesi yapılmadan emekli aylığı bağlanmasının mümkün bulunmadığı bildirilmiştir.
Dosya kapsamında yer alan ve davalı idare tarafından gönderilen bilgi ve belgeler incelendiğinde; davacının, 5434 sayılı Kanun'a tabi hizmet süresinin, Kanun'da öngörülen (25 yıl) hizmet süresinden az olması nedeniyle, sigortalı olarak çalıştığı hizmet süreleri birleştirilmek suretiyle emekli aylığı bağlandığından, emekli ikramiyesi ödenmesi hususunda 5434 sayılı Kanun'un 89. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerekmektedir.
Bu durumda; üzerine atılı bulunan (çocuğun basit cinsel istismarı) suç nedeniyle 12/06/2009 tarihinde görevden uzaklaştırılan ve hakkında Yargıtay … Ceza Dairesince onanarak kesinleşen … Ağır Ceza Mahkemesinin 27/10/2011 tarihli kararıyla 25 yıl, 7 ay, 15 gün hapis cezası ile cezalandırılması nedeniyle 02/10/2012 tarihinde Devlet memurluğu görevine son verilen davacının, 5434 sayılı Kanun'a tabi görevinin 25 yıldan az olduğu (23 yıl, 11 ay); Devlet memurluğu görevine 657 sayılı Kanun'un 48/A-(5) ve 98/b maddesi uyarınca bir yıldan daha fazla hapis cezası ile mahkum olması nedeniyle "hizmet birleştirmesi" yönünden ise 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma koşullarına uygun olarak memuriyet görevinin sona ermediği; bir başka ifadeyle, 5434 sayılı Kanun'a tabi hizmet süreleri için emekli ikramiyesi ödenmesi için anılan koşulu taşımadığı görüldüğünden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında ise, sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 09/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi