Abaküs Yazılım
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2011/1630
Karar No: 2011/7729
Karar Tarihi: 27.12.2011

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2011/1630 Esas 2011/7729 Karar Sayılı İlamı

8. Hukuk Dairesi         2011/1630 E.  ,  2011/7729 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

    ..., ... ve asli müdahil ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Bozkurt (Kastamonu) Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 16.12.2010 gün ve 10/126 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay"ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27.12.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Avukat ... geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    KARAR

    Davacılar Hüsnü ve ... vekili, dava konusu 152 ada 11, 153 ada 4 ve 9 parsellerin davalı ile davacılardan ...’in babası, diğer davacı ...’in dedesi ...’e ait iken ölümü ile mirasçılar arasında yapılan taksimde eşit hisseli olarak davalı ile davacılara düştüğünü, yapılan kadastro çalışmalarında tamamının davalı adına tespit ve tescil edildiğini açıklayarak, dava konusu taşınmazların 2/3 payına ait tapu kayıtlarının iptali ile 1/3 payının davacı ..., 1/3 payının ise davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
    Davacılardan Mehmet’in kardeşi ve muris ...’in oğlu Mehmet’in diğer mirasçısı olan ... davaya asli müdahalede bulunarak taşınmazların 1/3 payının kardeşi Mehmet ile birlikte kendisi adına miras payları oranında tesciline karar verilmesini istemiştir.
    Davalı ... vekili, davacılardan Hüsnü ile davalı vekil edeninin muris ...’in oğlu, diğer davacı ...’in ise torunu olduğunu, murisin ölümünden sonra murisin eşi ... tarafından eşinden kendine ve çocuklarına kalan yerlerin çocukları arasında taksim edildiğini, taksim sonunda sadece 152 ada 11 parseli...’nın kendisine ölünceye kadar bakacak olan kişiye vermek amacı ile taksim etmediğini, onun dışında taşınmazların fiili olarak taksim edildiğini ancak taşınmazların taraflarca müşterek olarak kullanıldığını, mirasçılardan Salim Yiğit’in kendine kalan yerleri sattığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
    Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu 152 ada 11, 153 ada 4 ve 9 parsellere ilişkin tapu kayıtlarının iptali ile 1/3 payın ..., 1/3 payın ... ve 1/3 payın da Bozkurt Sulh Hukuk Mahkemesinin 11.11.2010 tarih 2010/269 Esas 2010/256 Karar sayılı ilamı gereğince... oğlu 14.04.1929 doğumlu ... mirasçıları adına miras hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava konusu taşınmazlar 22.11.2007 tarihinde yapılan kadastro çalışmalarında 20 yılı aşkın zilyetlik nedeniyle davalı... oğlu ... adına tespit edilmiş, tutanaklar 14.01.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Tarafların miras bırakanı ...’in UYAP’tan elde edilen aile nüfus kaydına göre 29.09.1937 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak davacılardan Hüsnü, davalı ..., davacılardan Mehmet ile asli müdahil ...’ın babası Mehmet, dava dışı ...ve 1914 doğumlu ... ile 1923 doğumlu ...’in kaldığı görülmektedir. Murisin eşi 1895 doğumlu ...’in ise 11.04.1932 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır.
    Keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazların ortak miras bırakan ...’ten kaldığı, taşınmazların davacılar, asli müdahil ve davalı tarafından ortak olarak birlikte ekilip biçildikleri, evin ise ayrılana kadar birlikte oturularak kullanıldığı, ürün hasılatlarının da taraflar arasında paylaşıldığı anlaşılmaktadır. Davacılar muristen kalan taşınmazların dört erkek mirasçı arasında taksim edildiğini ve dava konusu taşınmazların davacılar, asli müdahil ile davalıya kaldığını ileri sürerken, davalı ise; murisin ölümü sonrasında murisin eşi, annesi...’nın da katıldığı taksimde 152 ada 11 parselin... tarafından kendisine bakacak kişiye verilmek üzere ayrı tutulduğu, diğer taşınmazlarla ilgili yapılan taksimde diğer iki taşınmazın da kendisine kaldığını savunmuştur. Çözüme kavuşturulması gereken uyuşmazlık; ... mirasçıları arasında yöntemine uygun olarak geçerli bir taksimin yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa dava konusu taşınmazların davacılar ve davalıya düşüp düşmediğidir.
    Davacıların iddiası, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar tarafından doğrulanmıştır. Mahkemece bu beyanlara itibar edilmiş, davalının savunmasının ispatlanamadığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Gerçekten de davalı savunmasında taksimde annesi...’nın da bulunduğunu ve 152 ada 11 parseli kendisine ayırdığı, kalan taşınmazların taksim edildiği 153 ada 4 ve 9 parsellerin taksimde kendisine düştüğü, 152 ada 11 parseli ise kendisine bakması sebebiyle annesinin verdiğini iddia etmiş ise de UYAP’tan elde edilen aile nüfus kaydına göre murisin eşi...’nın muristen evvel öldüğü açık olup bu durumda savunmada belirtilen hususlara itibar etme imkanı yoktur. Davacılar ile asli müdahil ise taksim iddiasını mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile ispatlamışlarsa da miras paylaşımının 4 erkek kardeş arasında yapıldığı sabit olup bunlar dışında ayrıca başka mirasçıların da olduğu anlaşıldığına göre ortada tüm mirasçıların katıldığı hukuki sonuç doğuran geçerli bir taksimden söz edilemez.
    Ne var ki; dava konusu taşınmazların, UYAP’tan elde edilen aile nüfus kaydına göre 29.09.1937 tarihinde ölen ve ölüm tarihi itibariyle terekesi elbirliği hükümlerine tabi bulunan ...’ten kaldığı ve tarafların bu kişinin mirasçıları olduğu yolunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Elbirliği mülkiyet hükümlerinin geçerli olduğu taşınmazlarda mirasçıların birbirleri aleyhine tek başına miras payının iptaline ilişkin dava açmaları mümkün olup oybirliği aranmaz. (HGK.23.10.1996 tarihli 1996/7-522 Esas ve 1996/713 Karar) Davacı taraf, mirasçılar arasında görülen böyle bir davada, sadece kendi payları yönünden iptal ve tescil isteğinde bulunabilir. Usulüne uygun şekilde dava açmayan ve hak talebinde bulunmayan diğer mirasçıların davaya olurlarının alınması veya terekeye temsilci atanması yolu ile içlerinden birinin açtığı dava sonucunda pay sahibi olmaları mümkün değildir. Kendileri dışında kalan ve fakat usulüne uygun bir dava açarak talepte bulunmayan diğer mirasçıların payları için istekte bulunmaları mümkün olmadığından eğer böyle bir istekte bulunulmuş ise; sadece davacıların kendi miras hissesi oranında iptal ve tescil istedikleri kabul edilerek buna göre bir karar verilmesi gerekir. Mirasçılar arasında görülen böyle bir davada tüm mirasçıların davaya dahil edilmelerine de gerek yoktur. Mahkemece taksim ispat edilememiş ise de davacıların miras paylarının bulundukları ve davalının da savunmasını ispatlayamadığı gözönüne alınarak davanın, tarafların ortak murisin mirasçıları oldukları, davanın mirasçılar arasında yürüdüğü dikkate alınarak davacılar ve asli müdahilin miras payları oranında kabule karar verilmesi gerekirken dava dışı diğer mirasçıların paylarını da kapsayacak şekilde yazılı hisselerle hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
    Davalı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 825 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine ve
    359,50 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine
    27.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi