Abaküs Yazılım
Hukuk Genel Kurulu
Esas No: 2017/1146
Karar No: 2017/955
Karar Tarihi: 10.05.2017

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/1146 Esas 2017/955 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Şikayet, usulsüz tebligat nedeniyle haciz ihbarnamelerinin iptali istemine ilişkindir. İstanbul Anadolu 7. İcra Hukuk Mahkemesi, şikayeti reddedince bu karar şikayetçi tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, dosyayı geri çevirmiş ve yapılan yargılamada önceki kararda direnilmiştir. Ancak Hukuk Genel Kurulu'nun incelenmesi sonucunda, icra takip dosyasında usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat bulunmadığından, şikayetin kabulü yerine reddi gerektiği kararına varılmıştır.
İİK'nın 89. maddesi uyarınca gönderilen üçüncü haciz ihbarnamesinin, Tebligat Kanununun 21/2. maddesi uyarınca usulüne uygun şekilde tebliğ edilip edilmediği tartışılmaktadır.
İİK: İcra ve İflas Kanunu
Tebligat Kanunu: Tebligat Kanunu
Hukuk Genel Kurulu         2017/1146 E.  ,  2017/955 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki “usulsüz tebligat nedeniyle haciz ihbarnamelerinin iptali” istemli şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Anadolu 7. İcra Hukuk Mahkemesince şikayetin reddine dair verilen 02.04.2013 gün ve 2012/694 E., 2013/267 K. sayılı kararın temyizen incelenmesi şikayetçi-üçüncü kişi vekili tarafından istenilmesi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 26.09.2013 gün ve 2013/20138 E., 2013/29969 K. sayılı kararı ile;
    (…Şikayetçi icra mahkemesine başvurusunda, kendilerine gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesinin usulsüz tebliğ edildiğini, buna dayalı olarak da gönderilen 89/2. ve 3. haciz ihbarnamelerinin usulsüz olduğunu, 89/1 haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin öğrenme tarihine göre düzeltilmesini talep etmiş, mahkemece 89/1 haciz ihbarnamesinin tebligatının kaybolduğu ama ptt yazısına göre mernis adresine yapılan tebligatın usulüne uygun olduğu kaldı ki ikinci haciz ihbarnamesinin T.K. 21. maddeye göre usulüne uygun yapıldığından bahisle şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
    Şikayetçiye gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesi tebligatının kaybolması nedeniyle tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığının denetiminin PTT Genel Müdürlüğü"nün 13.05.2011 tarihli yazısı üzerinden yapıldığı görülmektedir. Tebligat parçasının kaybolması durumunda tebligatın usulüne uygun yapıldığının ispatı tebligatı çıkaran tarafa aittir. PTT Genel Müdürlüğü yazısına göre muhatabın adreste tanınmadığı, ancak muhtarlıkta kaydı bulunduğundan evrakın mahalle muhtarlığına tebliğ edildiği görülmektedir. Bu şekliyle tebligat usulüne uygun tebliğ edilmemiş olup aksi de alacaklı tarafından ispatlanamamıştır.
    Şikayetçiye gönderilen ikinci haciz ihbarnamesi tebligatının incelenmesinde; muhatabın adreste bulunmadığı işte olduğu hususunun isim ve imzadan imtina eden komşu beyanı ile tesbit edildiği bu şekliyle tebliğ işleminin kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun yapılmadığı, üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğ işleminin ise tebligatın TK."nun 10/2.. maddesi gözardı edilerek borçluya önceden usulüne uygun hiçbir tebligat çıkarılmadan ve yasal şartları oluşmadan doğrudan doğruya mernis adresine tebligat çıkartıldığı ve bu tebligatın usule aykırı bir tebligat olduğu görülmüştür.
    Şu halde şikayetçiye takip dosyasında usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat bulunmamaktadır, ayrıca şikayetçinin Bu durumda şikayetçi adına tebliğ edilen 89/1 haciz ihbarnamesi usulsüzdür. Diğer taraftan usulüne uygun tebliğ edilmeyen 89/1 haciz ihbarnamesine dayalı olarak şikayetçiye 89/2 ve 3. haciz ihbarnamelerinin gönderilmesi ve şikayetçinin adrese kayıt sistemindeki adresine daha önce bir tebligat gönderilmeksizin bu ihbarnamelerinin Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesi de usulsüz olacağından şikayetin kabulü yerine reddi isabetsizdir…)
    gerekçesi ile oyçokluğuyla bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.


    HUKUK GENEL KURULU KARARI

    Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
    Şikayet, usulsüz tebligat nedeniyle haciz ihbarnamelerinin iptali istemine ilişkindir.
    Mahkemece, tebliğ tarihleri itibariyle tebligatlarda yazılan adreslerin şikayetçinin mernis adresi olduğu, tebliğlerden sonra şikayetçinin mernis adresini başka bir adrese naklettiği gerekçesi ile istemin reddine karar verilmiş, şikayetçi vekilinin temyizi üzerine karar Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde açıklanan nedenlerle bozulmuştur.
    Yerel mahkemece, İcra ve İflas Kanununun 89. maddesi uyarınca gönderilen üçüncü haciz ihbarnamesinin, tebliği için düzenlenen tebligat zarfının üzerine adrese dayalı kayıt sistemindeki adresi olduğu yazılmak suretiyle Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre usulüne uygun şekilde şikayetçiye tebliğ edildiği, şikayetin ise öğrenme tarihinden başlayarak yasal 7 günlük süre içerisinde yapılmadığı gerekçesi ile önceki hükümde direnilmiştir.
    Direnme kararını şikayetçi-üçüncü kişi vekili temyize getirmiştir.
    Yargıtay Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, icra takip dosyasında üçüncü kişi konumunda olan şikayetçiye, İİK"nun 89. maddesi uyarınca çıkarılan haciz ihbarnamelerinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilip edilmediği, burada varılacak sonuca göre şikayetin süresi içerisinde olup olmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır.
    Hukuk Genel Kurulundaki görüşme sırasında işin esasının incelenmesinden önce, temyize konu kararın gerçekte bozma öncesi kararda yer verilmeyen yeni bir gerekçeye dayalı yeni bir hüküm olup olmadığı; dolayısıyla temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulunca mı yoksa Özel Dairece mi yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak değerlendirilmiştir.
    Bilindiği üzere direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için, mahkeme bozmadan esinlenerek yeni herhangi bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir ( 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 429. maddesi).
    Başka bir anlatımla, mahkemenin yeni bir bilgi, belge ve delile dayanarak veya bozmadan esinlenip gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek, dolayısıyla da ilk kararının gerekçesinde dayandığı hukuki olguyu değiştirerek karar vermiş olması halinde, direnme kararının varlığından söz edilemez (Hukuk Genel Kurulunun 23.10.2015 gün ve 2014/12-2364 E., 2015/2337 K.; 09.03.2016 gün ve 2014/12-956 E., 2016/297 K. sayılı kararları).
    Somut olayda ise yerel mahkemece, temyize konu ilk kararının gerekçesinde yer verilmeyen ve dolayısıyla Özel Daire tarafından değerlendirilmeyen "davanın öğrenmeden itibaren yasal süre içerisinde açılmadığı " gerekçesine yer verilerek, yeni bir hukuki gerekçeye dayalı olarak "direnme" olarak adlandırılan karar verilmiştir.
    Mahkemenin "direnme" olarak adlandırdığı temyize konu kararın, usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı; ilk kararda tartışılıp, değerlendirilmemiş yeni bir gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu her türlü duraksamadan uzaktır.
    Hal böyle olunca, kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir.
    Bu nedenle, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.
    SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenlerle şikayetçi-üçüncü kişi vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 12. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 10.05.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi