17. Hukuk Dairesi 2013/19219 E. , 2015/4283 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davacı vekili, davalı ..."nun ... plakalı aracı ile davacı ..."a çarptığını, diğer davalı ....ne toplam 36.315,56 TL tutarındaki tedavi giderleri için müracat edildiğini, tedavi giderlerinin ancak yarısının alınabildiğini, kalan 18.157,78 TL tedavi giderlerinin ödenmediğinden bahisle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 18.157,78 TL tedavi giderlerinin, 75.000,00 TL manevi tazminat bedelinin tahsilini istemiş, ıslahla talebini 16.743 TL işgöremezlik tazminatı olarak belirtmiştir.
Davalı ... vekili, zararın hesaplanabilmesi için davacının devlete ait araştırma hastaneleri veya üniversite hastanelerinde tedavisinin mümkün olup olmadığı husususun araştırılmasının gerektiğini, davacının özel hastanede tedavi görmesinin kendi insiyatifinde olduğunu, müvekkilinin değil davacının kusurlu olduğunu, müvekkilinden istenen 75.000,00 TL manevi tazminata ilişkin davacının beyanlarında hiçbir gerekçe ve kaynak gösterilmediğinden bahisle açılan davanın reddini savunmuştur.
Davalı Işık Sigorta vekili, davacının ağır ihmal ve kusuru nedeni ile asli kusurlu bulunduğunu, tedavi giderleri için 18.158,00 TL"nin davacıya ödendiğini, 6111 Sayılı Yasa ile sigorta şirketlerinin sağlık hizmet bedelleri ve giderlerinden doğan sorumluluğunun sona erdiğini bu nedenle davacının taleplerinin husumet nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin poliçe gereğince aktüerya hesabı sonucunda belirlenen tazminattan kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluğunun olduğunu, sakatlık oranının henüz kesinleşmediğini, sigortalının kazada kusurunun ispat edilememesi halinde davanın reddini, kusuru ispat edilirse 6111 yasa uyarınca davacı taleplerinin reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 16.743,73 TL"nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...dan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalı sigorta vekili ve diğer davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere göre davacı vekilinin, davalı sigorta şirketi vekilinin ve diğer davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a)Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K"nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacı için takdir olunan manevi tazminatın çok düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
b)Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ile 18.157,78 TL tedavi gideri talep edilmiş olmasına rağmen, mahkemece tedavi giderlerinin hiç değerlendirilmemesi ve bu konuda bir hüküm kurulmamış olması hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a)Mahkemece, dava dilekçesi ile tedavi giderinin talep edimesi, davacının sürekli iş göremezlik talebi bulunmamasına rağmen HMK"nun 26.maddesine aykırı şekilde sürekli iş göremezlik tazminatına hükmetmesi isabetli görülmemiştir.
b) Davalı sigorta şirketi sadece maddi tazminat ve ferilerinden sorumlu olduğu ve mahkemece sadece maddi tazminat yönünden hüküm kurulmasına göre davalı şirketin sorumluluğunda bulunmayan manevi tazminat harcından ve bu tazminatın vekalet ücretinden sorumlu tutulması isabetli görülmemiştir.
c) Davalı sigorta şirketi vekilinin tedavi giderlerine ilişkin temyiz itirazlarının bozma nedenine göre incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
4-Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; bozma nedenine göre davalı ..."ın tedavi giderlerinin yüksekliğine dair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili, davalı ... vekili, davalı sigorta şirketi vekilinin sair temyiz itirazının reddine, (2) nolu bendin (a) ve (b) bentlerinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüne, (3) nolu bendin (a) ve (b) bentlerinde açıklanan nedenle davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazının kabulüne ve (c) bendinde açıklanan nedenle tedavi giderlerine ilişkin temyiz itirazlarının bozma nedenine göre incelenmesine yer olmadığına, (4) nolu bentte açıklanan nedenle davalı ... vekilinin bozma nedenine göre tedavi giderlerinin yüksekliğine dair temyiz itirazının inclenmesine yer olmadığına, hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalılara geri verilmesine 16.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.