Abaküs Yazılım
17. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/14991
Karar No: 2015/14746
Karar Tarihi: 22.12.2015

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2015/14991 Esas 2015/14746 Karar Sayılı İlamı

17. Hukuk Dairesi         2015/14991 E.  ,  2015/14746 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından duruşmalı temyiz edilmiş ise de, duruşma masrafı tam yatırılmadığından, duruşma isteminin miktardan reddine karar verilerek, dosya incelendi gereği düşünüldü:

    -K A R A R-

    Davacı vekili, davalı ..."ın müvekkili hakkında icra takibi yaptığını, müvekkilinin itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, davalı tarafından açılan itirazın iptali davasının kabulü üzerine müvekkiline ait taşınmazın icra ihalesi ile 1.11.2007 tarihinde 75.100 TL bedelle satıldığını, bu arada itirazın iptali davasının Yargıtay tarafından bozulduğunu, bozma üzerine davanın takip edilmemesi üzerine davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, müvekkili tarafından icranın eski hale iadesinin istendiğini, davalı ..."ın haksız takip sonucu elde ettiği parayı iade etmemek için 19.11.2007 tarihinde aldığı taşınmazı 31.1.2008 tarihinde, 2005 yılında boşandığı ancak birlikte yaşadığı eski eşi davalı ..."a devrettiğini, devir işleminin muvazaalı olduğunu belirterek iptali ile haciz yetkisi tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı ... vekili, müvekkilinin kendisine ait taşınmazı 2003 yılında davacıya sattığını, satış bedelinin 40.000 TL"si ödenmediği için hakkında icra takibi yaptığını, davacının itirazı üzerine itirazın iptali davası açtıklarını, davanın kabul edildiğini, daha sonra Yargıtay"ca
    bozulduğunu, bozmadan sonra davanın yasaya aykırı olarak açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu kararla ilgili yargılamanın yenilenmesi talebiyle açtıkları dava ile menfi tespit davasının derdest olduğunu, davacıya borçlarının bulunmadığı gibi alacaklı olduklarını, müvekkilinin diğer davalıdan 7.4.2005 tarihinde boşandığını, birlikte yaşamadıklarını davalı ..."nin boşanma kararından dava konusu taşınmazı satın aldığı tarihe kadar ..."da yaşadığını, 31.1.2008 tarihinde dava konusu taşınmazı eşi ve çocuklarına bırakarak evden ayrıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
    Davalı ..., davalı eşinden 7.4.2005 tarihinde boşandığını, o tarihten itibaren ..."da yaşadığını, çocuklarının davalı babaları ile kaldığını, çocuklarla birlikte olmak için dava konusu taşınmazı aldığını, 31.1.2008 tarihinde davalı ..."nin taşınmazdan ayrıldığını o tarihten beri taşınmazda çocukları ile birlikte oturduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre davalı ..."a gönderilen muhtırada istenen paranın miktarının yer almadığı, usulüne uygun muhtıranın icra dosyasının eski alacaklısı yeni borçlusu ..."a tebliğ edilmemiş olduğu, ..."ın evinde yapılan haciz tutanaklarında hacze kabil mal bulunmadığı ibaresinin yer almadığı, davacı tarafından aciz belgesi sunulmadığı dolayısıyla tasarrufun iptali davasının dava şartı olan aciz belgesinin dosyada bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava Türk Borçlar Kanununun 19.maddesi gereğince muvazaa hukuksal sebebine dayalı iptal istemine ilişkindir.
    Bir dava da öne sürülen maddi olguların hukuki nitelendirilmesini yapmak, uygulanacak yasa maddelerini bulmak ve uygulamak hakimin doğrudan görevidir (HMK"nun madde 33). Somut olayda dava dilekçesindeki ileri sürüş biçimine göre dava hukuksal nitelikçe Türk Borçlar Kanununun 19 maddesinin özüne ve sözüne uygun muvazaaya nedeniyle iptal istemine ilişkindir. Kural olarak 3.kişiler, danışıklı işlem nedeniyle hakları zarara uğratıldığı takdirde tek taraflı veya çok taraflı olan bu hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilir. Çünkü danışıklı bir hukuki işlem ile 3.kişilere zarar verilmesi onlara karşı işlenmiş bir haksız eylem niteliğindedir. Ancak 3.kişinin danışıklı işlem ile haklarının zarara uğratıldığının benimsenebilmesi için onun danışıklı işlemde bulunandan alacaklı olması ve danışıklı işlemin alacağının ödenmesini önlemek amacıyla yapılmış bulunması gerekir.
    Yüzeysel bakıldığında iptal davaları ile muvazaa davaları arasında bir benzerlik görülmekte ise de bu benzerlik her iki davanın güttüğü amaçtan öte gitmemektedir. İİK 277.maddesinde sözü edilen iptal davaları borçlu tarafından geçerli olarak yapılmış bazı tasarrufların hükümsüz kılınması için açılır. Oysa muvazaa davası borçlunun yaptığı tasarrufi işlemlerin gerçekte hiç yapılmamış olduğunu tesbit ettirmeyi amaçlar. Davacının bu davadaki amacı alacağını tahsil edebilmek için muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olan işlemin hükümsüzlüğünü sağlamaktır. Muvazaaya dayalı davalarda davacının icra takibine geçmesi ve aciz belgesi almasına gerek yoktur.Çünkü yukarıda açıklandığı gibi İİK 277 ve izleyen maddelerinde iptal davasına konu tasarruflar özünde geçerli olmasına rağmen kanunun icra hukuku yönünden iptaline imkan verdiği tasarruflardır. Muvazaaya dayalı iptal davasında ise davacı muvazaalı işlemle kendisinin zararlandırıldığını ileri sürmektedir. İİK 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen iptal davası açma hakkı davacının genel hükümlere, muvazaaya dayanarak dava açmasına engel değildir. Davacının iddiasını kanıtlaması halinde iddianın, alacağın tahsiline yönelik bulunduğu da gözetilerek İİK 283/1 maddesi kıyasen uygulanarak iptal ve tescile gerek olmaksızın davacıya haciz ve satış isteyebilmesi yönünden hüküm kurulması gerekecektir.
    Somut olayda Mahkemece dava İİK"nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali davası olarak nitelendirilmiş ise de Mahkemenin bu nitelendirmesine katılma olanağı bulunmamaktadır. Mahkemece davalı ... tarafından davacı ... aleyhine açılan ... 2. Asliyle Hukuk Mahkemesinin 2010/408 Esas 2011/398 Karar sayılı yargılamanın yenilenmesi davası ile ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/500 Esas sayılı menfi tespit davasının kesinleşmesi beklenerek davacının alacağın kesinleşmesi halinde mevcut delillerin TBK"nun 19 maddesi gereğince değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken (davalı ..."ın 09.06.2014 tarihinde öldüğü anlaşıldığından mirasçıları davaya dahil edilmeden taraf teşkili sağlanmadan) hukuki nitelendirmede yapılan hata sonucu davanın reddi isabetli görülmemiştir.
    SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 22/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi