Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/2557
Karar No: 2019/5385
Karar Tarihi: 03.12.2019

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2018/2557 Esas 2019/5385 Karar Sayılı İlamı

19. Hukuk Dairesi         2018/2557 E.  ,  2019/5385 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi


    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşma talepli olarak, davacı vekilince duruşmasız temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. ... ile Davalı vekili ..."ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

    - K A R A R -

    Davacı vekili, davacının davalıdan satın aldığı 2 adet vananın arızalı olduğunu, vanaların elektrik üretimi sırasında kullanılırken su sızdırdığını ve bu durumun davacının zararına sebep olduğunu, davalı tarafından arızanın giderilemediğini, arızanın giderilememesi nedeniyle davacının dava dışı firmadan bedeli davalıdan karşılanmak üzere iki adet yeni vana temin ettiğini, davacı zararının mahkeme kararıyla da tespit edildiğini, bu karara dayanarak davalı aleyhine takip başlatıldığını, icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini, ileri sürerek; itirazın iptalini ve takibin devamını talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, vanalardaki arızaların nedeninin kullanım hatası olduğunu, tespit raporuna itiraz edildiğini, vanaların 16.11.2011 tarihine kadar aralıksız olarak kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece verilen davanın reddi kararı, Dairemizin 2014/9452 esas ve 2015/584 karar sayılı ve 20.01.2015 tarihli ilamı ile “Dosya içeriğinde üç adet bilirkişi raporu bulunmaktadır. Değişik iş dosyasındaki ilk raporda, vanaların su sızdırması nedeniyle arızalı olduğu ifade edilmiştir. İkinci bilirkişi raporu ise yargılamayı yapan mahkeme tarafından aldırılmış olup, bu raporda vanaların imalatında hata olduğu, klape ayarının yapılmadığı, geçici kabul tutanağında da vananın arızalı olduğunun tespit edildiği yönünde görüş bildirilmiştir. Son raporda ise davacının satın almak istediği vanalara ilişkin proje hazırlamadığı, montajdan önce test yapmadığı, davalının önerdiği hidro güç ünitesi yerine davalının bilmediği bir hidro güç ünitesi kullandığı, davacının vanaların seçiminde, satın alınmasında ve montajındaki hatalardan dolayı yeterli performans sağlayamadığı ifade edilmiştir. Mahkemece son bilirkişi raporundaki görüş esas alınmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak kısaca özetlenen bilirkişi raporları arasında çelişki olduğu gibi hükme esas alınan son bilirkişi raporu da tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli olmayıp, bu rapora yönelik davacı vekilinin itirazları da karşılanmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece, konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kurulundan raporlar arasındaki çelişkileri giderecek, davacı vekilinin itirazlarını karşılayacak, Yargıtay’ın denetimine elverişli ve ayrıntılı rapor alınıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.” gerekçesiyle bozulmuştur.
    Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı tarafından, davacıya teklif sözleşmesi kapsamında satılan ve teslim edilen iki adet vananın kullanım aşamasında su sızdırdığı, bu arızaların giderilmesi için davalıya bildirimde bulunulduğu, davalı tarafça servis hizmeti sunulsa da sorunun giderilemediği, 10.05.2010 tarihli yazı ile davalının davacıya sorunun giderilememesi ya da yapılan servisin davacı tarafından yetersiz kabul edilmesi halinde vanaları geri almayı teklif ettiği, vanalardaki su sızmasının vanaların imalatından kaynaklandığının tespit edilemediği, davacının nama ifa hakkını kullanarak dava dışı şahsa ödediğini ileri sürdüğü bedelin kendisine ödenmesini isteyemeyecekse de davalı satıcıya ayıplı ürünün iadesi şartı ile ödenen 46.500,00 TL"nin takip tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilinin talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 46.500 TL yönünden itirazın iptaline, tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
    1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılmasına göre, davacı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
    2- Davalı vekilinin temyizine gelince, dava ayıplı satımdan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, bozmadan sonra mahkemece alınan üç kişilik bilirkişi raporunda satıma konu vanaların ayıplı olduğu hususunun tespit edilemediği belirtilmiştir. Gerek bilirkişi kurulu gerekse mahkemece davalı tarafından davacıya gönderilen 10.05.2010 tarihli yazıda davacının satıma konu iki adet vananın yetersiz olduğu ve vanaları geri almayı teklif ettiğine dair beyanı ve iki yıllık garanti taahhüdünün bulunduğu dikkate alınarak yazılı şekilde karar verilmiştir.
    Mahkemenin gerekçesinde ve bilirkişi raporunda belirtilen ve hükme esas kabul edilen 10.05.2010 tarihli davalıya ait yazı bütün halinde değerlendirildiğinde, söz konusu vanaların genel özelliklerinin belirtildiği, sözleşmede davacı tarafından kullanılan sistemin tamamı için performans garantisi verilmediği, taraflar arasında böyle bir sözleşmenin yapılmadığı, vanaların görevlerini yapamamasının veya yetersiz olmasının sebebinin vanaların ayıplı olmasından veya teknik özelliğinden kaynaklanmadığı, sisteme uymamasından kaynaklandığı, davalının o tarih itibariyle vanaları geri almaya hazır olduğu belirtilmiştir. Davalının bu beyanına karşı vanaların geri alınması yönünde davacı tarafından herhangi bir talepte bulunulmamış, teslim tarihinden 16.11.2011 tarihine kadar da vanaların kullanılmasına da devam edilmiştir. Bilirkişi kurulu raporunda ve dosya üzerinden yapılan incelemede, vanaların ayıplı olmadığının belirtilmiş olması nedeniyle su sızdırmanın vanalardaki ayıptan değil davacının kullandığı sistemle uyum sağlamamasından kaynaklandığı, taraflar arasındaki sözleşmede bu hususun garanti altına alınmadığı, kusurun davacıda olduğu gözetilerek davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
    SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkeme hükmünün davalı yararına bozulmasına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdiren 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harçların istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 03/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi