Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/1023
Karar No: 2019/5445
Karar Tarihi: 05.12.2019

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2018/1023 Esas 2019/5445 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı banka, dava dışı bir şirkete kredi verdiğini ve davalının kefil olduğunu iddia ederek, alacakta meydana gelen aksaklıklar nedeniyle takip başlatıldığını ancak davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu ve itirazın iptal edilmesini talep etmiştir. Davalı ise alacağın zamanaşımına uğradığını ve takibin kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesi, davacı bankanın alacağının hazine alacağı sayıldığı ve 20 yıllık zamanaşımına tabi olduğuna karar vererek, davanın kısmen kabul edilmesine karar vermiştir. Bölge adliye mahkemesi ise fonun devralmadığı bankaların alacaklıları yönünden 20 yıllık zamanaşımı süresi söz konusu olmayacağına ve davalının verdiği zamanaşımı def'inin doğru olduğuna karar vererek, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermiştir. Kanunlar: 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun geçici 11. maddesi ve 141. maddesi.
19. Hukuk Dairesi         2018/1023 E.  ,  2019/5445 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi


    Taraflar arasındaki itirazın iptali davası hakkında İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi"nden verilen davanın kısmen kabulüne yönelik 2015/140 esas ve 2016/661 karar sayılı ve 29.09.2016 tarihli hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi tarafından verilen davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulmasına yönelik kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

    - K A R A R -

    Davacı vekili, davacı bankanın, dava dışı ... İzolasyon Limited Şirketine 7.679.599.992,00 TL"lik taşıt kredisi kullandırdığını, davalı ... "ın da bu sözleşmede kefil olduğunu, kredi sözleşmesine aykırılık nedeniyle hesap kat edilerek davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptalini, takibin devamını, %20 icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, var olduğu iddia edilen alacağın muacceliyet tarihinin 25.09.1998 olduğunu, BK"daki en uzun zamanaşımı süresi olan 10 yıllık sürenin dahi 25.09.2008"de dolduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, takibin kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini, % 20 tazminata hükmolunmasını istemiştir.
    İlk derece mahkemesince, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu"nun geçici 11. maddesi uyarınca davacı alacağın hazine alacağı sayıldığı ve aynı kanunun 141. maddesi gereği 20 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, dava dışı şirketin imzaladığı kredi sözleşmelerine davalının kefil olduğu, kredilerin ödenmemesi nedeniyle 12.03.1998"de hesabın kat edildiği ve davalıya 21.03.1998" de ihtarname gönderildiği, davalının 23.03.1998"de temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, İstanbul 9. İcra Müdürlüğü"nün 2013/13695 esas sayılı icra dosyasındaki itirazın, 25.363,00 TL asıl alacak, 597.329,32 TL işlemiş faiz, 29.866,47 TL faizin % 5"i gider vergisi olmak üzere toplam 652.558,79 TL için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, alacak likit olduğundan kabul edilen kısmın % 20"si olan 130.511,75 TL icra inkar tazminatının da davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
    Bölge adliye mahkemesince, dosya içerisindeki delillere göre davacı Tasfiye Halinde Türkiye ... A.Ş."nin TMSF tarafından devralınmadığı, fonun devralmadığı bankaların alacaklıları yönünden 20 yıllık zamanaşımı süresi söz konusu olmayacağından, 5411 sayılı Kanunun geçici 13. maddesinde, fon alacaklarının zamanaşımının 20 yıl olduğunu düzenleyen 141.maddesine de herhangi bir gönderme yapılmadığından ve dava konusu kredi alacağının 25.09.2008 tarihinde zamanaşımına uğradığı, davalının süresinde verdiği cevap dilekçesinde yer alan zamanaşımı def"i gereği 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, davanın zamanaşımı yönünden reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı tarafın istinaf isteminin kabulü ile 6100 sayılı HMK." nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 2015/140 esas ve 2016/661 karar sayılı ve 29.09.2016 tarihli istinaf konusu kararın kaldırılmasına, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
    İstinaf mahkemesince 06.11.2017 tarihinde karar verilmesinden sonra davalı vekilinin istinaf talebinden vazgeçtiğine dair dilekçesinin 07.12.2017 tarihinde istinaf mahkemesine intikal etmekle birlikte sonuca etkili olmadığından davacının temyiz isteminin incelemesine geçildi.
    Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle, muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nin 2017/1113 esas ve 2017/3438 karar ve 06.11.2017 tarihli hükmün ONANMASINA, dosyanın İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi"ne gönderilmesine, 05/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi