20. Hukuk Dairesi 2013/3001 E. , 2013/7096 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği .... Köyünde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu iddia ederek, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre müvekkili adına tescilini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, bilirkişiler tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ile işaretlenen 1.820,24 m2 yüzölçümlü taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle Dairece onanmıştır. Bu kez, davalı Hazine vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2009/14065-14104 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Öncelikle, yüksek gerilim hattına ilişkin irtifak hakkı evrakları da dahil tüm evraklar ve haritaların ilgili yerden istenerek yüksek gerilim hattı hangi idareye ait ise, o idare davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmalı, mahkemece bundan sonra kesinleşmiş tahdit tutanak ve haritaları, en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile 1980"li yıllara ait hava fotoğrafları, bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritası, komşu parsel tutanakları ile dayanağı vergi kayıtları, yine 90 ile 95 nolu vergi kayıtları ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte bu belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle bu belgelerde taşınmazın niteliğinin ne olarak görüldüğü belirlenmeli, kesinleşmiş tahdit haritası ve kadastro paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar ve ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak taşınmazın başında dinlenecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından sorulmalı ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmeli” denilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, bilirkişiler tarafından düzenlenen krokili raporda (A) harfi ile işaretlenen 1.820,24 m2 yüzölçümlü taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1948 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1981 yılında 1744 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1964 yılında yapılmış ve sonuçları 19.09.1964 - 19.10.1964 tarihleri arasında ilân edilmiş ve kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosuna, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 24/06/2013
gününde oy birliği ile karar verildi.