1. Hukuk Dairesi 2016/18169 E. , 2020/2184 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Davacılar, miras bırakanları Hanım Arısal’a ait taşınmazlardan 5384 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki miras paylarının davalı adına tescil edildiğini, ancak taşınmazları devir iradelerinin olmadığını ileri sürerek çekişme konusu taşınmazda davalı adına yolsuz şekilde tescil edilen payın miras payları oranında iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, görev itirazında bulunmuş ve iddiaların doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazlarda davacıların hak sahibi olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan ...’ın 28/10/1968 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak davacı kızları ... ve ..., davalı oğlu ...ile dava dışı kızları ...ve ...’yi bıraktığı, mirasçıların bir araya gelerek 11/01/1972 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesini imzaladıkları, buna göre 253 ada 53 ve 55 parsel sayılı taşınmazlar ile 233 ve 234 parsel sayılı taşınmazlardaki miras paylarının davalı ...’e devredileceği yönünde anlaşmaya varıldığı, davalı ... tarafından mirasçılar aleyhine Malatya 2.Asliye Hukuk Mahkemesi 2009/301 Esas sayılı dosya üzerinden açılan tescile icbar davası sonucunda 258 ada 75, 77 ve 79 parsel sayılı taşınmazlarda satış vaadi sözleşmesi ile paylarını devreden mirasçıların payları iptal edilerek, bu payların Ahmet adına tesciline karar verildiği, bu sırada taşınmazların imar uygulamasına tabi tutulduğu, mahkeme kararının 16/12/2009 tarihinde tapuya tescili işlemi sırasında 5409 ada 1, 3 ve 7 ile 5384 ada 1 parsel numaralarını alan taşınmazlarda miras bırakan Hanım’ın mirasçıları adlarına olan payların davalı ... adına tescil edildiği, taşınmazların bulunduğu bölgede 2009 ve 2012 tarihlerinde yapılan imar planlarının iptal edildiği, 2015 yılında yapılan imar uygulaması sonucunda 5384 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 4 ve 5 parsel numaralarını aldığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, 6100 sayılı HMK"nın 120. (1086 sayılı HUMK"un 413.) ve 492 sayılı Harçlar Kanunu"nun 16. maddeleri uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, çekişmeli taşınmazın dava tarihindeki değerinden ibaret olacağı kuşkusuzdur
Eldeki davanın, 10.000,00 TL üzerinden harç ödenmek suretiyle açıldığı ve yargılama sırasında da harç ikmali yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, Harçlar Kanunu harç alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re"sen) gözetilmesini hükme bağlamıştır. 492 sayılı Kanunun 32.maddesinde ise yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı vurgulanmış 30.madde hükmünde de " ... Muhakeme sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa yalnız o celse için muhakemeye devam olunur; takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. HUMK." nun 409.maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Hâl böyle olunca, öncelikle davada ileri sürülen tapu iptali ve tescil isteği ile ilgili olarak üç kişilik uzman harita mühendisi ve değer hesabı yönünden taşınmazların niteliğine uygun bilirkişiler eşliğinde yeniden keşif ve inceleme yapılarak davacıların iddia ettiği taşınmazın cebri tescil kararı kapsamında kalıp kalmadığının, davalı adına oluşan kaydın yolsuz olup olmadığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanması, 06/01/2016 ve 01/07/2016 havale tarihli fen bilirkişisi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve keşfen belirlenecek dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan hususlar gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması doğru değildir.
Tarafların bu yönlere ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 04.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.