12. Ceza Dairesi 2014/3448 E. , 2014/16316 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : 3369,22 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesi
Davacı vekilinin 07.01.2011 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin bir suç soruşturması nedeniyle tutuklandığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek, CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağını oluşturan Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 2010/146 Esas – 2010/226 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) kasten öldürme ve 6136 sayılı Kanun"a muhalefet suçundan tutuklu kaldığı ve yargılama sonunda 07.09.2010 tarihinde beraatine hükmedildiği, kararın 21.11.2011 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 07.01.2011 tarihinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı anlaşılmıştır.
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası olan dava türünün, gerekçeli karar başlığında 466 sayılı Kanun gereğince tazminat davası olarak yazılmış olması, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiş; davacının tutuklu kaldığı 118 gün için asgari ücret üzerinden hesaplanacak 1.648,6 TL"nin maddi kazanç kaybı olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken ve asgari ücret üzerinden maddi tazminata hükmedilmiş olması karşısında hesaplamada hafta sonu, dini ve milli bayram tatilleri nedeniyle indirim yapılamayacağı dikkate alınmadan, 98 gün üzerinden maddi kazanç kaybının 1369 TL olarak eksik tayini ve manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makûl bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, 118 gün süreyle tutuklanan davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçülere uymayıp eksik tayini, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan incelemeye, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazının reddine, ancak;
1-29/05/1957 tarih ve 4-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere, ait olduğu davada hüküm altına alınması gereken vekalet ücreti, yargılama giderleri kapsamında olup bu hak asıl davadan bağımsız olarak dava konusu yapılamayacağından, ceza davasında ödenmeyen vekalet ücretinin, maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceği gözetilmeden, davacı lehine beraat kararının verildiği tarihte geçerli Avukatlık Asgari Ücret tarifesi gereğince, hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin maddi tazminat hesabına dahil edilmesi suretiyle fazla tayini,
2- Yasal faizin 06.07.2007 tarihinden itibaren talep edilmesi karşısında kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına 19.06.2007 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün maddi tazminata ilişkin (1) numaralı bendinin çıkarılarak yerine ""Davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 1.369,22 TL maddi tazminatın 06.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine"" ibaresinin yazılması, hükmün manevi tazminata ilişkin (2) numaralı bendinde yer alan faize ilişkin kısımdaki ""gözaltı tarihi olan 19.06.2007"" bendinin ""06.07.2007"" olarak değiştirilmesi suretiyle, eleştirilen hususlar dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.